Beynimiz LSD Etkisi Altında Nasıl Anlam Çıkarır?

Davranış bilimleri ve nörokimya temelli nörofarmakoloji çalışmalarında sıkça kullanılan ve etkileri denenen LSD (Liserjik asit dietilamid) maddesi üzerinde yapılan yeni bir çalışmada, LSD etkisinde be..
Görsel Telif:

Davranış bilimleri ve nörokimya temelli nörofarmakoloji çalışmalarında sıkça kullanılan ve etkileri denenen LSD (Liserjik asit dietilamid) maddesi üzerinde yapılan yeni bir çalışmada, LSD etkisinde beynimizin anlam çıkarma veya ‘işlemleme’ süreçlerinde meydana gelen değişimler gözlemlendi. Kabaca bu altmetin ile anlaşılabilecek olan araştırma Ocak 2017`de Current Biology‘de yayımlandı.

Psikedelik bir madde olan LSD’nin uyuşturucu olarak kullanımı ve gittikçe yaygınlaşması, hem bir suç unsuru olması hem de sağlığa etkilerinden dolayı, sinirbilim araştırmalarının da sıcak noktası olmasına sebep olmuş görünüyor. Her zaman dinlediğimiz bir şarkıdan, hep duyduğumuz bir sesten, bir şiirden, her zaman baktığımız bir tablo veya resimden çıkardığımız anlamları, beynimizde algısal olarak çok farklı boyutlara taşınmasına sebep olan bu maddenin, yeni araştırmada belirli bir takım nörokimyasallar ve reseptörler üzerindeki moleküler etkilerine bakılarak araştırıldı.

İnsanın deneyimleme yeteneği üzerine anlayışımıza son derece faydalı eklemeler yapan mevcut araştırma, psikiyatrik hastalıklar ve fobilere karşı tedaviler geliştirmenin olası yolları ile ilgili yeni fikirler vaad ediyor. Zürich University Psikiyatri Hastanesi’nden Katrin Preller, artık hangi almaçların (reseptörlerin), sinir iletim salgılarının (nörotransmitterlerin) ve beyin bölgelerinin çevremizi anlamlandırma ve ilişkilendirme sürecine dahil olduğunu bildiklerini belirtiyor.

Daha önceki çalışmalar LSD’nin, kişisel çevre ile ilişkilenme durumunu ve anlamsal niteleme süreçlerini etkilediğini göstermişti. LSD ayrıca kişinin kendi ile ilgili algılarını da etkiliyor ve bu noktada bir bulanıklığa sebep oluyor diyebiliriz. Bunlara karşın, beynin hangi kısımlarının ve hangi nörokimyasalların bu süreçlerden sorumlu olduğu konusu net değildi.

Preller ve diğer araştırmacılar LSD’nin katılımcıların bilinçlilik seviyeleri, modları ve anksiyete seviyeleri üzerindeki etkilerini laboratuvar koşulları altında denedi. Bu deneylerde, LSD’nin psikedelik (zihni açığa çıkaran) etkilerinin ketanserin adlı maddenin etkisi altında azaldığı gözlemlendi. Ketanserinin bu işlevi, serotonin almaçlarından 5-HT2AR’lara bağlanarak ve bu yolla LSD etkisini azaltarak gerçekleştiriyor.

Araştırmacılar, bir dizi şarkıdan çıkarılan anlamları oylayabilmek için katılımcıların bir grubuna plasebo, diğerine LSD ve bir diğerine hem LSD hem de ketanserin verdi. Bu şarkıların bir kısmı da, halihazırda katılımcıların kendileri için anlamlı olduğunu söyledikleri şarkılardan oluşuyordu. Diğer şarkılar ise, anlamsız veya anlamlandırılmamış (nötr) şarkılardı.

Deneylerin akabinde yapılan analizler sonucunda, daha önce anlamsız olarak nitelendirilen şarkıların LSD etkisinde iken katılımcılara çok özel anlamlar ifade ettiğini ortaya koydular. Bu etki LSD ile birlikte ketanserin de almış olan grupta oldukça düşüyor. Bunun dışında anlamsal nitelendirme yapan beyin bölgelerinin de görüntüleme teknikleri ile belirlenmesine son derece yaklaşıldığı belirtildi.

Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme ve detaylı davranışsal değerlendirmelerin çok güçlü deneysel paradigmalar üzerinden analizi ile beynin LSD etkisi altındaki nitelendirme ve tecrübe etme davranışını nereden ve ne şekilde yönetttiğini belirlememizi sağlıyor. Elde edilen bulguya göre, bu davranışlar ve davranışın LSD ile modülasyonu 5-HT2A reseptörü üzerinden kortikal midline (orta hat) yapıları (CMS) tarafından kontrol ediliyor. Öyle ki, bu bölge özlük veya öz deneyiminin ve algısının da yönetilmesinden sorumlu olan beyin bölgemizdir.

5-HT2A almaçlarının fazla uyarımı, self ve ego davranışlarının azalmasını veya bu tecrübeyi sağlarken aynı zamanda kişinin kendi ile tutarlılığını; bunu sağlayacak nöral süreçlere zarar vererek azaltıp, bununla ilişkili olarak da algı ve deneyimler gibi kişisel bir takım yolaklar üzerinden kişisel niteleme özelliğini ve anlam çıkarma işlevlerini bir anlamda harap ediyor.

Bu nedenlerden dolayı araştırmacılar ileride, bu tip sorunların temelini oluşturduğu psikiyatrik hastalıkların tedavisinde, reseptörün ve alt tiplerinin hedef alınmasının anlamlı sonuçlar üretebileceğini düşünüyor.


Makale Referans: Katrin H. Preller, Marcus Herdener, Thomas Pokorny, Amanda Planzer, Rainer Kraehenmann, Philipp Stämpfli, Matthias E. Liechti, Erich Seifritz, Franz X. Vollenweider. The Fabric of Meaning and Subjective Effects in LSD-Induced States Depend on Serotonin 2A Receptor Activation. Current Biology, 2017; DOI: 10.1016/j.cub.2016.12.030


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv