Tarih Öncesinde Yaşamış 23 İlginç Hayvan

Tarih öncesi dönemde yaşamış ilginç hayvanlardan bazılarını aşağıdaki listede bulabilirsiniz.
Görsel Telif: paleontologyworld.com

Dinozorlar Çağı’nda dünya üzerinde yaşayan canlı türlerinin çoğu, günümüzde yaşayanlardan farklıydı.

Bazılarının bütünüyle soyu tükenirken, bazılarının torunları da bugün yaşayan çeşitli türlere evrildi.

Tarih öncesi dönemde yaşamış çok sayıda canlı türü arasından en ilginç 23 tanesini aşağıdaki listede bulabilirsiniz (Üst görseldeki deniz akrebi “Jaekeopterus”a hem 9. hem de 15. maddelerde değiniliyor):

1. Dunkleosteus

D. terreli çizimi

Dunkleosteus, yaklaşık 358–382 milyon yıl öncesindeki Geç Devonyen dönemde yaşamış olan zırhlı balıkların “arthrodira” takımının bir cinsidir. Dunkleosteus adı, Yunanca “kemik” anlamına gelen “osteus” (οστεος) ile Cleveland Doğal Tarih Müzesi’nden David Dunkle’ın soyadından oluşuyor.

Cinsin kapsadığı türler arasında şunlar sayılabilir: D. terrelli, D. belgicus, D. denisoni, D. marsaisi, D. magnificus, D. missouriensis, D. newberryi, D. amblyodoratus, D. raveri. Bunlardan bazıları gelmiş-geçmiş en iri plakodermler (zırhlı balıklar) idi. En büyük tür olan D. terrelli, 6 m uzunluğa ve 1 ton ağırlığa ulaşabiliyordu.

Dunkleosteus, modern çağ vakumlu beslenicileri gibi çenesini hızla açıp kapatabiliyordu. Isırık kuvveti ise 6.000 ilâ 7.400 N arasındaydı.

2. Arkeopteriks

Arkeopteriks çizimi (Nobu Tamura)

Arkeopteriks (Lat. Archaeopteryx) adı “eski kanat” anlamına geliyor. Antik Yunan dilinde “antik” anlamına gelen “ἀρχαῖος (archaīos)” sözcüğü ile “tüy” veya “kanat” anlamına gelen “πτέρυξ (ptéryx)” sözcüğünün bileşiminden oluşuyor.

Bu cinsin üyelerinin, uçmayan tüylü dinozorların torunu ve modern kuşların atası olan kuş-benzeri dinozorlar olduğu düşünülüyor.

19.yy’ın sonu ile 21.yy başı arasında, fosilbilimciler ve popüler başvuru kitapları tarafından Arkeopteriks genel olarak bilinen en eski kuş (Avialae grubu üyesi) olarak kabul ediliyordu. Ancak yakın zamanlarda daha eski zamanda yaşamış potansiyel Avialae grubu üyeleri (Anchiornis, Xiaotingia, Aurornis gibi) keşfedildi.

3. Elasmozor

Milwaukee Halk Müzesi’nde bulunan elasmozor iskeleti.

Elasmozor (Lat. Elasmosaurus), yaklaşık 80,5 milyon yıl önce Geç Kretas döneminin Şampanyan (İng. Campanian) evresinde Kuzey Amerika’da yaşamış olan bir pleziyozor cinsidir.

İlk örnek, 1867 yılında Kansas’taki Fort Wallace yakınlarında bulundu ve Amerikalı fosilbilimci Edward Drinker Cope’a gönderildi. Cope, 1868 yılında örneğe E. platyurus adını verdi. Cins adı “ince pullu sürüngen/kertenkele”, tür adı ise “düz kuyruklu” anlamına geliyordu.

Cope, Elasmozor iskeletini birleştirmeye çalışırken önce kafatasını kuyruğun ucuna yerleştirmişti. Bu hata, bir başka fosilbilimci olan Othniel Charles Marsh tarafından küçümsendi ve aralarındaki “Kemik Savaşları” rekabetinin bir parçası oldu.

Kesin olarak bilinen sadece tek bir tane ve eksik Elasmozor iskeleti mevcut; parçalara ayrılmış bir kafatası, omurga ile göğüs ve kalça eklemleri içeriyor. Günümüzde kabul edilen tek bir tür var; diğer türler artık geçersiz veya başka cinse ait kabul ediliyor.

4. Deinoteryum

Deinotherium bozasi çizimi.

Deinoteryum (Lat. Deinotherium) adı “berbat canavar” anlamına geliyor. Günümüzde yaşayan fillerin, onlardan daha iri olan tarih öncesi bu akrabası, Orta Miyosen’de ortaya çıkıp, Erken Pleistosen’e dek sağ kaldı. Bu süre içinde çok az değişim geçirdi. Yaşarken muhtemelen çağdaş fillere çok benziyordu; sadece dişleri alt çenesindeydi ve aşağı kıvrıktı.

5. Opabinya

Opabinia regalis çizimi.

Opabinia regalis, Kanada’daki British Columbia’da bulunan Orta Kambriyen Burgess Şisti Lagerstätte’de keşfedilen bir kök grup eklembacaklıdır. Şimdiye dek, 20 taneden az sayıda iyi örnek tanımlandı; topluluğun %0,1’inden azını oluşturdukları Greater Phyllopod yatağından çıkan 3 Opabinya örneği biliniyor.

Opabinya, yaklaşık 5,7 cm (hortumu hariç) uzunluğunda, yumuşak bedenli bir hayvandı. Bölümlü bedeninde kenarlar boyunca loblar vardı ve kuyruğu da fan şeklindeydi. Kafasında alışılmadık özelliker vardı: Beş tane göz, kafanın altında geriye doğru bir ağız ve muhtemelen yiyeceği ağıza uzatan bir hortum. Opabinya’nın deniz tabanında yaşadığı ve hortumunu kullanarak yerdeki küçük, yumuşak yiyecekleri aradığı tahmin ediliyor.

6. Helikoprion

Helicoprion

Helicoprion, köpek balığına benzeyen eugeneodontid holocephalid balıkların uzun ömürlü bir cinsi idi. Neredeyse tüm fosil örneklerinde, “diş helezonları” adı verilen, sarmal yerleşmiş ayrık diş kümeleri bulunuyor.

Kıkırdaklı kafatası, omurga ve başka yapısal elemanlar fosil kayıtlarında korunmamış olduğundan, fosilbilimciler bu hayvanın anatomisi ve davranışları hakkında tahminler yürütmeye çalışıyor.

Helilkoprion, 290 milyon yıl kadar önce erken Permiyan’ın okyanuslarında, Kuzay Amerika, Doğu Avrupa, Asya ve Avustralya’dan bilinen türlerle birlikte yaşadı. Helilkoprion’un (ve diğer eugeneodontidlerin) yaşayan en yakın akrabaları,  denizkedisigillerinchimaera” cinsi üyeleridir.

7. Kuetzalkoatlus

Quetzalcoatlus (Johnson Mortimer)

Quetzalcoatlus northropi, Kuzey Amerika’da Geç Kretas döneminin Mastriktiyan (İng. Maastrichtian) evresinde yaşadığı bilinen bir azdarkid pterozordur. Bilinen gelmiş-geçmiş uçan hayvanların en büyüklerinden biridir.

Azhdarchidae familyasının (bkz. madde 21) bir üyesidir. Bu aile, alışılmadık ölçüde uzun boyunlu, gelişmiş dişsiz pterozorlardan oluşur. Kuetzalkoatlus adı ise Orta Amerika’nın yerel halklarının efsanelerinde sözü edilen tüylü yılan tanrıdan gelir.

8. Dimorfodon

D. macronyx çizimi.

Dimorfodon (Lat. Dimorphodon), erken Jurasik dönemde yaşamış olan orta büyüklükte bir pterozor cinsidir. 1859 yılında fosilbilimci Richard Owen tarafından adlandırılmıştır. Dimorphodon, “iki-biçimli diş” anlamına gelir; Yunanca “iki” anlamındaki δι (di) , “biçim” anlamındaki μορφη (morphe) ve “diş” anlamındaki οδων (odon) sözcüklerinden oluşturulmuştur. Çünkü bu hayvanın çenelerinde iki ayrı tipte dişler bulunur. Bu özellik, sürüngenler arasında oldukça enderdir.

9. Jaekelopterus

J. rhenaniae

Jaekelopterus, dev bir yırtıcı “eurypterid” (soyu tükenmiş bir sucul eklembacaklı grubu) cinsidir. Jaekelopterus fosilleri, Erken Devonyen dönemin Pragyan ve Emsian evreleri kalıntılarında keşfedilmiştir. Bilinen iki türü vardır: J. rhenaniae ve J. howelli.

Cins adı, Alman fosilbilimci Otto Jaekel’in soyadı ile “kanat” anlamına gelen Yunanca “πτερόν (pteron)” sözcüklerinden oluşur. Almanya’daki Klerf Oluşumu’nda bulunan büyük bir kıskacın fosil kalıntılarına dayanarak, J. rhenaniae türünün 2,5  metre civarında olduğu tahmin edilmiştir. Bu da Jaekelopterus’u bilinen gelmiş-geçmiş en büyük eklembacaklı yapar.

10. Halüsijenya

H. sparsa

Halüsijenya (Lat. Hallucigenia), Kanada ve Çin’deki Burgess Şisti tipi çökeltilerdeki eklemli fosillerden ve dünyanın başka yerlerindeki yalıtılmış omurgalardan bilinen Kambriyen “xenusiid“leri cinsidir.

Cins adı tip türlerinin alışılmadık görüntüsünü ve ilginç inceleme tarihini yansıtır; bir cins olarak ortaya konduğunda, H. sparsa başaşağı ve ön tarafı arka olarak yapılandırılmıştı. Halüsijenya şu anda bir “lobopodyan kurtçuk” olarak kabul ediliyor. Şu anda yaşayan kütük ayaklı kurtçukların erken dönem atalarını temsil ettiğini düşünenler olmakla birlikte, bazı araştırmacılar da eklembacaklılara daha yakın olduğu kanısındadır. Halüsijenya’nın bedeninin iki yanında, ucunda cımbız benzeri yapılar olan 7 adet uzuv bulunuyor.

11. Liopleurodon

Liopleurodon

Liopleurodon, boyunları kısa pleziyozor soyu olan Pliosauroidea‘ya ait büyük ve etçil deniz sürüngenleri cinsidir. İki Liopleurodon türü, 160 ilâ 155 milyon yıl önce, Orta Jurasik dönemin Kalloviyan (İng. Callovian) evresinde yaşamıştır. Avrupa’yı kaplayan denizlerin Orta ilâ Geç Jurasik dönemindeki bir numaralı yırtıcısıydı. En büyük türü olan L. ferox yaklaşık 7,5 metre kadardı.

12. Terizinozor

Therizinosaurus cheloniformis (unlobogris)

Terizinozor (Lat. Therizinosaurus), çok büyük teropod (kertenkele kalçalı) dinozorların oluşturduğu bir cinstir. Terizinozor cinsinde T. cheloniformis adlı tek bir tür bulunur. Yaklaşık 70 milyon yıl önce, yani Geç Kretas dönemde (geç Şampanyan ilâ erken Mastriktiyan evrede) yaşamıştır. Kendi benzersiz grubu olan Therizinosauria‘nın en son ve en büyük temsilcilerindendir. Bu türün fosilleri ilk olarak Moğolistan’da bulundu ve önce kaplumbağa benzeri bir sürüngene ait olduğu düşünüldü. Tür adı bu yüzden “kaplumbağa biçimli” anlamına gelen “cheloniformis” sözcüğüdür.

13. Megalanya

Megalanya

Megalanya (Megalania prisca veya Varanus priscus), dev bir Avustralya monitör kertenkelesidir. Pleistosen boyunca güney Avustralya’da yaşamış olan bir megafaunal topluluğun parçasıdır. En yakın tarihli fosil kalıntıları 50.000 yıl kadar öncesine tarihlenmişir. Avustralya’nın ilk aborijin yerleşimcileri onlara rastlamış ve soylarının tükenmesinde rol oynamış olabilir.

14. Argentavis

Argentavis magnificens (WillemSvdMerwe)

Argentavis magnificens (“muhteşem gümüş kuş”) gelmiş-geçmiş en büyük uçan kuşlardan biriydi. Kanat açıklığını geçen muhtemelen sadece yakın zamanda keşfedilen Pelagornis sandersi idi. “Dev teratorn” olarak da söz edilen A. magnificens, orta ve kuzeybatı Arjantin’deki Epecuén ve Andalhuala Oluşumları’ndaki üç bölgeden bilinen soyu tükenmiş bir türdür. Geç Miyosen’e (Huaykeriyan) tarihlenmiştir.

15. Deniz Akrepleri

Jaekelopterus

Deniz akrepleri adıyla bilinen Eurypterid grubu, örümceklerle yakın akraba olan ve şimdiye dek yaşamış en iri eklembacaklıları kapsayan bir eklembacaklı grubudur. Tükenmiş durumdaki Eurypterida takımının üyeleridir. Eurypterida adı, Yunanca “geniş” anlamındaki “eury-” ve “kanat” anlamındaki “pteron” sözcüklerinden gelir. Bu adlandırmanın nedeni, bulunan ilk eurypterid fosillerinin kanada benzeyen geniş yüzme uzuvlarıdır.

Jaekelopterus (bkz. madde 9) gibi en irileri 2,5 metre uzunluğa ulaşabilmekle birlikte, çoğu tür yaklaşık 20 cm civarındadır.Hem denizlerin hem de göllerin ılık sığ sularında, 467,3 ilâ 252 milyon yıl öncesinde yaşamıştır.

16. Madtsoia

Madtsoia (James Gurney)

Madtsoia, bir mastsoiid yılan cinsidir. 90 milyon yıl öncesi ile 2 milyon yıl öncesi arasındaki dönemde yaşamıştır. İlk olarak 1930’larda Arjantin’de keşfedilmiş ve George Gaylord Simpson tarafından adlandırılmıştır. Afrika, Güney Amerika, Avrupa ve Madagaskar’da yaşamış olan bu cinsin, bir atın 3 katı uzunluğa ulaşabilen türleri vardı.

17. Kelenken

Kelenken guillermoi  (FabrizioDeRossi)

Kelenken guillermoi, uçamayan dev yırtıcı kuşlardan oluşan tükenmiş Phorusrhacidae familyasının bir türüdür.İlk olarak 1999 yılında Guillermo Aguirrezabala tarafından Arjantin’deki Comallo’da bulundu. Adı, yerel Amerika alkının dilinde “kanatlı kutsal” anlamına geliyor.

Bu hayvan, 15 milyon yıl kadar önce Güney Amerika’da yaşadı. 71,6 cm uzunluğundaki kafatasıyla, bilinen en büyük kafaya sahip kuş ünvanını taşıyor. Ayrıca en iri phorusrhacid türü olarak biliniyor.

18. Mosazor

Lyon’da bulunan Confluences Müzesi’nden bir fotoğraf.

Mosazor adı “Meuse nehri kertenkelesi” anlamında verilmiştir. Etçil beslenen sucul kertenkelelerdir. Geç Kretas dönemin Mastriktiyan evresi boyunca, 70 ilâ 66 milyon yıl öncesinde, avrupa’nın batısında ve Kuzey Amerika’da yaşamıştır. Tüm modern kertenkeleleri de (gekolar, iguanalar, bukalemunlar ve yılanlar dahil) kapsayan Squamata takımının kapsamında bulunur.

Dinozor adının da sonunda bulunan “-zor” (yani Yunanca “kertenkele” anlamındaki “saurus“) sözcüğünü içeren bir ada sahip olup, hakikaten kertenkele olmasıyla diğer “-zor”lardan ayrılır.

19. Puruszor

Puruszor (Tick Tock by randomdinos)

Purussaurus, Miyosen dönemde (yaklaşık 8 milyon yıl önce) Güney Amerika’da yaşamış olan dev bir Güney Amerika timsahıydı. Brezilya ve Peru’daki Amazon Oluşumu, Kolombiya’daki Villavieja Oluşumu, Panama’daki Culebra Oluşumu ve kuzey Venezuela’daki Urumaco ve Socorro Oluşumları’nda bulunmuştur.

Puruszor adı “Purus nehri kertenkelesi/sürüngeni” anlamında verilmiştir. Çağdaş timsahların daha büyük bir versiyonu gibi görünen bu hayvan, ayrıca günümüzde yaşayan timsahlardan muhtemelen çok daha hızlı hareket ediyordu. Omnivor bir beslenme tarzı olduğu tahmin ediliyor.

20. Entelodon

Entelodonlar ve Hyaenodonlar (Petr Modlitba)

Entelodon adı “eksiksiz/tam diş” anlamına gelir. Avrasya’ya özgü bir entelodont artiodactyl cinsidir. Tür fosilleri, Houldjinian dönem (37,2–33,9 milyon yıl öncesi) ilâ Erken Oligosen dönemin Rupelian çağı (33,9–28,4 milyon yıl öncesi) arasındaki Paleojen tabakalarında bulunmuştur.

Yüzü domuzu andıran, bazı türleri inek büyüklüğünde olabilen bir hayvandı. Bedenine kıyasla alışılmadık ölçüde küçük bir beyni vardı. Şu anda Entelodon’un çağdaş hipopotamlara ve hatta balinalara, çağdaş domuzlardan daha yakın akraba olabileceği düşünülüyor. Bu durum, Eosen memelilerini sınıflandırmanın ne kadar güç olabileceğini anlatıyor.

21. Azdarkid

Quetzalcoatlus northropi iskeletinin birleştirilmiş hâli.

Azhdarchidae, bir pterozor familyasıdır. Genellikle Geç Kretas kalıntılarında bulunmakla birlikte, Erken Kretas’tan (140 milyon yıl öncesinden) kalma ayrı bir omurga da bulunmuştur. Azdarkidler arasında gelmiş-geçmiş bilinen en büyük uçan hayvanlar bulunmaktadır. Ama kedi boyutlarında üyeleri de bulunmuştur.

Başlangıçta bir Pteranodontidae alt-familyası olarak düşünülüp, Nesov (1984) tarafından azhdarchinae grubuna Azhdarcho, Kuetzalkoatlus (bkz. madde 7) ve “Titanopteryx” (şimdilerde “Arambourgiania” adıyla anılıyor) pterozorlarını dahil etmiştir. Bunlar, pterozorların en son sağ kalan üyeleri olarak biliniyordu ve dünya çapına yayılan nispeten başarılı bir gruptu. Kretas sonundaki kitlesel yok oluşla birlikte, Azhdarchidae haricindeki çoğu pterozor ailesi fosil kayıtlarından silindi. Ancak yakın zamanda yapılan incelemeler, pterozor faunalarında bir zenginliğe işaret ediyor.

22. Megalodon

Megalodon’un büyüklüğünü ve ağırlığını daha iyi anlamak için bazı karşılaştırmalar verilmiş.

Megalodon (Carcharocles megalodon) adı, “büyük diş” anlamına gelir. Bu hayvan, yaklaşık 23 ilâ 2,6 milyon yıl öncesinde, Erken Miyosen’den Pliosen’in sonuna dek yaşamış olan, soyu tükenmiş bir köpek balığı türüdür.

Megalodon’un sınıflandırılması konusunda bazı tartışmalar mevcuttur: Kimi araşırmacılar, Lamnidae familyasından olduğunu ve büyük beyaz köpek balığının (Carcharodon carcharias) yakın akrabası olduğunu düşünürken, diğerleri ise tükenmiş durumdaki Otodontidae familyasından olduğu kanısındadır. Şu anda ikinci görüş daha fazla kabul görmektedir. Hangi cinse yerleştirileceği de hâlâ tartışılmaktadır: Carcharocles, Megaselachus, Otodus ya da Procarcharodon olabilir.

23. Titanoboa

Smithsonian sergisindeki gerçek boyutlu bir Titanoboa modeli görülüyor.

Titanoboa adı “titansı boa” yani “dev gibi boa” anlamındadır. Kolombiya’nın kuzeyindeki La Guajira bölgesinde yaşamış olan bir yılan cinsidir. Titanoboa fosilleri Cerrejón Oluşumu’nda bulunmuş ve 58 ilâ 60 milyon yıl öncesine tarihlenmiştir.

Bu dev yılanlar, Orta ilâ Geç Paleosen dönemde, Kretas-Paleojen yok oluşu (Kretas-Tersiyer yok oluşu olarak da bilinir) olayının hemen ardından gelen 10 milyon yıllık periyotta var olmuşlardır. Bilinen tek türü Titanoboa cerrejonensis olup, şimdiye dek bulunan en büyük yılan ünvanını Gigantophis‘ten devralmıştır.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv