Soyu Tükenmiş Yeni Bir İnsan Türü Keşfedildi

Mağarada bulunan yeni bir insan türü tarihi baştan yazabilir! Afrika’nın sırlar odası olarak geçen bölgesinde bulunan Homo Naledi‘ye ait binlerce kemik kalıntısı kendine has özellikler gös..
Görsel Telif:

Mağarada bulunan yeni bir insan türü tarihi baştan yazabilir!

Afrika’nın sırlar odası olarak geçen bölgesinde bulunan Homo Naledi‘ye ait binlerce kemik kalıntısı kendine has özellikler gösteriyor. Bu kemikler tarih öncesi, kültürü ve kendisi yok olmuş bir türün mezarlığına da işaret ediyor olabilir.

1400 adet kemik, 140 diş, en az 15 kişiye ait iskelet yalnızca çok küçük bir kazı alanından elde edildi. Erken dönem insan fosilleri kayıtları normalde bu kadar da zengin değildir. Son yüzyılda, paleoantropologlar yüzün bir parçasını oradan, çene kemiği parçasını buradan toplayarak arkeolojide ‘slim picking’ denen yöntemini kullanmayı öğrenmiş ve defalarca tecrübe etmişlerdi. Şimdi ise Güney Afrika’daki bir mağarada devasa bir hominin kemiği yatağı keşfedildi, üstelik bu kemikler daha önceden hiç bilinmeyen hemcinsimiz (Homo) bir türe ait.

'Bu bir anatomik mozaik' John Hawks

 ‘Bu bir anatomik mozaik’ John Hawks

Çok sayıda kemik ve bulundukları lokasyon çok daha ilginç bir sonuca işaret ediyor: kemiklerin ait olduğu kemikler kasıtlı olarak oraya bırakılmış gibi görünüyor. Bu durum, keşfedilmiş diğer ilkel insan türlerinin hiç birinde karşılaşılmış bir davranış biçimi değil, ve bu yüzden modern insan davranışlarının kökeninin anlaşılmasında çok büyük bir uygulama alanı yaratabilir.

Keşif sürecindeki ilk kırılma anı 2013 yılının Ekim ayında Güney Afrika – Johannesburg’daki University of the Witwatersrand’de görev yapan Lee Berger’in arkeolojiye yeteneği olan ve klostrofobisi olmayan insanları araştırmaya davet etmesi ile başladı. Başvurusu olumlu değerlendirilen insanlar birkaç hafta içinde – Johannesburg yakınlarındaki mağara ağında kapalı kalmış Dinaledi odası içinden eski hominin kemiklerini ve dişlerini çıkarmak üzere – olay yerine ulaştı.

Homo Naledi muhtemelen böyle görünecekti - National Geographic Society

Homo Naledi muhtemelen böyle görünecekti – National Geographic Society

Berger’e göre mağarada hala binlerce kalıntı mevcut. Berger :  ‘Tüm potansiyeli farkettiğimiz anda ise, yapılacak en iyi şeyin kazı alanını kilitleyip, sıradaki adımı belirlemek üzere tüm camianın fikrini almak olduğuna karar verdik’ şeklinde bir açıklama yaptı.

Şu ana kadar elde edilen kalıntılar ise bize sıra dışı bir hikaye anlatıyor. Kemiklerin ait olduğu tür, tekil bir özellik karışımına sahip. Pelvis veya omuz kısmına bakıldığında, ape-benzeri Australopithecus’lardan olduğunu düşünülebilir. Afrika’da 4 milyon yıl öncesine kadar yaşamış olan cinsin (Australopithecus),  Homo’ların da atası olabileceği düşünülüyor. Ayağına baktığımızda ise, bu soyu tükenmiş canlının, bizim yalnızca 200.000 yıl önce ortaya çıkmış türümüze ait olduğu düşünülebilir.

Kafatası ise, türün beyninin bizimkine kıyasla yarı büyüklükte olduğunu ve 2 milyon yıl önce yaşamış Homo türlerine daha çok benzediğini ortaya koyuyor.

Berger ise türün pek de bizim gibi görünmediğini düşünüyor. Berger ve ekip arkadaşlarına göre; kafatası, eller ve dişlerin özelliklerine bakıldığında bu yeni türün cinsimize ait olduğunu söylemek çok da zor değil. Ekip türe, Homo Naledi ismini verdi.

soyu-tukenmis-yeni-bir-insan-turu-kesfedildi-map-bilimfilicomTürün anatomisi, cinsimizin ilk evrimleşen üyelerinden biri olduğuna işaret ediyor. Ne var ki, şu an için kemiklerin tam yaşı bilinemiyor. Kemiklerin yaşı, 2 ila 3 milyon aralığında çıkabilir ve bu durumda ise Homo cinsinin ilk ortaya çıkışı olarak sayılacaklardır.

Çok daha genç olduğu ortaya çıktığı durumda ise (örneğin 100.000 yıl öncesine aitler diyelim) bu da çok önemli bir bulgu olacaktır. Bu da yeni türün; kolekant*‘ların insan versiyonu olduğunu gösterir. Sonuç ne çıkarsa çıksın, heyecan verici olduğu gerçeğini değiştirmiyor elbette.

Ekip, bu fosil karışımını ‘anatomik mozaik’ olarak adlandırıyor. Daha önce buna benzer bir mozaik ‘Australopithecus sediba’da görülmüştü. Bu tür de Berger ve ekibi tarafından 2008 yılında şu ankinin biraz ötesindeki Malapa mağarasında bulunmuş 2-milyon yaşında bir hominindi. ‘Naledi bu açıdan sediba’nın bir aynası gibi’ diyor Berger ve ekliyor : “İlkel bir takım özellikleri gördüğünüz tüm sediba iskeleti parçalarından, naledi’de de onlardan türemiş halini gözlemleyebilirsiniz.”

A.sediba gibi diğer örnekler de hesaba katıldığında insanın karmaşık evrimi ‘mozaikizm’i bir kural olarak barındırıyor. Mevcut keşif de  Australopithecus’tan Homo’ya geçiş evrimini nasıl anlayıp anlattığımız noktasında çok büyük katkılar sağlayacaktır. Bu şekilde bulunan fosiller çoğunlukla bütün iskeletten ziyade birkaç kemik parçasından oluşurdu. Ancak ne sediba ne de naledi, araştırmacıların bir üst çene, alt çene veya bulunan dişlerden vücudun geri kalanını tahmin etmelerine sebep olmadı.

Homo Naledi'nin elleri

Homo Naledi’nin elleri

Tüm bunlarla birlikte Homo Naledi bölgesel bir istisna da olabilir. Doğu Afrika boyunca saçılmış kemikler bulunabilirse, bu durumda daha geniş bir alanda insan evrimi açısından neler gerçekleştiği daha iyi anlaşılabilecektir.

Bu detay da, bulguların önemini azaltmıyor elbette. Bulgunun sunumunun şu şekilde yapılması da araştırmacılara göre, birçok insan için rahatsızlık verici olmayacaktır : ‘ Yeni bir tür ve Homo cinsine ait olduğu düşünülüyor ‘.

Kaçınılmaz olarak, buna karşı çıkan görüşler de mevcut. University of Pittsburgh’dan Jeffrey Schwartz konu ile ilgili : ” Tüm insan fosilleri kayıtları üzerine çalışmış birisi olarak, bence; örnekler bir araya getirildiğinde, Homo Naledi iki kafatası biçimi gösteriyor.” açıklamasını yaptı.

Homo naledi kafatasının önden görünüşü. ( Mavi kısım sanal olarak tamamlanmış şekilde ) - Heather Garvin

Homo naledi kafatasının önden görünüşü. ( Mavi kısım sanal olarak tamamlanmış şekilde ) – Heather Garvin

Bu görüşe katılan diğer bir isim de American Museum of Natural History yöneticisi Ian Tattersall , geçtiğimiz ay yeni bulunan fosillerin Homo’ya ait sayılması hususunda dikkatli olunması gerektiğini belirten bir makale yazmıştı.

Her iki türlüde, yeni bulguların insan fosil kayıtlarına kayda değer bir katkı sağlayacağı bir gerçektir. Bu fosil topluluğu, paleoantropoloji araştırmacılarını uzun bir süre meşgul  ve kafası karışık tutacağa benziyor.

Florida State University’den Dean Falk ise Berger’in ekibinin Homo naledi’nin küçük beyni üzerine yaptığı çalışmalardan çok etkilenmiş durumda ve görüntülerin insanlarda konuşma ile ilgili olan beyin bölgesine çok yakın bir alanla ilgili çok ilgi çekici özelliklere işaret ettiğini düşünüyor.

Berger ise ilk kez; bilişsel yeteneği olan (farklı şekilde ama bize bu açıdan benzeyen) ancak bize de çok yakın akraba olmayan yeni bir tür bulduklarını öne sürüyor. .

Bulgular aynı zamanda bilimcilere, fosil kayıtlarının hala çok zengin bir hazine sunduğunu da hatırlatıyor. Orada bir yerlerde, belki de çok daha ilgi çekici fosillerden çokça bulunduğunu söylemek hiç de zor değil.

Güney Afrika’daki ulaşılamaz bilinen mağarada bulunan 1500 civarı kemik, erken dönem insanlardan yeni bir türe ait. İşte o bulgulardan bazıları ve nasıl keşfedildikleri :

[su_custom_gallery source=”media: 15769,15767,15766,15765″ limit=”100″ link=”lightbox” width=”350″ height=”350″ title=”always”]

 

Kolekant*  –  türünün yok olduğu sanılmış sonradan yaşamakta olduğu saptanmış dört yüz milyon yaşında bir balık – ancak burada daha çok geçiş türü, geçiş fosili anlamında kullanılmış.


Referans : DOI: 10.7554/eLife.09560).


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (10 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  • İsmini Vermek İstemeyen Ziyaretçi 24 Eylül 2015 - 15:28
  • tükenmedi yanımızda bir tane var 🙂

  • Şermin Hatipoglu 16 Eylül 2015 - 02:11
  • Bu haberi bu kadar detaylı verdiğiniz için çok teşekkürler. Sıkı takipçinizim artık.

    • Bilimfili (@Bilimfili) 16 Eylül 2015 - 09:42
    • Elimizden geldiğince güncel bilimsel haberleri sitemizden detaylı ve anlaşılabilir bir dil ile sunmak. Desteğiniz için teşekkür ederiz.

  • Doç. Dr. Meliha Can 14 Eylül 2015 - 12:22
  • Harika bir iş çıkarıyorsunuz arkadaşlar hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum

    • Bilimfili (@Bilimfili) 14 Eylül 2015 - 14:11
    • Güzel yorumunuz için teşekkürler.

  • Perihan Gündüz 13 Eylül 2015 - 09:25
  • Sanırım henüz yaş hesabı yapılmamış (siz de öyle yazmışsınız) ve DNA analizi yapılmamış ama morfolojik özelliklerden de kestirmek artık çok da zor değil. Ancak sanıyorum yakın zamanda bu çalışmalar da yayımlanacaktır

    • Bilimfili (@Bilimfili) 13 Eylül 2015 - 12:38
    • Çalışmalar yayınlandığı anda sitemizden sizlerle paylaşıyor olacağız.

  • Nedim Can 10 Eylül 2015 - 21:15
  • Atamız diyebilir miyiz?

    • Bilimfili (@Bilimfili) 10 Eylül 2015 - 22:37
    • Şuan için diyemeyiz çünkü yaşı daha belirlen(e)medi. Yaşının ölçülebilmesi için fosillerin çıktığı yerden nesli tükenmiş olan hayvan fosilleri elde etmeleri gerekli aynı zamanda. Fakat şuan için mağarada bu fosillere rastlanmadı veya daha elde edilemedi. Kim bilir belki kısa bir süre sonra bu fosillerde keşfedilir ve Homo Naledi`nin de yaşı hesaplanmış olur. Bunun haricinde yaş belirlenmesi için karbon tarihleme yapılabilir fakat yaşı 50.000`den fazla olan fosiller için işe yaramıyor. Çünkü en fazla 50.000 yıl ölçülebiliyor bu yöntemle.

  • Melih Edip Gün 10 Eylül 2015 - 18:16
  • Güzel haber

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv