Post Author Avatar
Gürkan Akçay
Boğaziçi Üniversitesi - Yazar / Editör

Bir sınava hazırlanırsınız, öğrenmeye çalıştığınız her şey gayet uyumlu, mantıklı ve basit görünür. Sınava dair bütün bilgileri öğrendiğinizi ve konuya hakim olduğunuzu düşünürsünüz. Sonra sınava girersiniz, kağıtlar dağıtılır ve aniden öğrendiğiniz bütün her şeyin bir anda aklınızdan "uçup gittiğini" görürsünüz. Bir şeyler hatırlamaya çalışırsınız, kendinizi zorladıkça bildiklerinizin beyninizden daha da uzaklaştığını hissedersiniz. Beyniniz adeta "durmuştur." Çoğumuzun geçmişte muhtemelen yaşadığı bu deneyim sırasında beynimizde ilginç değişimler görülür.

Peki neler oluyor?

Bir "beyin durması" sırasında neler olduğunu anlayabilmek için, odaklanmamız gereken üç temel beyin bölgesi vardır.

Bu bölgelerden ilki; hipotalamustur. Hipotalamusu, tüm niyet ve amaçlara dair duygularınız ve fiziksel algılarınız arasında kurulan bir köprü olarak düşünebilirsiniz. Yani, beynin bu bölgesi, bütün vücudunuz boyunca akan hormon tipi ve miktarından sorumlu olan endokrin sisteminiz ile güçlü bağlantılara sahiptir.

İkinci bölge ise, hipokampustur. Bir korteks altı yapısı olan hipokampus, olayların ve konseptlerin öğrenilmesi ve hatırlanmasında önemli bir role sahiptir. Hipokampusu, bilgilerin beyne girebilmesi ve çıkabilmesi için geçmesi gereken bir hafıza kapısı olarak düşünebilirsiniz.

Odaklanmamız gereken üçüncü bölge ise, prefrontal kortekstir. Gözlerimizin arkasında bulunan bu bölge, beynimizin sakin, serin ve akılcı kısmıdır. Bir insan olarak kontrol ettiğiniz her şey, büyük ölçüde burada yönetilir: İşler belleğiniz (bilginin beyninizde tutulması ve işleme sokulması yetisi), dürtü kontrolü (istenmeyen davranışsal tepkilerin azaltılması), karar verme (çelişen olasılıklar arasında uygun seçimi yapabilme yetisi), vs.

"Beyin durması" nasıl meydana gelir?

Bir sınava, önceden kestirilebilir ve görece çok önemli olmadığını düşündüğünüz bir sınava hazırlanırken, mantıklı ve rasyonel düşünme süreci olan "soğuk bilişe" girmeniz muhtemeldir. Hepimizin aşina olduğu bir örnek verelim. Evinizde, rahat yatağınıza oturmuş, en sevdiğiniz müzikler eşliğinde çalışırken; hipotalamus, kilit önemdeki stres hormonlarının (aşağıda değinilecek) salınımını ve üretimini yavaşlatır, buna karşın prefrontal korteks ve hipokampus engelsiz bir biçimde çalışmasına devam eder. Fakat, bir şekilde tahmin edilemez ve son derece önem arzeden bir sınava hazırlık durumunda ise, mantıksız ve duygusal olarak yönlendirilen düşünme süreçlerine verilen bir isim olan "sıcak bilişe" girersiniz. Sıcak biliş, genellikle açık bir tehdit ya da oldukça stresli durumların neden olduğu bir tepkidir. Dolayısıyla, söz konusu sınav, son derece stresli ve zincirleme düşüncelere dalmanıza sebep olabilir.

Örneğin, "Eğer bu sınavı geçemezsem, iyi bir üniversiteye ya da yüksek lisans programına giremeyeceğim. Dolayısıyla iyi bir işim olmayacak. İyi bir evlilik yapamayacağım. İyi bir aile kuramayacağım..."

Bu tarz düşüncelerle dolan birisinin, bir sınavı tehdit olarak algılaması kadar normal bir şey olamaz. Tehdit belirlendiğinde de; hipotalamus, noradrenalin ve kortizol gibi bazı önemli hormonların üretimi için uyarımda bulunur. Yüksek seviyelerde noradrenalin, prefrontal kortekse girer ve nöronal akışı zayıflatarak etkili bir iletişimi kesintiye uğratır. Bu kesinti, esas olarak işler belleğinizi temizler (hatırlamaya çalıştığınız her şey artık gitmiştir) ve akılcı, mantıklı prefrontal korteksin diğer beyin bölgelerini etkilemesini durdurur. Aynı anda, yüksek seviyelerdeki kortizol, hipokampuse girer ve buradaki aktivasyon örgüsünü bozmakla kalmaz, aynı zamanda da (uzun süreli bir hasarla) hipokampal nöronları öldürür. Bu durum, eski anılara erişme kabiliyetini engeller, algıyı çarpıtır ve yeni hafızaların depolanmasını engeller.

Yani, bir sınav, tehdit olarak yorumlanır ve stres tepkisi tetiklendiğinde; işler bellek silinir, hatırlama mekanizmaları bozulur ve hipotalamus tarafından yönlendirilen duygusal yüklü sıcak biliş, prefrontal korteks tarafından yönlendirilen normal, akılcı ve mantıklı soğuk bilişe üstün gelir. Neticede de, bu süreç, mantıksal bilişsel faaliyetin üstlenilmesini zorlaştırarak beyin durmasına neden olmaktadır.

Bu durumdan kaçınmanın bir yolu var mı?

Evet, beyin durmalarını engellemek için yapılabilecek şeyler vardır.

İlk olarak, kendinizi rahatlatmanız gerekir. Sınav sırasında, herhangi bir tehdide farklı bir açıdan bakmayı sağlayabilen bilişsel-davranışsal ve/veya rahatlama tekniklerinin denenmesi ve uygulanmasıyla, sınava girenler stres tepkisini potansiyel olarak azaltabilir ve daha akılcı bir düşünme sürecine yeniden girebilirler. Bir diğer yöntem ise, hazırlıktır. Dünyanın pek çok ülkesinde, silahlı kuvvetlerin, yeni elemanlarını sıcak çatışma senaryolarını simüle eden stresli durumlara sokmalarının nedeni ileride karşılaşılacak sıcak çatışmalar sırasında askerlerin soğuk bilişi sürdürebilmelerini sağlamaktır. Belirli bir durum ne kadar çok deneyimlenirse, kişinin bu durumu bir tehdit olarak algılaması da o kadar azalır. Sık sık deneme sınavına girmek bu noktada iyi bir hazırlık sağlayacaktır.

Bu nedenle, bir sınava hazırlanırken, oldukça rahat ve sakinleştirici bir ortamda bunu yapmamaya çalışın. Aksine, hazırlanmakta olduğunuz son sınavı taklit edecek şekilde kendinizi zorlamaya çalışın.

Sınavlarınızda başarılar. :)
Kaynak ve İleri Okuma
Etiket

Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?

Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.

Destek Ol

Yorum Yap (0)

Bunlar da İlginizi Çekebilir