Taş Devri’nden Beri Serengeti’nin Ekosistemini Şekillendiriyoruz

Bilim insanları yeni bir araştırma ile, Serengeti’deki yeşil arazilerin doğanın kendiliğinden oluşturduğu el değmemiş oluşumlar olduğu varsayımını yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini gösterdi...
Görsel Telif: Gary Tognoni / Alamy Stock Photo

Bilim insanları yeni bir araştırma ile, Serengeti’deki yeşil arazilerin doğanın kendiliğinden oluşturduğu el değmemiş oluşumlar olduğu varsayımını yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini gösterdi. Bu alanların ev sahipliği yaptığı biyoçeşitliliğin, Taş Devri süresince gezici sığır çobanlığı yapan bireylerin gece boyu çitle çevrili alanlarda biriktirdiği gübrelerin sonucunda ortaya çıkmış olabileceği düşünülüyor.

Bu da göçebe çiftçilerin, Serengeti’ye zarar vermek şöyle dursun, birkaç bin yıllık sürede kendine has ekosisteminin oluşmasına ön ayak olduğuna işaret ediyor.

Washington University’den Fiona Marshall, elde ettikleri bulguların Afrika savanalarının el değmemiş ve doğa tarafından zaman içinde zenginleşmiş alanlar olmadığını hatta ilk göçebe sığır çobanlarının yayılması dolayısıyla daha geniş bir biyoçeşitliliğe sahip olduğunu gösterdiğini öne sürüyor.

Serengeti’deki gübre açısından zengin olan ormanlık alanlardaki boş yeşilliklerin yaklaşık 1000 yıllık bir tarihe sahip olduğu düşünülüyordu. Daha eski bir tarihe dayanma ihtimallerine karşılık araştırmacılar bu antik yeşil alanlardan beş tanesinden bir metre derinliğe kadar inerek örnekler toplayarak teste tabi tuttu.

Antik gübre

Araştırmacılar yer katmanlarında gübre kalıntılarının yoğunlukta olduğu kısımları kolayca tespit etmeyi başardı. Bu örneklerin radyokarbon (karbon 14) tekniği ile yaşlarını hesaplayan araştırmacılar, depozitlerin 1550 ila 3700 yıllık tarihi olduğunu gösterdi. Bu da göçebe çiftçilerin Serengeti ekosistemini son 4000 yıl içinde sürekli olarak şekillendirdiklerini gösteriyor.

Örneklerde mikroskobik silisyum temelli fragmanların, fitolitlerin (phytoliths) ve yumruca (İng. spherulites) olarak bilinen kalsiyum karbonat parçacıkları ve yaşam için gerekli olan fosfor, azot, magnezyum ve kalsiyum tespit edildi. Kalıntıların mineralli segmentlerde bulunması da araştırmacılara besi hayvanlarının bu alanlarda otlatılmış olabileceğini gösterdi.

Kontrol aşamasında, Marshall ve ekip arkadaşları yeşillik olan ancak orman içindeki boş arazilere yakın alanlardan da örnekler topladı. Bu antik boş alanlardaki örneklerdeki besin ve mineral profillerine bakılarak 10 ila 10,000 kez daha verimli oldukları tespit edildi.

Serengeti botaniği uzmanları, gezici çiftçilerin savanadan bugün dahi faydalanmakta olduğunu ancak bunun için sürekli yer değiştirmeleri gerektiğini belirtiyor. Çünkü belirli bir alanda çok sayıda besi hayvanının günlerce veya haftalarca bakılması, aşırı otlatma dolayısıyla besin ve mineral kaybına neden olabiliyor.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv