Hızlı Radyo Dalgaları, ”Uzaylı Araçları”na Güç Sağlıyor Olabilir mi?

27 Şubat 2017 tarihinde Astrophysical Journal Letters‘da yayımlanan bir çalışmada, bugüne kadar dünya dışı bir akıllı varlık veya akıllı yaşam olgusuna dair arayışlarımız sırasında elde ettiğimi..
Görsel Telif: M. Weiss/CfA

27 Şubat 2017 tarihinde Astrophysical Journal Letters‘da yayımlanan bir çalışmada, bugüne kadar dünya dışı bir akıllı varlık veya akıllı yaşam olgusuna dair arayışlarımız sırasında elde ettiğimiz çok farklı ve çoğu zaman yanlış alarm niteliğindeki işaretlere bir yenisi eklendi.  Bu işaretlerin arasında radyo yayınlarından lazer ışıklarına kadar bir çok başarısız ve/veya hatalı, bir şekilde anlamlı bir sonuca ulaştırılamamış belirteç bulunmaktadır.

Tüm bunlara karşılık yeni araştırmada hızlı radyo patlamaları (Fast Radio Bursts -FRB) adı verdiğimiz doğal astrofizik fenomeninin bir biçimde ileri bir uzaylı teknolojiye dair bir kanıt olabileceği öne sürüldü ve detayları ile tartışıldı. Spesifik olarak, bu patlamaların çok uzak galaksilerdeki yıldızlararası insansız uzay araçlarına güç sağlayan gezegen büyüklüğündeki verici (transmiter) cihazlardan yayılan sızıntılar olabileceği  belirtildi.

Harvard-Smithsonian Center for Astrophysics’ten teorist Avi Loeb’e göre, hızlı radyo patlamaları çok kısa ömürlü fenomenler de olsa ileri derecede bir parlaklığa sahiptir ve çok uzak mesafelerden kaynaklanıyor olabilir. Üstelik, şu ana kadar tatmin edici bir kanıt ile, bu patlamaların kaynağı olan doğal bir gök cismi keşfetmiş değiliz. Loeb’e göre, yapay bir kaynak; bu noktada son derece değerlendirmeye ve düşünüp tartılmaya değer.

İsminden de anlaşılacağı gibi, hızlı radyo patlamaları radyo yayılımlarının milisaniye süreli flaşları olarak değerlendirilebilir. İlk kez 2007’de keşfedilen bu fenomen daha sonra, Avustralya’daki Parkes Gözlemevi ve Porto Riko’daki Arecibo Gözlemevi’nin dev teleskopları ile defalarca daha tespit edilmiştir. Hepsinin de milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki uzak galaksilerden kaynaklandığı hesaplanmış ve yayımlanmıştı.

Loeb ve Harvard’dan çalışma arkadaşı Manasvi Lingam, hipotezlerini öncelikle teorik olarak değerlendirmek üzere, bu mesafelerden tespit edilecek radyo dalgaları yayabilecek bir verici inşa etmek veya yapmak için bir fizibilite çalışması gerçekleştirdiler. Bulgulara göre, eğer yakın bir yıldızdan elde edilecek enerji ile çalışacak ise bu vericinin, Dünya’nın iki katı büyüklüğünde bir gezegenin üzerine düşecek olan Güneş enerjisine eş bir enerjiye ihtiyaç duyacağı belirtildi. Bu büyüklükte bir kurulum ise bizim teknolojilerimizin çok ötesinde olmak ile birlikte, mevcut fizik kurallarının sınırlarının içinde kalıyor.

Lingam ve Loeb aynı zamanda mühendislik perspektifinden mevcut malzemelerin bu tip bir yapıyı kurmaya ve bu  miktarlardaki enerjiye (ısıya) erimeden dayanıp dayanamayacağını tetkik etmeye çalıştı. Yine bulgulara göre, su soğutmalı bir iki-dünya büyüklüğündeki bir cihaz bu ısılara karşı dirençli  olabilir.

Bunun üzerinde, neden bu büyüklükte bir cihaz üretimine ihtiyaç duyulabileceğini sorgulayan araştırmacılar, yıldızlararası yolculuklar yapan uzay gemilerine güç sağlamanın düşünebildiğimiz teknoloji dahilinde en akla yatkın seçenek olduğunu öne sürdü. Yapılan hesaplamalara göre, bu tip bir cihazdan elde edilecek enerji, milyon tonluk bir yük kapasitesinin hareketini sağlamaya kolaylıkla yeteceği belirtildi. Öyle ki, bu büyüklükteki bir uzay aracı, Dünya’nın en büyük kruz gemisinden 20 kat daha büyük.

Bu  büyüklük, canlı yolcuları yıldızlar hatta galaksiler arası mesafelerde taşımaya olanak sağlayacak kadar büyük.

Bahsi geçen bir gemiyi uzayda yönlendirebilmek için, vericinin sürekli olarak bir radyo ışınımı (atımı) gerçekleştirmesi ve bunu direkt olarak, uzay aracının üzerine hedeflemesi gerekmektedir. Buna dayanarak Dünya’daki bir gözlemcinin de kısa ve tespit edilebilir şiddette flaşlar gözlemleyebileceği söylenebilir. Bu radyo atımlarının tekrarlı biçimde tespit edilmesi de, katalizmik astrofiziksel olaylar ile açıklanamasa da yapay kökeni üzerine birçok veri ve bilgi sağlayabilir.

Loeb pek tabii ki, bu araştırmanın spekülatif ve son derece varsayımsal olduğunu kabul ediyor. Ancak bilim, tüm bu varsayımlar ve çıkarımlara dair veya karşı delillerin tespitleri ile doğru sonuca doğru bizleri yönlendirecektir.


Makale Referans: Manasvi Lingam, Abraham Loeb. Fast Radio Bursts from Extragalactic Light Sails. Astrophysical Journal Letters, 2017, https://arxiv.org/abs/1701.01109

Kaynak: Harvard-Smithsonian Center for Astrophysics. “Could fast radio bursts be powering alien probes?.” ScienceDaily. ScienceDaily, 9 March 2017. <www.sciencedaily.com/releases/2017/03/170309120419.htm>


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (1 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  • Ümit Edikli 31 Ekim 2017 - 20:37
  • Radyo dalgaları aslında düşünülen sinyal oluşumlarından farklıdır. Dalgaları oluşturan elektronların tamamdır. Bütün sinyaller elektronlardan oluşur. Radyo sinyalleri sanıldığı gibi dalgalardan oluşmamaktadır. Radyo sinyalleri dalga şeklinde birbirini takip eden elektronlardan oluşmaktadır. Bütün sinyaller elektronlardan oluşur. Radyo sinyalleri dalga şeklinde birbirini takip eden düşük Manyetik etkiye sahip elektronlardan oluşmaktadır. Frekansın yükselen tepe noktasına doğru elektron yükü artmaktadır. Radyo dalgaları bir ışımadır. Bu ışıma akkor lambanın görünür ışığı şeklinde ışığını yaymaktadır. Yayılan bu elektronların frekans arttıkça ışık şeklinde yayılan elektron miktarı artar. Aynı zamanda frekans arttıkça radyo dalgaları sanılarak yayılan yüklü enerji elektronlarının bobin üzerinden fırlama hızları arttığı için herhangi bir noktaya çarpan elektronların sıçrama uzaklığı da fazla olur. Bu sebebten yüksek frekanslar daha çok yansıma özelliğine sahiptir. Yüklü bu elektronlar atmosfer ortamında enerji kayıplarına çok fazla uğrarlar. Aynı zamanda yüklü elektron demetleri olan bu radyo enerjisi sürekli yansıma halindedir. Yansıma halinde olan bu elektronlar asla kaybolmaz enerjileri sonsuza kadar ölçülemeyecek kadar yansıma halinde azalır. Bilim bunu keşfedecektir. 31.10.2017 Ümit Edikli

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv