Hayvanlar da Bizim Gibi Acı Çekiyor mu?

Acının nasıl hissedildiği ve acının arkasındaki fiziksel süreç; memeli diğer hayvanlar ile insanlar arasında oldukça benzerlik gösterir.
Görsel Telif: Ledmark / Shutterstock

Acı, duyusal ve duygusal bileşenleri olan kompleks bir deneyimdir. Yalnızca nasıl hissettirdiğiyle değil, aynı zamanda da bizim onu nasıl hissettiğimizle alakalıdır. Biz insanlar, hoş olmayan bu hisleri, acıyla ilişkilendiririz. Öte yandan insan dışındaki diğer hayvanların da fiziksel acı hissettiklerini kesin olarak biliyoruz, fakat bizim hissettiğimiz gibi duygusal bir acının hayvanlar için de geçerli olup olmadığı hakkında pek fazla bilgi sahibi değiliz. Peki eğer hayvanlar da böylesi duygusal acılar hissediyor ise bunu nasıl ölçebiliriz?

Öznel bir duygu olarak acı, fiziksel doku hasarı olmadan da hissedilebilir ve bu hissin seviyesi; korku, hafıza ve stres gibi diğer duygular tarafından değiştirilebilir. Acı, aynı zamanda da farklı boyutlara sahiptir. Genellikle yoğunluk biçiminde tarif edilen acı, öte yandan bir “karaktere” de sahiptir. Örneğin, iğneleyici bir sözün verdiği acı; bir diş ağrısının, bel fıtığının ya da doğum sancısının verdiği acıdan oldukça farklıdır. Bununla birlikte her insanın acı deneyimi de kişisel olarak eşsizdir.

Diğerlerinin acısını anlamak ya da değerlendirmek için çoğunlukla kişinin bu durumu nasıl tariflediğine dayanırız. Fakat, bizimle sözlü olarak iletişime geçemeyen ve acısı hakkında bize bilgiler veremeyen pek çok canlı da vardır. Örneğin; bebekler, öğrenme eksikliği olanlar veya çeşitli akıl hastaları, sözlü iletişim sağlayamadıklarından hissettikleri fiziksel ya da duygusal acıyı tarif etmekte zorlanırlar. Bu durumlarda insanlar, acının varlığını ve onun kişi üzerindeki etkisini anlamak için çeşitli faktörler kullanmak zorundadır.

Acı için tamamen kötü bir fenomendir diyemeyiz, çünkü evrimsel olarak bizi tehlikeden uzak tutan ya da iyileşmemize sebep olan koruyucu bir görev de üstlenir. Örneğin, kırık bir ayak bileğinin üzerine basarak yürümeye devam etmekten bizi alıkoyan hissettiğimiz acıdır. Fakat acı, etkin bir biçimde idare edilemezse, yaşamımız üzerinde korku, öfke, endişe ya da depresyon gibi oldukça ciddi olumsuz sonuçlara da yol açabilir.

Hayvanlarda Acı

Acının doğası belki de hayvanlarda daha da karmaşıktır. Acının nasıl hissedildiği ve acının arkasındaki fiziksel süreç; memeli diğer hayvanlar ile insanlar arasında oldukça benzerlik gösterir. Ayrıca, türler arasında acının sebep olduğu oldukça fazla benzer davranış biçimi de söz konusudur. Örneğin, diğer insanlardan ya da diğer hayvanlardan uzaklaşmak, daha az yemek yemek, acılı sesler çıkarmak ya da kalp atışlarının hızlanması gibi.

Öte yandan hayvanlara acı vereceği düşünülen pek çok şey, birçok ülkede yasal olarak yasaklanmış olmasına rağmen, hayvanların acıyı nasıl hissettiklerini tam olarak anlayabilmiş değiliz. Her ne kadar benzerlikler bulunsa da; hayvanlarda, acı deneyiminin bazı yönleri ve ifade edilişi insanlardakiyle aynı değildir.

Öncelikle, hayvanlar acılarını sözlü olarak ifade edemez. Köpeğinizin acıyla havladığını ve davranış değişimleri gösterdiğini fark edebilirsiniz; peki ya evcil bir tavşan, kedi, kaplumbağa ya da at söz konusu olduğunda? Dolayısıyla hayvanlar, insan gözlemcilerinin acıyı fark etmelerine, bu acının ciddiyetini ve etkilerini değerlendirmelerine bağımlıdır. Bu durum bir çaresizlik halini de beraberinde getirir. Örneğin; bir kemik kırığı için yapılacak cerrahi müdahalenin ardından iyileşeceklerini anlatan yatıştırıcı sözcükleri anlamamaları, hayvanların acıyı bizim hissettiğimizden daha fazla hissetmelerini muhtemel hale getirebilir.

Hayvanların acı ve ağrıyı hissetme kapasitelerine dair tartışmalar 20. yüzyılda daha da alevlendi. Fakat acıya dair daha fazla kavrayış geliştirmemiz ve acının hayvan yaşamları üzerinde gözlemlediğimiz etkileri, veteriner operasyonları, bunun yanı sıra pek çok -hayvan- davranışsal bilimcilerin ortaya çıkmasıyla; bu deneyimlerin hayvanlarda acıya sebep olduğunu artık biliyoruz. Örneğin, hayvanlar ve aslında klinik ağrı işaretleri gösteren kuşların iyileştirici etkisi olmayan yiyeceklere kıyasla ağrı kesici etkisi (anajezik) gösteren yiyecekleri tercih ettiklerini ve davranışsal ölçümlerle hayvanların gelişme gösterdiklerini biliyoruz. Öte yandan, yalnızca köpeklerimizin ya da kedilerimizin acı çekmediğini, aynı zamanda koyun, inek, domuz ve atların da ağrının olumsuz etkilerine maruz kaldıklarına dair oldukça güçlü deliller olduğunu biliyoruz. Fakat, farklı türlerdeki acının tanımlanması da hayvansal acının kompleksliğinin bir parçasını oluşturuyor.

Davranışsal rahatsızlıklar, uzunca bir süredir hayvanlarda acının var olduğuna dair potansiyel işaretler sunuyor. Ancak, her türün acıyla ilişkili davranışlarını ya da davranışsal rahatsızlıklarını, evrimsel süreçte kök bulan farklı şekillerde ortaya koyduğunu belirtmekte fayda var. Örneğin, köpekler daha agresif veya sessiz hale gelebilir ya da diğer insan veya köpeklerden uzaklaşmaya başlayabilirler. Öte yandan, koyunlar ise diğerleriyle büyük oranda benzer görünürler, ancak acının bazı ifadeleri gizlilik gösterebilir. Güncel bir araştırma, insanlarda ve diğer hayvan türlerinde şiddetli ağrılar sırasında yüz ifadelerinin bazı özelliklerinin benzerlik gösterdiğini ortaya koyuyor. Ancak sorun şu ki; ölçemediğimiz şeyi sayısal olarak da ifade edemiyoruz. Dolayısıyla, acıyı etkin bir biçimde tedavi ve idare edebilmek için onu ölçebilecek araçlara ihtiyaç duyuyoruz.

Acı Ölçekleri

İlk olarak 2007 yılında köpeklerdeki şiddetli ağrıları ölçmek için kullanılan ve basit bir araç olan Glasgow Composite Pain Scale, altı farklı dile çevrildi ve acıyı etkin bir biçimde tedavi edebilmek için veteriner uygulamalarında kullanıldı. Bu araç ayrıca hayvan sağlığı merkezleri tarafından geliştirilen yeni ağrı kesici ilaçların etkinliğini ölçmede de kullanıldı. Kronik ağrının etkilerini ölçmede kullanılan araçlar, örneğin; köpeklerin yaşam kaliteleri üzerine geliştirilen osteoartritler artık erişilebilir durumda ve kronik vakaların tedavisinde önemli bir gelişme olarak adlandırılıyor.

Öte yandan, hayvanlardaki acıya dair duyarlılığın artırılması yönünde küresel düzeyde de bir çaba söz konusu. World Small Animal Veterinary Association isimli kuruluş, Global Acı/Ağrı Meclisini kurdu ve hayvan bakıcıları ve veterinerler için ağrının tanımlanması, ölçülmesi ve tedavi edilmesine dair global düzeyde bir bilimsel inceleme raporu yayımladı.

Köpekler, insanın en iyi arkadaşları olabilir fakat beraber çalıştığımız, bakımını üstlendiğimiz ve hatta eğlendiğimiz diğer hayvanlar için de acının nasıl hissettirdiğini bilmemiz, bu arkadaşlarımızın yaşam kalitesinin artırılması için de önemlidir.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv