Gökbilimciler Büyük Patlama İle Oluşmuş İlk Nesil Yıldızları Gözlemledi

Gökbilimcilerden oluşan bir araştırma takımı, büyük patlama ile sağlanan içeriklerden oluşan, ilk nesil yıldızlarla ilgili şimdiye kadarki en geçerli kanıtları buldular. Bu yıldızlar yalnızca hidrojen..
Görsel Telif:

Gökbilimcilerden oluşan bir araştırma takımı, büyük patlama ile sağlanan içeriklerden oluşan, ilk nesil yıldızlarla ilgili şimdiye kadarki en geçerli kanıtları buldular. Bu yıldızlar yalnızca hidrojen ve helyumdan oluşuyorlar. Population III olarak adlandırılan bu yıldızların muazzam büyüklükte oldukları ve hızlı yaşayıp, genç öldükleri tahmin ediliyor.

Birçok uzay bilimci çok yakın zamana kadar bu yıldızları göremeyeceklerini düşünüyorlardı, çünkü bu yıldızların birçoğunun bizim gözlemleyebileceğimiz zamanın çok öncesinde yanıp yok oldukları öngörüsünde bulunuluyordu. Fakat, yeni nesil teleskoplarla yapılan gözlemlerde, araştırma takımı population III yıldızlarının tüm karakteristik özelliklerini içeren ve eşi benzeri olmayan parlaklıkta bir galaksi buldular.

Harvard University astronomi departmanından Avi Loeb’e göre, araştırmacıların kanıtları oldukça kuvvetli.

Teorisyenlerin öngörülerine göre, erken evrende gaz bulutları görece olarak büyük patlamadan daha sıcaktı ve bundan dolayı yoğunlaşarak yıldızları oluşturmaya direndiler. Küçük miktarda görece ağır bir element kolaylıkla iyonlaşarak ve sıcaklığı radyasyon olarak yayarak bu gaz bulutlarının soğumasını sağlayabilirdi. Fakat, ağır elementler erken evrende henüz oluşmamışlardı; bundan dolayı da yıldızlar, çekirdekleri füzyon yayacak kadar yoğun olmadan önce devasa boyutlara ulaştılar- güneşten yüzlerce hatta binlerce kat daha büyükler. Bu yıldızlar, çok fazla ultraviyole ışık yayarak hızla ve yüksek sıcaklıkta yandılar, dolayısıyla birkaç milyon yıl içerisinde yanıp kül oldular.

Evrende gerçekleşen bu yanma şu anda evrende oluşan ağır elementleri oluşturdu. Yıldızların çekirdeklerindeki füzyon, hafif atomları bütün bir karbon, oksijen, demir ve toz bulutlarının, gezegenleri ve hayatı oluşturacak diğer bütün ağır atomların içlerine karıştırdı. Bu ağır elementler, yıldız hayatına son verip patladığında evrene yayıldılar. Bundan dolayı, evrende şuanda bulunan bütün gaz, daha kolay soğumasını sağlayacak ağır elementler içeriyor. Bundan dolayı da, sonuç olarak, yıldızlar antik atalarından daha küçük olmaya eğilimlidirler, daha az parlak yanarlar ve daha uzun yaşarlar.

Bilim insanları daha öncelerde population III yıldızlarının gök bilimcilerin göremeyeceği kadar küçük, karanlık, ilkel galaksilerin içerisinde bulunduğunu düşünüyorlardı. Fakat University of Lisbon’dan David Sobral’ın öncülük ettiği araştırma takımı Hawaii, Mauna Kea’da bulunan 8.2 metrelik Subaru Telescobe ile evren şimdiki halinin %6’sında iken ultraviyole dalga boylarında oldukça parlak olan galaksileri bulmak üzerinde yürüttükleri araştırmada, beklenmedik derecede parlak adaylar keşfettiler. Ultraviyole dalga boylarında parlayan diğer nesneleri bertaraf etmek için de araştırmalarını güvenilir kaynaklar olan Şili’deki Europe’s Very Large Telescobe,  Mauna Kea’daki Keck Telescobe ve Hubble Space Telescobe kullanarak genişlettiler.

İlginç bir şekilde, CR7 olarak adlandırılan galaksinin erken evrende şu ana kadar bulunmuş en parlak galaksi olduğunu doğruladılar. CR7 daha önce rekoru elinde bulunduran galaksiden 3 kat daha parlaktı. Bu galaksiden, iyonize hidrojenden gelen güçlü ultraviyole ışık olmasının yanında helyumdan gelen güçlü sinyaller de vardı ve başka sinyal alınamaması bu yıldızlarda ağır elementlerin olmadığını gösteriyordu. Bu özellikler population III yıldızlarından bekleneni karşılıyordu.

Astrophysical Journal ‘da yayımlanan bu çalışma, şimdiye kadar teoride kalan ilk nesil yıldızların ve galaksilerin gerçekte var olduğunu görmemizi sağladı. CR7 ile ilgili, nasıl büyük patlamadan uzun yıllar sonra böylesi büyük bir population III galaksisinin var olabildiği, gibi cevaplanamamış bazı sorular da mevcut. CR7’nin yakın gelecekte bir population III galaksisi olmadığı bile iddia edilse, bu araştırmada elde edilen bulgular, galaksiler ve kara deliklerin erken evrendeki formasyonları ile ilgili bilim insanlarına yeni fikirler vermesi açısından oldukça önem taşıyor.

 


Kaynak:
Daniel Clery(June 17, 2015), Astronomers spot first-generation stars, made from big bang, ScienceMagazine Retrieved on 17 June 2015 from http://news.sciencemag.org/space/2015/06/astronomers-spot-first-generation-stars-made-big-bang
Kapak fotoğrafı: ilk nesil galaksilerin illüstrasyonu Credit: ESO/M. Kornmesser


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv