Evcil Kedilerin Ataları Bizleri Seçti, Biz Onları Değil!

Bir ev kedisini, doğrudan atası olan Yakın Doğu vahşi kedisinin yanına koyarsanız, farkı görmeniz bir dakika sürebilir.  Fakat vahşi kedi kızgın ve vahşi iken, yaklaşık 10.000 yıllık evcilleştirme say..
Görsel Telif:

Bir ev kedisini, doğrudan atası olan Yakın Doğu vahşi kedisinin yanına koyarsanız, farkı görmeniz bir dakika sürebilir.  Fakat vahşi kedi kızgın ve vahşi iken, yaklaşık 10.000 yıllık evcilleştirme sayesinde ev kedisi, dünyanın en ünlü evcil hayvanı olmaya yetecek kadar uslu ve uygundur. Bilim insanları şimdi bu dikkate değer dönüşümü gerçekleştiren genetik değişimleri belirlemeye başladılar. Kedi genomunun ilk yüksek kaliteli dizilimine dayanan bulgular, diğer canlılar, hatta insanların nasıl uysal hale geldiğine ışık tutabilir.

İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nde bir evrimsel biyolog olan ve domuzlar, köpekler ile diğer hayvanların evcilleştirilmesi üzerine çalışan Greger Larson şöyle açıklıyor: “Şimdiye kadar elde ettiğimiz şüphe götürmez bir delile en yakın olan şey bu. Evcilleştirmenin asıl yüzünü anlamaya, on yıl önce olduğumuzdan çok daha yakınız.”

Kediler, insan topluluğuna ilk defa 9500 yıl önce, insanlar Orta Doğu’da tarımla ilk meşgul olmaya başladıklarından kısa süre sonra girdiler. Tahıl depolarını işgal eden kemirgenlerin çektiği vahşi kediler, çöllerden köylere sızdılar. Burada, çoğu bilim insanının tahminine göre, kediler çoğunlukla kendilerini evcilleştirdiler ve en arkadaş canlısı olanlar, insanların yemek artıklarından ve korumasından faydalanabildiler. Er ya da geç, birisi gizlenmiş bir vahşi kediye bir parça yiyecek atmıştı veya yetim kalmış bir kedi yavrusunu yetiştirmek için ona sahip çıkmıştı. Binlerce yıl boyunca kediler, boyut olarak hafifçe küçüldüler, tam teçhizat post renkleri ve desenleri kazandılar ve (büyük oranda) geçmişlerindeki antisosyal eğilimlerden sıyrıldılar. İneklerden köpeklere kadar evcil hayvanlar, benzer değişimlerden geçtiler ancak bilim insanları, ilişkili genler hakkında nispeten az şey biliyorlardı.

evcil-kedilerin-atalari-bilimfilicom

Günümüzde yaygın olarak bilinen evcil çizgili kedilere çok benzeyen Afrika vahşi kedisi. Telif : Kim Wolhuter/National Geographic/Getty Images

Washington Üniversitesi’nde bir doktora sonrası olan Michael Montague’nin önderlik ettiği araştırmacılar şimdi bunların bazılarının yerini belirledi. Bilim insanları, 2007’de taslak şeklinde yayınlanmış olan evcil bir kedinin (dişi bir Habeş) genomu ile işe başladılar ve ardından kayıp dizilimler ile tanımlanmış genleri doldurdular. Elde ettikleri genomu, ineklerin, kaplanların, köpeklerin ve insanlarınkiyle karşılaştırdılar.

Proceedings of the National Academy of Sciences‘da yayınlanan inceleme, evcil kedilerdeki hızlı veya çok sayıdaki genetik değişimin işaretlerini gösteren 281 geni (yakın zamanda gerçekleşen seçilimin bir işareti olan) ortaya çıkardı. Bunlardan bazıları, kedilerin en çok güvendiği duyular olan duyma ve görme ile ilgili görünüyordu. Diğerleri, yağ metabolizmasında bir rol oynuyordu ve muhtemelen kedilerin yüksek orandaki etobur hayat şekline doğru gerçekleşmiş olan bir adaptasyondu.
Fakat, en şaşırtıcı bulgular, ekibin 22 evcil kedinin (geniş bir cins ve bölge çeşitliliğini temsil eden) genomunu dizip bunları iki Yakın Doğu ve iki Avrupa vahşi kedisinin genomlarıyla karşılaştırdığı zaman ortaya çıktı. Araştırmacılar, kediler vahşi halden evcil hale geçiş süreçlerinde değişmiş olan en az 13 geni ortaya çıkardı. Burada keşfedilen bazı genlerin çalışmasını durdurarak yapılan fare deneylerine dayanan bulgular, korku tepkileri ve yiyecek ödülleri verildiği zaman yeni davranışlar öğrenme yeteneği de dahil, algı ve davranışta bir rol oynuyor gibi görünüyordu. Montague şöyle açıklıyor: “Bu durum, kedilerin evcilleşmesi hakkında bildiğimiz şey ile alay ediyor. Çünkü onların, yeni yerler ve kişilerden daha az korkar hale gelmiş olmaları gerekir ve yiyecek vaadi onların bir yere kaybolmamasını sağlamış olmalıdır.”

Çalışmaya katılmamış olan İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nden önde gelen bir karşılaştırmalı genomcu olan Kerstin Lindblad-Toh, “tezde en sevdiğim bölüm bu,” diyor. Takımın tanımladığı birkaç genin, öğrenme ve hafızada önemli bir paya sahip olan ve muhtemelen insanlarda da seçilmiş olan glutamat alıcıları için şifrelendiğini belirtiyor. “Beyinlerimizin gelişmesini sağlayan ve bizi sosyal olarak karşılıklı şekilde etkileyen genleri bulduk.”

Takım ayrıca evcil kedilerde, gelişmekte olan ceninde kafatası şeklinden kürk rengine kadar herşeyi etkileyen kök hücreler olan sinirsel taç hücrelerinin göçünü etkileyen beş gen buldu. Bu durum, bu gibi hücrelerin evcilleşmenin temel kontrol anahtarlarını yönetmiş olabileceğini öne süren yeni bir önermeyi destekliyor ve ilk olarak Charles Darwin tarafından farkedilen bir gizem olan evcil hayvanların neden daha küçük beyinler ile belirli renk desenleri gibi ortak özellikleri paylaştığını açıklıyor.

Eğer kediler, diğer evcil hayvanlarınkine benzer genetik değişimler gösteriyorsa, neden diğer favori evcilimiz olan köpeklerden hâlâ biraz daha vahşiler?

College Station, Texas A&M Üniversitesi’nden bir genetikçi olan eş yazar William Murhpy, kedi genomunun, köpek genomundan daha az yoğun ve daha yeni evrimsel baskıya uğramış göründüğünü söylüyor; köpeklerin bizimle 30.000 yıla kadar yaşamış olduğunu düşündüğümüzde bu şaşırtıcı değil. “Kediler köpekler ve diğer evcil hayvanlar gibi bir amaç için seçilmemişti,” diye tahminde bulunuyor Murhpy. “Onlar öylesine takılıyordu ve insanlar onlara hoşgörü gösterdiler.”

Yine de Larson, yazarların tezlerinde yaptığı gibi kedileri “yarı evcilleşmiş” olarak adlandırmanın adil olmadığını düşünüyor. “Evde iki kedim var ve onlar dünya üzerindeki herhangi bir hayvan kadar evciller,” diyor. “Kedilerin sadece kanepede oturduğu, onlara karşı önemli bir tehdit olması gereken köpekleri ve primatları görmezden geldiği evler var.”
36 tane vahşi kedi türü yok olma tehlikesi ile karşı karşıyayken, dünya genelindeki ev kedilerinin sayısı ise şu an yarım milyarı aşıyor.

evcil-kedilerin-atalari1-bilimfilicom

Wuzhuangguoliang Neolitik bölgesinden elde edilen evcil kedi kafatası yandan görünüşü (Shaanxi, MÖ 3200-2800 )

‘Archéozoologie, Archéobotanique: Sociétés, Pratiques et Environnements’ laborutavarı (CNRS/MNHN) ekibinin, İngiltere ve Çin’deki meslektaşlarıyla ortaklaşa yaptıkları başka bir çalışmada ise, Çin’deki tarımsal yerleşim yerinde bulunan kedi kalıntılarına uyan ve yaklaşık MÖ 3500 yılına kadar uzanan türler başarıyla belirlendi. Tüm kemikler, bütün çağdaş kedilerin soyundan geldiği, batı vahşi kedisinin uzak bir akrabası olan leopar kedisine ait. Böylece bilim insanları, kedilerin Çin’de MÖ 3.000 yılından önce evcilleşmeye başladığının kanıtını sağladılar. Bu senaryo, Orta Doğu’da tarımın doğumu sonucu insanlar ile kediler arasındaki ilişkinin gelişmesiyle karşılaştırılabilir.
Bulgular 22 Ocak 2016’da PLOS ONE bülteninde yayınlandı.

2001 yılında, Pekin’deki Çin Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, kuzey Çin’deki (Şanji ili) tarımsal yerleşim bölgelerinde, yaklaşık MÖ 3500 yılına uzanan kedi kemikleri keşfetmişti. Bu, Çin’de MÖ dördüncü binyılda küçük Çin kedileri ile insanlar arasındaki ilişkinin kanıtı mıydı? Veya Yakın Doğu’dan gelen ilk evcil kedilerin Çin’e varmasının sonucu muydu? Kemiklerin ait olduğu türü belirlemeden, bu iki kuram arasında karar vermenin bir yolu yoktu. Çin’de dört farklı küçük kedi türünden daha azı bulunmasa da, çağdaş kedilerin soyundan geldiği alt türler (Felis silvestris lybica) orada hiç kayda geçmemişti.

Felis silvestris lybica

Felis silvestris lybica

Soruya karar vermek için, çoğunlukla CNRS’den olmak üzere, Fransa Ulusal Tarih Müzesi’nden (MNHN), Aberdeen Üniversitesi’nden, Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden ve Şanji İli Arkeoloji Enstitüsü’nden bilim insanları bir araya gelerek, kalıntılarda DNA mevcut olmadığı zaman geleneksel yöntemler kullanılarak farkları algılanamayacak kadar fazla şekil benzerliklerine sahip bu gibi küçük kedilerin kemiklerini ayırt etmenin tek yolu olan geometrik morfoloji çözümlemesine giriştiler. Bilim insanları, MÖ 3500’ten 2900’e uzanan Şanji ve Henan’dan beş kedinin çene kemiğini çözümledi. Yaptıkları çalışmayla, kemiklerin tamamının leopar kedisine (Prionailurus bengalensis) ait olduğu açık bir şekilde belirlendi. Bugün halen Doğu Asya’da yaygın olan ve batı vahşi kedisinin (Felis silvestris lybica) uzaktan akrabası olan bu vahşi kedi, güçlü bir insan varlığının bulunduğu sık alanlara olan isteğiyle biliniyor. Yakın Doğu ve Mısır’da olduğu gibi, leopar kedileri, muhtemelen tahıl depolarından faydalanan kemirgenlerin çoğalmasıyla birlikte Çin yerleşim yerlerine çekildiler.

Bu sonuçlar, Yakın Doğu ile Mısır’da gerçekleşenlerle kıyaslanabilir bir sürecin, MÖ sekizinci binyılda Çin’de tarımın doğmasının ardından bağımsız şekilde geliştiğini gösteriyor. Çin’de, insanlar ile ilişki kurmaya başlayan kedi, batı vahşi kedisi (F. silvestris) değil, leopar kedisiydi (P. bengalensis). Bu nedenle kedi evcilleşmesi, en azından dünyanın üç bölgesinde, tarımın kökenlerine yakın şekilde bağlı.

Bununla beraber bugün Çin’de bulunan evcil kediler, leopar kedisinin değil, onun akrabası olan F. silvestris lybica‘nın soyundan geliyor. Bu kedi, bu yüzden cilalı taş devrinin bitmesinin ardından Çin yerleşim yerlerinde leopar kedisinin yerini aldı. Peki Roma ve Hun imparatorları Doğu ile Batı arasında bağlantılar kurmaya başladığı zaman, İpek Yolu’nun açılması ile birlikte mi gelmişti? Cevaplanması gereken sıradaki soru bu.


Kaynaklar:

  • David Grimm, “The genes that turned wildcats into kitty cats”  <http://www.sciencemag.org/news/2014/11/genes-turned-wildcats-kitty-cats>
  • Samme Chittum, “Ancient Ancestor of Domestic Cat Chose Us, Not the Other Way Around” <http://www.lifewithcats.tv/2016/02/26/ancient-ancestor-of-domestic-cat-chose-us-not-the-other-way-around/>
  • CNRS. “Cats domesticated in China earlier than 3000 BC.” ScienceDaily. ScienceDaily, 25 January 2016. <www.sciencedaily.com/releases/2016/01/160125100118.htm>.

Makale Referans:

  • Jean-Denis Vigne, Allowen Evin, Thomas Cucchi, Lingling Dai, Chong Yu, Songmei Hu, Nicolas Soulages, Weilin Wang, Zhouyong Sun, Jiangtao Gao, Keith Dobney, Jing Yuan. Earliest “Domestic” Cats in China Identified as Leopard Cat (Prionailurus bengalensis). PLOS ONE, 2016; 11 (1): e0147295 DOI: 10.1371/journal.pone.0147295

Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv