Duygusal Çatışma Sürecinde Beyinde Neler Oluyor?

Hayat, bazen karşımıza anlam veremediğimiz, ne yapacağımızı, nasıl tepki vereceğimizi bilemediğimiz durumlar çıkarır. Bir şeyin hem olumlu, hem de olumsuz yanları varsa, karar vermek oldukça güç bir h..
Görsel Telif:

Hayat, bazen karşımıza anlam veremediğimiz, ne yapacağımızı, nasıl tepki vereceğimizi bilemediğimiz durumlar çıkarır. Bir şeyin hem olumlu, hem de olumsuz yanları varsa, karar vermek oldukça güç bir hâl alır. Hemen hemen hepimiz böylesi durumlarda, yani bir olayın hem olumlu hem de olumsuz yanları varsa söz konusu olaya dair; “Gülsem mi, ağlasam mı?” dilemmasını tepki olarak ortaya koyarız. Peki beynimiz bu anlara dair süreci nasıl işletiyor olabilir? Yani böylesi “Gülsem mi, ağlasam mı?” ikilemlerinde beynimiz nasıl bir karar sürecini hayata geçiriyor?

Geçmişte yapılan çalışmalar, beynin bir şeyin olumlu mu, olumsuz mu olduğunu belirlemede işlettiği mekanizmayı ortaya koymuştu. Ancak ne var ki; bu araştırmaların büyük çoğunluğu iki ayrı parça içeren koşullara odaklanmıştı. Yani katılımcılara ya tamamen olumlu bir uyaran (gülen bir bebek ya da aşık bir çift) verilmiş ya da tamamen olumsuz bir uyaran (bir ceset) sunulmuştu. Ancak son yapılan bir araştırmada, söz konusu koşullar biraz daha kompleks hâle getirilerek, hem olumlu hem de olumsuz uyaran içeren durumların ölçümleri yapıldı.

Human Brain Mapping‘de yayımlanan çalışmada, verilen koşul olumlu ve olumsuz olduğunda “kararı” belirleyen nöral mekanizma belirlenmek ve duygusal olarak belirsiz olan faklı koşullar kategorize edilmek istendi. Duygusal belirginliğin eksikliğini simüle etmek için, araştırmacılar; katılımcılara, Quentin Tarantino’nun “Rezervuar Köpekleri” filmi gibi duygusal-çatışmalar içeren filmlerden sahneler izlettiler. Filmi izlememiş olanlar için “spoiler” vermeden kısaca konuyu açıklığa kavuşturalım; film, bir kişi kurbanıyla gayet arkadaşça bir tavırda gülüşüp, konuşup, dans ederken, ona aynı zamanda da işkence ettiği sahneler içeriyor ve oldukça fazla sayıda kompleks durumları başarıyla sergiliyor. Çalışmada yer alan katılımcılar, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ile takip edilirken, bir yandan da filmin söz konusu bu sahnelerini izlediler ve sonrasında da izledikleri sahnelerin bir çatışma içerip içermediğini araştırmacılara bildirdiler. Öte yandan katılımcılar, filmdeki her ana dair olumlu ögelerin ve olumsuz ögelerin hangi oranda baskın olduğunu oyladılar. Böylelikle, olumlu unsurlar baskınsa söz konusu sahnenin izlenmesi haz verici olacak, olumsuz ögeler baskınsa izlemesi haz verici olmayacaktı.

Geçmişte yapılan çalışmalarda olduğu gibi, araştırmacılar iki aktif ağ örgüsü belirlediler. Bunlardan birisi, herhangi bir durumu olumlu olarak algılamızı yönetirken, diğeri de olumsuz olarak algılamamızı yönetiyor. Ve ilk defa olarak, araştırmacılar, beynin bu iki ağ arasında nasıl geçiş yaptığını belirlemeyi başardılar. Araştırma bulgularına göre, olumlu ya da olumsuz aktiviteler arasındaki geçiş beyindeki iki bölge tarafından olanaklı kılınıyor. Bu bölgeler; üst temporal sulkus (STS) ile alt paryetal lopçuk (IPL).  Bu alanlar, pozitif ve negatif ağların bir kısmını oluşturur, fakat aynı zamanda da; katılımcılar, film sahnesinin duygusal bir çatışma içerdiğini hissettiklerinde de etkin hale gelirler. Üst temporal sulkusun (STS), olumlu durumların yorumlanmasıyla bağlantılı olduğu bulgusuna ulaşılırken, alt paryetal lopçukun ise olumsuz durumların yorumlanmasıyla bağlantılı olduğu görüldü. Araştırmacılar, bu bölgelerin, beynin duygusal bir çatışmayı fark ettiğinde bir “uzaktan kumanda” gibi etkin bir şekilde harekete geçtiğini söylüyorlar. Söz konusu bu bölgeler, hangisinin aktif hangisinin inaktif olacağına karar vermek için ve böylelikle de hangisinin aktif olacağını belirlemede birbirleriyle “konuşuyor” gibi görünüyorlar. Araştırma, bu bölgelerin, duygusal bir çatışmada diğer beyin bölgeleri aracılığıyla baskın gelecek olan olumlu ya da olumsuz değeri etkileyebileceğini gösteriyor.

Yapılan bu araştırma, olumlu ya da olumsuz durumların yorumlanmasındaki nöral temelin kavranmasıyla, gelecekte, duygusal zorluklar yaşayan populasyonların nöral sistemlerini anlamamıza ön ayak olabilir. Böylelikle, bu populasyonlarda daha olumlu yorumlamaların ortaya çıkmasını mümkün kılacak iyileştirici tekniklerin gelişmesi mümkün hale gelebilir.


Kaynak ve İleri Okuma: 
– Christiane S. Rohr, Arno Villringer, Carolina Solms-Baruth, Elke van der Meer, Daniel S. Margulies, Hadas Okon-Singer.The neural networks of subjectively evaluated emotional conflicts. Human Brain Mapping, 2016; 37 (6): 2234 DOI:10.1002/hbm.23169
– University of Haifa. “When we’re unsure how to respond, how does our brain decide whether a situation is pleasant or not?.” http://www.haifa.ac.il/index.php/en/home-page3/1924-when-we-re-unsure-how-to-respond-how-does-our-brain-decide-whether-a-situation-is-pleasant-or-not (accessed September 26, 2016).


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv