Mitokondriyal DNA, Çekirdeksel DNA’yı Etkileyebiliyor

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, hücre içinde yaşamsal önem taşıyan genetik bilginin aktarımının, eskiden düşünüldüğü gibi tek yönlü bir telegrafa benzemediği, mitokondr..
Görsel Telif: Jay Reimer

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, hücre içinde yaşamsal önem taşıyan genetik bilginin aktarımının, eskiden düşünüldüğü gibi tek yönlü bir telegrafa benzemediği, mitokondriyal DNA’nın çekirdeksel DNA’dan aldığı emirleri yerine getirmekten fazlasını yapabildiği keşfedildi. Bu sonuç, çeşitli hastalıkların anlaşılması için yeni yollar sağlayabilir ve potansiyel tedavilerin geliştirilmesine yardımcı olabilir.

USC Leonard Davis Gerontoloji Okulu bilimcileri tarafından yürütülen araştırmada, mitokondriyel ve çekirdeksel genomların birlikte evrilerek (İng. co-evolve), bağımsız olarak birbirlerini karşılıklı olarak düzenledikleri ilk kez olarak ortaya kondu. Hücre içi DNA iletişiminin hücrenin içinde nasıl gerçekleştiğini anlamanın, her iki genomda kodlanmış olan genlerin koordinasyonunun ve yaşlanma ile hastalıklardaki rollerinin öneminin farkına varılmasını sağlayacağını belirtiyor, ekibin usta üyesi Changhan David Lee.

Cell Metabolism dergisinde yayımlanan bir makale ile duyurulan bu bulgular çok önemli, çünkü yaşlanmak hücrelerin parçalanmasına neden olup, kanser veya Alzheimer gibi hastalıklara yol açabiliyor. Bu nedenle, hücrenin içsel işleyişini anlamak, hayat kurtarıcı tıbbi ilerlemelere olanak sağlayabilir. Eğer hücrelerin işleyişi tam olarak anlaşılabilirse, yaşa bağlı hastalıklar konusunda daha güçlü bir kavrayış elde edilebilir.

İnsan hücreleri üzerinde çalışan ekip, bir hücre stres altında olduğunda ve besin açlığı çektiğinde, mitokondriyal DNA’da kodlanan küçük bir protein olan MOTS-c proteininin çekirdeğe ilerleyerek, genleri kontrol ettiğini ve antioksidan yanıtı da içeren bir savunma sistemini harekete geçirdiğini keşfetti.

Endosimbiyotik Kuram’a göre eskiden serbest yaşayan bakteriler olan mitokondriler, uzun süreden beri “hücre organeli” sıfatı taşımalarına rağmen, küçük de olsa hâlâ kendilerine ait bir DNA’ya sahipler. Şimdiye dek bu mitokondriyal DNA’nın çekirdek üzerinde kontrol sağlayabilecek iletiler kodlayıp kodlamadığı bilinmiyordu. Aslında eskiden beri, hücrenin inşası ve işlemesi için gereken tüm genetik şablonun çekirdekte bulunduğu düşünülüyordu. Yeni keşif, içimizde taşıdığımız iki ayrı genomun birlikte evrilerek, karşılıklı olarak birbirlerini etkilediklerini netleştirdi. Şu anda var olan ilaçlar, sadece çekirdeksel genomdaki taslak dikkate alınarak hazırlanıyor. Günün birinde, mitokondri bazlı tedaviler de geliştirilebilir.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv