Post Author Avatar
Gürkan Akçay
Boğaziçi Üniversitesi - Yazar / Editör
İnsanın gezegenimizdeki eşi-benzeri görülmemiş etkisini hepimiz biliyoruz. Bu etkilere dair herhangi bir haber okumadığımız gün neredeyse yok. Ekonomik çıktılar üzerine kurulu bir dünya kavrayışının hakim olduğu günümüzde, insanın bu çıktılar temelinde yürüttüğü pek çok etkinliğin de iklim üzerinde ya da diğer canlıların yaşamı üzerinde gözardı edemeyeceğimiz son derece olumsuz etkileri söz konusu.

Gezegenimiz üzerindeki etkimiz o kadar büyük ki, bazı bilimciler insanlığın gezegendeki egemen etki haline geldiği gerçeğinden yola çıkarak, içerisinde bulunduğumuz dönemin, jeolojik kayıtlarda, insan faaliyetleri tarafından tamamen değiştirilen bir süreç (Antroposen çağı) olarak tanımlanması gerektiğini düşünüyor. Peki, insanların artık evrimdeki yeni bir güçlü kaymanın sorumlusu olduğunu biliyor muydunuz? Gezegen üzerindeki etkimiz o kadar derin ve neden olduğumuz değişiklikler o kadar güçlü ve yaygın ki; milyonlarca türün evrimsel kaderini ellerimizde tutuyoruz.

Peki, evrimi bu denli derin biçimde şekillendiren bu değişiklikler nelerdir?

Neden olduğumuz kirlilik, ötrofikasyon (sudaki azot ve fosfatın artması), şehirleşme, ormanların yok edilmesi, habitatların parçalanması, küresel iklim değişikliği, aşırı ve kontrolsüz avlanma, egzotik türlerin istilası, evcilleştirme, yeni hastalıkların ortaya çıkması ve eski hastalıkların ortadan kalkması... Ve bunlar etkilerimizden yalnızca birkaçı.

Modern yaşam biçimi ve ekonomik çıktılara dayalı politik sistemlerin evrimi ne denli hızlı ve derin biçimde şekillendirdiğine dair yalnızca bir ay önce bir dizi bilimsel çalışma yayımlandı. Ağustos 2016'da PNAS'da yayımlanan güncel bir araştırma ve Philosophical Transactions of the Royal Society B'de yayımlanan bir dizi araştırma; insanlığın, yeni ve hızlı bir evrimsel değişimin sebebi olduğuna dair delilleri tekrar gözden geçiriyor. Bu değişimlerin bir çoğunun (belki hepsinin) evrimsel etkileri söz konusu. Bu değişimlerin günümüze ait etkileri ölçülebiliyor. Bunlardan bazıları küresel düzeyde bir role sahipken, örneğin; antropojenik (insan kaynaklı) iklim değimi gibi, bazıları ise daha lokal düzeyde, örneğin; kirlilik ve artan kentleşme gibi, etkilere sahip.

Şimdi konuyu daha somut hale getirmesi açısından birkaç örnek verelim.

Ticari balıkçılığın, vahşi balık türleri üzerinde derin etkiler oluşturduğunu biliyoruz. Ticari balıkçılıkta olduğu gibi, büyük balıkların hedef alınması, bazı türlerin daha küçük kalmasına ve çok daha küçük ve erken yaşta olgunluk aşamasına ulaşmasına neden olmuştur. Yapılan araştırmalar, insan etkisinin son derece bariz olduğu kentsel bölgelerde, --yerli ve yabancı-- bitki ve hayvanların; insanın --kendisi için-- çevre düzenlemesine bağlı olarak evrimleştiğini ortaya koyuyor. Bunun en ünlü örneği de, biyolojide sınai melanizm olarak bilinir. Örneğin, 1800lü yıllar sırasında İngiltere'de, Sanayi Devrimi ile artan sanayileşme ağaç gövdelerinin üzerini kirli bir örtünün kaplamasına neden olmuş ve doğal seçilimin bir sonucu olarak bu durum açık renkli güvelerin sayısında büyük bir azalmaya neden olurken, koyu renkli bireylerin avcı kuşların avı olmaktan kurtulmasına ve hayatta kalmasına neden olmuştur. Fakat, 1970lerde ise oluşan bu kirlilik ortadan kalktığında, durum tam tersine dönmüş ve sayısı artan koyu renkli güveler bu kez av olmaya başlamıştır. Belgelenen diğer değişiklikler arasında, kentleşmiş bölgelerde yaşayan kuş popülasyonlarında tüylerin renklenmesindeki değişimler, suların ciddi kirliliğine karşı balıkların dirençleri ve kaldırım kenarlarında yetişen bitkilerin tohumlarını yayamaması yer alıyor.

Bir başka örnek ise antibiyotik direncidir. Antibiyotik direnci, günümüz türleri arasında evrimimizin en açık örneklerinden birisidir. Bu aynı zamanda da, insan sağlığı ve bulaşıcı hastalıkları kontrol altında tutabilme çabalarımız açısından kötü haber anlamına gelir. Mikroplara karşı adeta bir antibiyotik geliştirme yarışındayız. Yarışı kimin kazanacağı ise, hâlâ belirsiz. Şüphesiz ki doğanın da bir adaleti var; çevrede bu denli umursamaz etkiler bırakan insan elbette ki kendi evrimini de etkiliyor. Belki de en büyük etkilerden birisini de kendi evrimimiz üzerinde oluşturuyoruz. Hâlâ evrimleşmeye devam ediyoruz ve bazen bu durum çok şaşırtıcı biçimlerde ortaya çıkabiliyor. Neden olduğumuz çevresel değişimler diğer türleri etkilerken bizleri de es geçmiyor tabi ki, bu değişimlerin etkilerinden kaçmamız mümkün değil.

Geçmişte insan evrimine dair dramatik örnekler bulabiliriz ve bu örnekler günümüzle de paralellikler gösteriyor. En iyi örneklerden birisi; 5.000 yıl öncesi ve 10.000 yıl öncesi arasındaki tarım gelişimidir. Tarım gelişimi, en az dokuz farklı yerde bağımsız olarak gerçekleşti ve çoğu durumda da büyük çevresel, sosyal ve ekonomik değişikliklerle ilişkilendirildi. Bu durum, büyük ölçekli insan göçlerine, dillerin ve kültürün hızla yaygınlaşmasına ve homojenize edilmesine ve teknolojide büyük değişikliğe yol açtı. İnsanın yerleşim şekillerinde, yaşam biçimlerinde ve sosyal koşullarında önemli değişiklikler görüldü, insanlar daha küçük arazileri işgal ediyor, daha yoğun yaşıyor, daha fazla yerleşik hale geliyor ve ilk kez bu denli kentsel yaşama yöneliyor. Diyetimizde, tüketilen gıdaların çeşitliliğindeki büyük bir azalma da dahil olmak üzere büyük bir değişim meydana geldi. Kalabalık ve sağlıksız koşullar, evcilleştirilen hayvanların taşınması ve insan yerleşim bölgelerindeki zararlı türler sonucu tecrübeli patojenlerin sayısı ve çeşitleri önemli ölçüde değişiyor. Epidemiyolojik geçiş ile bulaşıcı hastalık sayısı giderek kalınlaşan bir kitap haline geliyor.

Tüm bu örnekler size tanıdık geliyor mu? Gelmeli, çünkü hepsi bugün şu anda meydana geliyor ve artan bir ivme ile de hızlanmaya devam ediyor. Bugün Dünya üzerinde 7 milyardan fazla insan yaşıyor ve giderek daha hızlı biçimde kentleşen bir tür haline geliyoruz, çevresel etkimiz ise küresel boyuta ulaşmış durumda. Bu derin değişiklikler bugün insan genomunda, günümüz hastalıklarının % 86'sından fazlasında görülüyor. Dahası, dünya üzerindeki insanların büyük çoğunluğu bugün modern tıbbın gelişiminden faydalanamıyor. Mevcut ekonomik sistem, kavrayışı gereği, elde edilen kârı insan sağlığından daha ön planda tutuyor. Dolayısıyla, doğal seçilim kendisini yoksullar arasında daha yoğun gösteriyor.

Evrimsel süreç boyunca geleceği düşünme kapasitesine sahip olan ilk türüz. Geçmişten ve bugünden dersler çıkararak geleceğimizi planlamak durumundayız. Bugünkü eylemlerimizin, yüzlerce, hatta binlerce yıl boyunca evrimi şekillendirecek bir olay zincirini ortaya koyacağının bilinciyle hareket etmek durumundayız. Hiçbir şey birbirinden bağımsız değildir, "hayır" diyemediğimiz her olumsuz durum daha kötü bir evrimsel olay örgüsünü karşımıza çıkaracak.

Evrim yürüyor ancak aldığımız kararlardan bağımsız yürümüyor. (Bkz. Değiştirdiğimiz Çevre, Hem Bizim Hem Diğer Türlerin Evrimini Etkiliyor)




Kaynaklar ve İleri Okuma:

Proceedings of the National Academy of Sciences. "Global urban signatures of phenotypic change in animal and plant populations." http://www.pnas.org/content/early/2017/01/01/1606034114.short
Philosophical Transactions of the Royal Society B. "Human influences on evolution, and the ecological and societal consequences." http://rstb.royalsocietypublishing.org/content/372/1712
Heredity. "The peppered moth and industrial melanism: evolution of a natural selection case study." https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3668657/
- TheConversation. "Humans are driving a new burst of evolution including possibly our own." https://theconversation.com/humans-are-driving-a-new-burst-of-evolution-including-possibly-our-own-72578
- Görsel Kaynak: NIAID. Wikimedia Commons, CC BY-SA




Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu "Kullanım İzinleri"ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.
Kaynak ve İleri Okuma
Etiket

Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?

Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.

Destek Ol

Yorum Yap (0)

Bunlar da İlginizi Çekebilir