Enfeksiyon Kurallarını Yerle Bir Eden Yeni Virüs

Yeni tespit edilen bir virüs türü, virüslerin konak vücutta bir bütün virüs bulunduğu takdirde ürediği ve bulaştığı ile ilgili alışılagelmiş bilgilere meydan okumasıyla şaşkınlığa sebep oldu. Virüsler..
Görsel Telif:

Yeni tespit edilen bir virüs türü, virüslerin konak vücutta bir bütün virüs bulunduğu takdirde ürediği ve bulaştığı ile ilgili alışılagelmiş bilgilere meydan okumasıyla şaşkınlığa sebep oldu. Virüsler, genlerini hücreye aktardığında konak hücrenin enfeksiyon kapmasına sebep olur. Peki virüsün parçalandığını ve parçaların (farklı virüs genlerinin) bir hayvanın farklı hücrelerine yerleştirildiğini düşünelim. O halde virüsün etkisinden bahsedemememiz gerekirdi değil mi?

Ancak, US Army Medical Research Institute of Infectious Disease araştırmacıları, bu şekilde parçalara ayrılmış olmasına rağmen işleyebilen bir sivrisinek virüsü keşfetti: Sivrisineğin enfekte olması için virüsün ayrık parçalarını bünyesinde toplaması gerekiyor. Yani ekip, yapısal parçalarının sonradan bir araya toplandığı; hücre duvarına atıldığında bir arada bulunmamalarına rağmen parçaların bir araya geldikleri bir viral eşlenik bulgusuna ulaştılar. Bu tür bir parçalı yapıya daha önce hayvan virüslerinde rastlanmamıştı.

Cell Host & Microbe dergisinde yayımlanan bu çalışmanın araştırmacılarından biri olmamakla birlikte, konuya ilgi duyan University of Sydney‘den virolog Edward Holmes’a göre, eğer bunu insan vücuduyla kıyaslayacak olursak; ayakları, gövdesi ve kolları farklı yerlerde olan bir insana benzetebiliriz. Virüste tüm bu parçalar sonradan bir araya gelip tek virüs olarak çalışıyor. Holmes, doğada buna benzer başka bir işleyişin olmadığını düşündüğünü söylüyor.

Normalde virüsler ustaca yapılmış enfeksiyon makinelerine benzetilebilir. Yaklaşık yarım düzine civarında gene sahip olurlar. Az sayıdaki bu genler, bakteri hücresinden 100 kat daha küçük olan tek bir viral parçacığın içerisinde bulunur ve yüzey kısımları sivri uçludur; böylelikle temas kurduğu her hücreye tutunabilir. Virüs, bir hücre yüzeyindeki almaçlarla etkileşime geçtiğinde hücrenin dış yüzeyindeki zarı keserek kendi DNA ve RNA’sını hücre içine bırakır. Konak hücrenin enzimleri, virüs şablonuna bağlı olarak yeni virüsler üretmeye başlar ve yeteri kadar kopya üretildiğinde virüs hücreyi öldürerek, başka hücrelere girmek üzere serbest kalır.

İlk kez canlı sivrisineklerde keşfedilen “çok bileşenli” (İng. multicomponent) yeni bir virüs tipi olan Guaico Culex virüsü (GCXV) için ise durum biraz farklı. Guaico Culex’in genetik materyali bir şekilde 5 bağımsız parçaya bölünmüş (5 tane gene sahip) ve bu virüsle enfekte olması için sivrisineğin en az dört farklı parçaya maruz kalması gerekiyor. Araştırma ekibinden Jason Ladner beşinci parçanın zorunlu olmadığını, ancak bu beşinci parça da eklenirse virüsün konak canlıdaki etkisinin güçlenebileceğini söylüyor.

Ladner ve çalışma arkadaşları bu virüsü Trinidad’ın Guaico bölgesindeki bir Culex sivrisineğinde buldukları için virüs bu adla anılıyor. Culex sivrisinekleri A.B.D.’de oldukça yaygın ve Batı Nil Virüsü’nü yayabiliyorlar. Guaico Culex virüsü, Zika virüsü gibi güncel salgınları engellemek için yürütülen araştırmalar sırasında, sivrisinek-temelli virüslerin izolasyonu çalışmalarında keşfedildi.

Şimdiye kadar, çok bileşenli virüslerin yalnızca bitki ve mantarları enfekte ettiği düşünülüyordu. Fakat Trinidad yöresindeki sivrisineklerde GCXV çok parçalı virüsünün bulunması, akıllara başka hangi hayvanların bu virüsten enfekte olabileceği sorusunu getirdi. Bu tarz bir virüs memeli canlılara bulaşma eğilimi göstermezken, maymunlara bulaşan Jingmen virüs olarak isimlendirilen bölümlü (İng. segmented) virüs ile GCXV’nin yakından ilişkili olduğu bulgusuna ulaştı.

Ladner ve ekibinin son bulgularına göre, Jingmen virüsüne ilk kez insan olmayan primatlarda -Uganda’da yaşayan bir kırmızı colobus maymununda- rastlandı. Virüsün bu primatlardan insanlara sıçraması çok olasıyken, bütün Jingmen virüslerinin çok bileşenli olup olmadığı henüz belirsizliğini koruyor.

Çeşitli hücrelerde GCXV’in 3, 4 ve 5.genom bölümlerinden hangilerinin olduğu görülüyor. 63 kez büyütülmüş olan resimlerden sol üsttekinde 3.genom bölümünü içerenler yeşil renkli, sağ üsttekinde 4.genom bölümünü içerenler kırmızı renkli ve sol alttakinde 5.genom bölümünü içerenler mavi renkli olarak görülüyor. Sağ alttaki resimde de hücrelerin net durumu bulunuyor. Oklar dört farklı enfekte olmuş hücre tipine işaret ediyor: İçi dolu ok başı ile gösterilen hücrede 4 ve 5.bölümler eksik, İçi boş ok başı ile gösterilen hücrede 5.bölüm eksik, tam ok ile gösterilen hücrede 4.bölüm eksik ve kesikli kuyruğu olan ok ile gösterlen hücrede her üç bölüm de bulunuyor. Ölçek çubuğu 10 μm’yi temsil ediyor.


Kaynak ve İleri Okuma:
– Ladner, Jason T., Michael R. Wiley, Brett Beitzel, Albert J. Auguste, Alan P. Dupuis, Michael E. Lindquist, Samuel D. Sibley et al. “A Multicomponent Animal Virus Isolated from Mosquitoes.” Cell Host & Microbe (2016).
– Doucleff, M. “New Virus Breaks The Rules Of Infection.” 
< http://www.npr.org/sections/goatsandsoda/2016/08/25/491261766/new-virus-breaks-the-rules-of-infection >

Üst Görsel: Guaico Culex virüsü ile enfekte olmuş böcek hücreleri görülüyor. Farklı renkler, virüsün farklı parçaları ile enfekte olan hücreleri temsil ediyor. Sadece kahverengi hücreler enfeksiyonlu, çünkü virüsün tamamını içeriyorlar. (Telif: Michael Lindquist/Cell Press)


 

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv