Amerika Coğrafyasının Tarihine Karınca Genomu Işık Tutuyor

Bilimciler uzun süredir Panama Kıstağı‘nın (kıstak: her iki yanında deniz, göl, akarsu vb. olan iki büyük kara parçasını birbirine bağlayan ince kara parçası. Dar geçit, dar boğaz, kara boğazı, ..
Görsel Telif:

Bilimciler uzun süredir Panama Kıstağı‘nın (kıstak: her iki yanında deniz, göl, akarsu vb. olan iki büyük kara parçasını birbirine bağlayan ince kara parçası. Dar geçit, dar boğaz, kara boğazı, berzah veya istmus olarak da adlandırılır) 3 milyon yıl önce okyanustan belirerek, Kuzey Amerika ile Güney Amerika arasında büyük çaplı tür geçişlerinin olmasına olanak tanıdığını düşünüyordu. Ancak son zamanlarda hem jeolojik hem de biyolojik literatürde görülen çeşitli bulgu uyuşmazlıkları, bu senaryonun varolan kanıtları açıklamaya yetmeyeceğini ortaya koydu.

Şikago’da bulunan Field Müzesi araştırmacıları, bu kıtalararası tür geçişlerine ilişkin temel soruları yanıtlamak için asker karıncaların DNA’ları üzerinde en yeni genomik yöntemlerle çalıştı. Elde ettikleri sonuçları geçtiğimiz günlerde Molecular Ecology dergisinde yayımladıkları makale ile paylaşan ekip, iki kıta arasındaki karasal köprülerin sanılandan milyonlarca yıl önce kurulmuş olmasının muhtemel olduğunu buldu.

“Teknolojideki son gelişmeler artık genomik yöntemleri yaşam ağacının her yanına uygulamamızı sağlıyor; bu da bilimsel keşifleri giderek hızlandırıyor. Bu araçlar olmadan kıstak üzerindeki yinelenen türleşmenin çarpıcı şablonunu gün yüzüne çıkaramazdık. Yaptığımız çalışma, Orta Amerika’ya canlıların yerleşmesi için erken karasal bağlantılardan yararlanıldığını ortaya koyuyor ve ayrıca biyoçeşitlilik açısından kıstağın oynadığı önemli rolün altını çiziyor,” diyor Field Müzesi ve Şikago Üniversitesi’nde çalışan doktora öğrencisi Max Winston.

Adalarda Hiç Asker Karınca Yok

Peki seçilebilecek çok sayıda organizma varken, bu araştırma için neden asker karıncalar seçildi? Anlaşılan o ki, bu karıncaların biyolojisi karasal yayılım hakkında sorular sormak için onları ideal kılıyor. Örneğin tropiğin her yanında olmalarına rağmen, gerçek Karayip adalarında bir tane bile asker karınca yok. Bu beklenmedik bir şey gibi görünse de, açıklama kraliçe karıncanın kanatsız olmasında yatıyor. Kraliçe uçamadığı için kolonileşme sadece kara yoluyla yapılabiliyor. Bu da onların hava ya da deniz yoluyla yayılma olasılıklarını ortadan kaldırdığı için araştırma açısından yararlı oluyor.

“Bu araştırmada en çok hoşuma giden yan, Dünya’nın tarihi hakkında onlarca yıldır yanıtı aranan bir soruyu ele almak için organizmaların benzersiz biyolojisinden yararlanabilmemizdi. Asker karıncalar çok sayıda bireyden oluşan kolonileri olan, toplu olarak avlanıp, avlarını taşıyan yırtıcılardır,” diyen Max Winston, topluluk halinde yaşamak ve yayılmak zorunda olan canlıların çevreye dağılmasının oldukça zor olduğunu ekliyor.


Kaynak: EurekAlert, “Ant genomics help reshape biological history of the Americas
<https://www.eurekalert.org/pub_releases/2016-10/fm-agh102516.php>

İlgili Makale: Winston, M. E., Kronauer, D., & Moreau, C. S. (2016). Early and dynamic colonization of Central America drives speciation in Neotropical army ants. Molecular Ecology MEC-16-0655.R2.
<http://dx.doi.org/10.1111/mec.13846>


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv