Yaşam Ağacı Çizimlerini Genişletecek Yöntem: SİMFİ

Charles Darwin, 1859 yılında yayımladığı “Türlerin Kökeni Üzerine” adlı çığır açıcı kitabında yepyeni bir yaşam ağacı da çizmişti. Şimdiyse, Rutgers Üniversitesi araştırmacıları liderliğin..
Görsel Telif: Shapeways

Charles Darwin, 1859 yılında yayımladığı “Türlerin Kökeni Üzerine” adlı çığır açıcı kitabında yepyeni bir yaşam ağacı da çizmişti. Şimdiyse, Rutgers Üniversitesi araştırmacıları liderliğinde çalışan bir ekip, Darwin’in ağacını yeniden şekillendirmek istiyor.
Bilimde, mikropların etkilerinin yaşam ağacının her yanında nasıl gösterileceği netleştirilemeyen yeni bir çağa girildi. Bize gereken, disiplinlerarası bir yaklaşımla yaşamı sınıflandırmak. Çünkü yaşam, birbirine sağlıklı kalmak ve yaşamlarını sürdürmek için bağlı olan sayısız türü içeriyor. Örneğin bazı bakteriler, hem hayvanlar aleminin hem de bitkiler aleminin üyelerinin yaşamaları için son derece kritik rol oynuyor.

Rutgers Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi tarafından Trends in Ecology and Evolution dergisinde yayımlanan bir makalede, bu karşılıklı etkileşimlerin dahil edildiği bir yaşam ağacının nasıl hazırlanabileceğine değiniliyor. Ekibin usta üyelerinden Prof. Debashish Bhattacharya şöyle anlatıyor: “Bizim düşüncemize göre, bir bitki türü ile ilişkili olan bakteriler veya mantarlar, ayrı filogenetik sistemlerde (yaşam ağaçlarında) sınıflandırılmamalı; çünkü bunlar evrimin işleyen tek bir birimidir. Amacımız, iki boyutlu bir yaşam ağacını, çok boyutlu bir yaşam ağacına dönüştürmek ve türler arasındaki biyolojik etkileşimleri ağaca dahil etmek.”

Bir yaşam ağacı, farklı yaşam formlarının nasıl evrildiğini ve birbirleri ile nasıl bağlantılı olduklarını gösteren dallara sahiptir: Bakteriler, bitkiler, hayvanlar gibi. Dünya’nın biyoçeşitliliğinin büyük bölümünü mikroplar oluşturur; yani bakteriler, virüsler ve mantarlar (fungiler). Bunlar sıklıkla bitkiler, hatvanlar ve diğer ev sahipleri ile yararlı ya da zararlı etkileşimlere girer. Fiziksel olarak bağlantılı olup, birlikte evrilen yaşam formlarına  “simbiom” adı verilir.

Darwin’in “Türlerin Kökeni Üzerine” adlı eserinde çizdiği yaşam ağacı görülüyor.

Araştırmacılar, simbiomları da gösteren yeni bir yaşam ağacı yapısı öneriyor. Buna, simbiom filogenetiğinin kısaltması olarak SİMFİ (İng. SYMPHY) adını veriyorlar. Amaç, karmaşık hesaplama modelleri kullanarak, organizmaların ve ekosistemlerin evriminin daha geniş çaplı ve kapsamlı bir resmini çizebilmek. Şu an kullanılan yaşam ağaçları, simbiomları göstermeyip, tek tek türlerin ve soyların üzerine odaklanıyor; sanki her biri ağacın diğer dallarından bağımsızmış gibi.

Rutgers ekibi, genişletilmiş yeni yaşam ağacı biçiminin, bilimin pek çok alanında dönüştürücü etkileri olacağını tahmin ediyor. İşgalci türler, alternatif yakıtlar ve sürdürülebilir tarım gibi çevresel meselelerle başa çıkmada yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkıda bulunmasını umuyorlar.

“Organizmaları mikrobiyal partnerleri ile bağlantılandırırsak, bazı ekolojik koşulların ardında hangi türlerin olduğuna ilişkin şablonları saptayabiliriz. Örneğin eğer benzer yaşam alanları (mesela besin fakiri, yüksek tuz oranına sahip bölgeleri) olan farklı birkilerin kökleriyle ilişkili aynı mikrobu bulursak, tuza ve strese karşı dayanıklılığı arttıran yepyeni bir soy belirleme potansiyelimiz olur. Bunu da ekinleri yetiştirmede kullanabiliriz,” diyor Bhattacharya.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv