Tüm Elmaların Atası Olan Tür Koruma Altına Alınıyor

Kazakistan’ın yabanıl bölgelerinde, mütevazi bir meyve taşıyan mütevazi bir ağaç var. Bu ağacın meyvesini, büyük olasılıkla hiç yemediniz. Ama onun soyundan gelen ardılları, mutfağınıza sık sık ..
Görsel Telif:

Kazakistan’ın yabanıl bölgelerinde, mütevazi bir meyve taşıyan mütevazi bir ağaç var. Bu ağacın meyvesini, büyük olasılıkla hiç yemediniz. Ama onun soyundan gelen ardılları, mutfağınıza sık sık misafir oluyor. Evet, Kazakistan’daki bu ağacın torunları, günümüzde 7.500’en fazla çeşite sahip olan elmalar. Tüm o elma çeşitlerinin kökeninde bulunan gerçek yabani elma ağaçlarından biri olan söz konusu ağacın Latince adı ise Malus sieversii.

Pek çok bitki türü gibi, bu bitkinin de yaşam alanları sürekli imara açılıyor. Yanı sıra, iklim değişimi ağacın gelişmesini ve sağlıklı meyveler oluşturmasını güçleştiriyor. Kömür dağıtımında oluşan kesintiler nedeniyle yeniden odun kömürüne yönelen bazı Kazaklar, bu ağacın peşine düşüyor ve bunca zamandır balta girmemiş ormanlık alanlarda talana başlıyor. Ağacın başka çeşitlerle çok fazla melezlenmesi, genetik mirasını zayıflatıyor. Tarımsal genişleme, elmanın yayıldığı yaban alanlarını yerle bir ediyor. Meyvelere dadanan hayvanlar, ağaçları çıplak bırakıyor. Tüm bunlara ek olarak, iklime bağlı kayıplar da oluşuyor. Kısacası M.sieversii ağacının yaşamını tehdit eden unsurlar, günden güne çoğalıyor.

Cennet Bahçesi

Kazakistan’da İngilizce öğreterek birkaç yıl geçiren Liz Rattan, elmanın yerel kültürle nasıl iç içe geçtini fark etmiş. Her şey bir yana, Kazakistan’ın en büyük şehirlerinden biri olan Alma Ata’nın içinde geçen “alma” sözcüğü, aslında “elma” sözcüğünün eski söyleniş biçimi. Hakikaten de Alma Ata’da tam bir elma bolluğu var. Her yol kenarında, her manav tezgahında çeşit çeşit elmalar sizi selamlıyor. Ratan, yaşadığı yerde Tacik satıcılar tarafından bölgeden toplanan değişik çeşitlerin de satıldığını ve ticari amaçlı üretilen elmalardan en büyük farklarının büyüklükleri olduğunu anlatıyor. Yerel elmalar öyle devasa boyutlarda değiller. Ama taze ve kütür kütürler; çoğunun ucunda yaprak taşıyan küçük bir sapı var.

Kazakistan’daki yabani elma ağaçlarından biri

M. sieversii ağacının bulunduğu bölge, sıklıkla “elma cenneti” olarak adlandırılıyor. Elma cenneti, Kazakistan’ın yanı sıra Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan’ı da kapsıyor; hatta Çin sınırlarında kalan ufak bir alanı da. IUCN raporlarında, bu alandaki yabani elma sayısında yaşanan düşüşün, son 30 yıl için %70 olduğu belirtiliyor. Bu gidişle, yakın zamanda yabani elma ağaçlarının soyu tümden tükenebilir.

Elma Evrimi

Peki acaba yabani Kazak “alma”larında, bugün tanıdığımız kıpkırmızı koca elmalara nasıl gelindi? ETH Zürih’ten besin genetikçisi Amandine Cornille, elmanın genetik mirası üzerinde kapsamlı araştırmalar yapıyor. Elde ettiği bulgulara bakılırsa, M. sieversii‘den bizim tanıdığımız elmaya varan yolda, birkaç kuzen türün katkısı olmuş. Bu biraz da modern insanlığın durumuna benziyor. Biz büyük ölçüde “Homo sapiens“leriz; ama Neandertallerden ve Denisovanlardan gelmiş genetik katkıları da DNA’mızda taşıyoruz.

Cornille ve çalışma arkadaşları, en fazla genetik katkı yapan türün Malus sylvestris olduğunu saptamış bulunuyor. M.sierversii‘den farklı olarak, M.sylvestris lezzetli olmaktan çok uzak. Bu bitkinin iki türü olduğunu belirten Cornille şöyle anlatıyor: “Bir Kafkas çeşidi var, bir de Avrupa çeşidi var. Avrupa olan yaklaşık 1-2 santim kadar. Pek yenecek gibi değil; lezzetsiz. Bazı insanlar bolca şeker ekleyerek, bunun marmeladını yapıyor. Yabanda bu meyveyi asıl yiyen ise geyikler. “

Günümüzden 3000 ilâ 4000 yıl kadar önce,  Avrupa yengeç elması ile yabani Kazak elmasının tarımsal eşlenmesi başlamış ve bugünün elmalarının temeli atılmış. M.sierversii’ye bakınca, öncülün o olduğu fark ediliyor. Şimdilerde, yabani “alma”ların korunması için çeşitli önlemler hayata geçiriliyor. Internet üzerinden bitkiyi ya da tohumlarını satın alabiliyor ve yaşayıp çoğalmasına yardımcı olabiliyorsunuz. Eğer bu tür bilinçli çabalar harcanmazsa, çok geçmeden kendimizi yabani elmayı yitirmiş durumda bulabiliriz.

Sağda yabani Kazak elması ağacı (20 metre kadar) ve solda evcil elma ağacı (yaklaşık 4 metre) görülüyor. Büyüklük karşılaştırması için insan figürü eklenmiş.


Kaynaklar:

  • Discover, “The Mother of All Apples Is Disappearing”
    <http://blogs.discovermagazine.com/crux/2017/06/08/original-wild-apple-going-extinct/>
  • The Forest Garden Vision
    <https://www.slideshare.net/ethanappleseed/the-forest-garden-vision>

Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv