Şempanzeler, Basit Bir Oyunda 4 Yaşındaki Bir Çocuk Kadar Başarılı Olabiliyor

Şempanzeler, bizim üç el hareketiyle oynadığımız taş-kağıt-makas oyununda el hareketleri arasındaki ilişkiyi öğreniyor ve oyunu dört yaşındaki bir çocuk kadar iyi oynayabiliyor.
Görsel Telif: apple2499 / Shutterstock

Bir oyunu oynayabilmeniz için, kurallarına dair temel bir kavrayışa sahip olmanız gerekir. Fakat, bu kuralları öğrenme ve beynimizde yürütme süreci kendi içerisinde oldukça etkileyicidir. İnsanlar söz konusu olduğunda bu durum pek de şaşırtıcı değildir. Peki, şempanzelerin de, dört yaşındaki bir çocuk kadar iyi birer oyuncu olduğunu söylesek, ne düşünürsünüz?

Japonya’daki Kyoto University’den bilim insanları, bizim üç el hareketiyle oynadığımız taş-kağıt-makas oyununda el hareketleri arasındaki ilişkiyi öğrenebildiklerini ve oyunu dört yaşındaki bir çocuk kadar iyi oynayabildiklerini ortaya koydu. Primates‘de yayımlanan çalışmada, çeşitli yaşlarda hem dişi hem de erkek şempanzelerin bulunduğu 7 şempanzeyle bir deney yürütüldü.

Şempanzeler bizden daha karmaşık yapıda ellere (aşağıdaki görsel) sahip olmalarına rağmen, bizim oyunda kullandığımız işaretleri yapabilmelerine dair herhangi bir eğitim almadılar. Bunun yerine, şempanzelere, bu sinyalleri gösteren hem insan hem de şempanze eli bilgisayar ekranında birlikte gösterildi.

Ve öğrenme süreci başlıyor.

Hayvanlar, rahat bir deney kabinine oturtuluyor ve ekrandaki doğru seçime dokunduklarında, zil sesinin ardından bir dilim elma ile ödüllendiriliyorlar, yanlış seçimlerde ise “vızlama” sesi çalıyor ve şempanzeye yiyecek verilmiyor. Bu deney, günde üç kez olacak şekilde ve her seferde 48 deneme ile yürütüldü. Şempanzeler işaretler arasındaki ilişkiyi öğrendikçe, karmaşayı arttırmak için farklı sinyaller de yavaş yavaş deneye dahil edildi. Sonuçta, 7 şempanzeden 5’i, hem insan eli hem de şempanze elinin bulunduğu resimlerle yürütülen bütün eğitim programını tamamladı. Ortalama 307 denemenin ardından, şempanzeler, insan eliyle gösterilen işaretlerde de ustalaştılar.

Görsel: Gao et al. (2017)

Sonrasında ise, şempanzelerin öğrenme kapasitelerinin çocuklarınkine kıyasla ne durumda olduğunu görmek için, araştırmacılar aynı oyun kurallarını, okul öncesi çağında bulunan ve yaşları 3 ila 6 arasında değişen 38 çocuğa öğrettiler. Bir anaokulunda yürütülmesinin dışında, çocuklarla yürütülen deney, şempanzelerle yürütülenin birebir aynısıydı. (Çocuklara doğru işareti seçtiklerinde bir dilim elma yerine; zil sesi ve mutlu bir şempanze görseli gösterildi. Deney sonunda, gösterdikleri performanstan bağımsız bir şekilde, çocuklara, katılım gösterdikleri için minik çıkartmalar hediye edildi.)

Şempanzelerle karşılaştırıldığında, çocukların büyük çoğunluğu kuralları daha hızlı kavradı (12 denemenin ortalama 5’inde). Fakat, çocukların başarısı, büyük oranda yaşlarıyla ilişkiliydi. 4 yaş altı bütün çocukların elde ettikleri skor oldukça düşüktü ve doğru el işaretini seçmeleri tamamen şans eseriydi. Araştırmacılar, bu dairesel problem için dört yaşın, kritik yaş olduğunu, dört yaş altı çocuklar için oldukça zorlayıcı olduğunu ve büyük çocuklar için oyunun zaten tanıdık olmasının muhtemel olduğunu belirtiyorlar.

Görsel: Gao et al. (2017)

Verilerin hesaplanmasının ardından, oyunun kurallarını öğrendikten sonra, şempanzelerin; taş-kağıt-makas oyununda 4 yaşındaki bir çocuk kadar başarılı olabildikleri sonucuna ulaşıldı. Araştırma sonuçları, kendimiz dışındaki hayvanların dairesel ilişkileri nasıl öğrendiklerini araştıran daha önceki araştırma sonuçlarına bir yenisini daha ekliyor ve konuya ilişkin yeni araştırmalar için de basamak olma özelliğini taşıyor.

Birkaç sene önce Matsuzawa yeni bir bilgisayar görevi oluşturdu. Ekrandaki çalıştırma düğmesine basınca 1 ila 5 arasındaki sayılar rastgele bir sırayla görünüyordu. 0.65 saniye sonra sayılar küçük beyaz karelere dönüşüyorlardı. Görev beyaz karelere hangi karenin hangi sayı olduğunu hatırlayarak doğru sırayla basmaktı.

Şempanze Ayumu bu görevi yaklaşık % 80 doğrulukta tamamladı ve bu oran ortalama Japon çocukları ile aynıydı. Bunun ardından Matsuzawa sayıların görünür olduğu süreyi 0.43 saniyeye düşürdü ve bu durum Ayumu için neredeyse hiçbir fark oluşturmazken, çocukların başarısında ciddi bir düşüş gerçekleşti ve % 60’lara indi. Matsuzawa sayıların gözüktüğü zaman dilimini tekrar azaltıp 0.21 ‘e indirdiğinde, Ayumu hala % 80 başarı gösterirken, çocukların başarısı% 40’a düştü.

Deney, Inuyama’daki tüm şempanzelerle birlikte Ayumu’nun da sıradışı bir görsel hafızaya sahip olduğunu ortaya çıkardı ancak hiçbiri Ayumu kadar iyi değildi. Daha sonraki deneylere Matsuzawa gözüken rakam sayısını arttırdı ve şimdi Ayumu sadece 0.21 saniye gözüken sekiz rakamın sırasını hatırlayabiliyor. Matsuzawa ayrıca zaman aralığını da düşürdü, Ayumu artık sadece 0.09 saniye gözüken beş rakamın sırasını hatırlayabiliyor ki bu insanlar için bırakın hatırlamayı, rakamların ne olduğunu görebilmek için bile sınırda bir zaman. Bu şaşırtıcı aniden ezberleme yeteneği, örneğin vahşi yaşamda düşmanların sayısını ezberlemenin hayatta kalmak için çok önemli olmasından kaynaklanıyor olabilir.

– Alex Bellos (Alex Sayılar Diyarında)

Sarah adında bir şempanze, kilitli kapıyla mücadele eden bir insan gördüğünde, kendisine gösterilen fotoğraflar arasından anahtar resmini; muza ulaşmak için zıplayan bir adam gördüğünde, sandalyeye tırmanan birinin resmini seçiyordu. Sarah’nın, başkalarının niyetlerini anladığı sonucuna varılmıştı.

(…)

Maymunlarla çocukları kıyasladığımızda, sorunlardan biri deneyi yapanın daima insan olmasıdır, yani sadece maymunlar tür engeliyle karşı karşıyadır. Maymunların, insanların onlarla aynı kanunlara tabi olduğuna inandığı ne malum? Onlara bambaşka bir gezegenden gelmiş gibi görünüyor olmalıyız.

Mesela geçenlerde, asistanım beni bir kavga yüzünden aradı. Socko yaralanmıştı. Ertesi gün yanına gidip arkasını dönmesini rica ettim. Beni küçüklüğünden beri tanıdığı için uysalca arkasını döndü ve kıçındaki yarayı gösterdi. Bunu bir de maymunun bakış açısından görmeye çalışın. Sürekli ne olup bittiğini anlamaya çalışan zeki hayvanlar bunlar. Socko, yaralandığını nereden öğrendiğimi merak etmiş olmalı.

Her şeyi bilen tanrılarla karşılaşsaydık, zihin teorisinin temelini oluşturan, görme-bilme bağlantısı üzerine yapılan deneyler için uygunsuz olmaz mıydık? Bu deneylerin çoğunun tek yaptığı, maymunun, insan zihnine dair teorisini sınamak.

– Frans de Waal (İçimizdeki Maymun)

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv