Bu Kadar Harika Canlılar Nasıl “Tesadüf Eseri” Oluşabilir?

Bu soru akıllı tasarım savının bayağı bir dışa vurumu ve kuramın eksik bilinmesinin bir sonucu olarak sıklıkla karşımıza çıkıyor. Şimdilik kısa bir yanıt verelim. Bu soruyu soran bir insan, evrim kura..
Görsel Telif: kevron2001 / Shutterstock

Bu soru akıllı tasarım savının bayağı bir dışa vurumu ve kuramın eksik bilinmesinin bir sonucu olarak sıklıkla karşımıza çıkıyor. Şimdilik kısa bir yanıt verelim. Bu soruyu soran bir insan, evrim kuramını canlılığı oluşturan moleküllerin bir kapta çalkalanması ile tek tek canlıların oluştuğunu ya da bir kurbağadan tavşan doğabileceğini iddia eden bir kuram olduğunu düşünüyor olabilirler, ama değil. Canlı popülasyonlarının (belirli bir bölgede yaşayan tek bir türe ait canlı topluluğu) zaman içinde nasıl değiştiğini de açıklayan evrim kuramının en çok çarpıtılan yönlerinden birisinin rastgelelik olduğunu görüyoruz.

Benzer soru ve argümanların karmaşıklık tespiti genellikle doğrudur, bugün en basit canlıların dahi pek çok makro(büyük) molekül ve bunların etkileşimini barındırır. Bu moleküllerden en önemlisi diğer moleküllerin nasıl üretileceği, taşınacağı gibi bilgileri taşıyan DNA molekülüdür. Tüm canlılarda dört adet nükleotidin sıralanışı ile bu bilgiler kodlanırlar, üreme sırasında kopyalanır ve aktarılırlar. (Bir köpekten başka bir canlı değil de yine bir köpek doğmasını beklemek bu kalıtımın sonucudur.) Ancak bu moleküller kopyalanırken ve kopyalanmadan önce üzerlerinde pek çok değişiklik meydana gelebilir, bunlar mutasyon olarak isimlendirdiğimiz önceden tahmin edemediğimiz için rastgele olduğunu söylediğimiz değişiklerdir. Bu değişiklikler çarpıtıldığı gibi bir radyasyon ışının (X veya UV gibi)  çarpmasıyla değişen tek bir nükleotidin değişiminden ibaret değildir. Bir dış etki de şart değildir, DNA tamir mekanizması hatalarından kromozomda parça eklenmesi, çıkması, ikilenmesine kadar pek çok mekanizma tanımlanmıştır. Ayrıca eşeyli üreme bu çeşitliliği daha da arttıran bir etkiye sahiptir.

Bu değişimlerin çoğu yaygın olarak yanlış bilindiği üzere zararlı değil etkisizdir, bazen zararlı olabileceği gibi yararlı da olabilir. Bu düşük olasılığı gözlemek 3.8 milyar yıllık canlılık tarihindeki 70 yıllık yaşamımızda çok zordur, yine de başarılmıştır. Örneğin 1988’de başlatılan Lenski deneyi E. coli adı verilen hızlı üreyen basit bir bakteriyi yıllar boyunca glikoz ve sitrat bulunan 12 tüpte 12 özdeş popülasyon çoğaltmıştır. Öncesinde sadece glikoz tüketebilen bakteriler 20.000 nesil sonunda 2002 yılında sitratta tüketilebilir duruma gelmiştir. Bu açık biçimde DNA’ya yeni bilgiler eklendiğini gösteren bir deneydir. Rastgelelikler canlı popülasyonlarının değişimi için yeterli değildir, mutasyonlarla ortaya çıkan yeni karaktere sahip popülasyon üyelerinin egemen olması gerekir. Bu doğal seçilim, cinsel seçilim gibi özelliği seçen mekanizmalarla olabileceği gibi genetik sürüklenme ile de olabilir. Sonuç olarak canlıların evrimsel değişimi “rastgeleliğin takip ettiği zorunluluğun” eseridir.


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv