Dünya Dışı Karmaşık Yapılı Organizmaların Görünüşü Nasıl Olabilir?

Oxford Üniversitesi araştırmacılarının Kasım 2017’de International Journal of Astrobiology dergisinde yayımlanan makalesi, dünya dışı yaşam konusunda ilginç tahminler öne sürüyor. Dünya dışı org..
Görsel Telif:

Oxford Üniversitesi araştırmacılarının Kasım 2017’de International Journal of Astrobiology dergisinde yayımlanan makalesi, dünya dışı yaşam konusunda ilginç tahminler öne sürüyor. Dünya dışı organizmaların biçimleri ve işlevleri hakkında doğal seçilime dayalı öngörüler yapan gruptan Sam Levin şöyle açıklıyor: “Astobiyoloji alanındaki eski yaklaşımlar büyük ölçüde mekanistikti ve uzaylılar hakkında öngörüde bulunmak için Dünya’da gördüklerimize, kimya hakkındaki, jeofizik hakkındaki ve fizik hakkındaki bilgimize dayanıyordu.”

Levin, böyle bir karşılaştırma çerçevesinden kaçınmanın, şu anki kavrayış modellerimize uymayan yaşam formlarının incelenmesine yardım edebileceğini düşünüyor: “Bu kullanışlı bir yaklaşım çünkü teorik öngörüler mesela silikon bazlı, DNA’sı olmayan ve azot soluyan uzaylılar için de geçerli olur.”

Adaptif karmaşıklığı temsil eden çizimler. (a) Replike olan basit molekül, (b) Hücreye benzeyen basit yapı, (c) Çok sayıda karmaşık bölümden oluşan karmaşık yapılı canlı. (Telif: Levin ve ark.)

Makaleyi hazırlayan araştırmacılar, karmaşık yapılı uzaylılar hakkındaki öngörülerini yansıtan çizimler de yapmış. Kesinliği olmasa da, dünya dışı organizmaların görüntüsünü canlandırma yönünde atılmış bir adım olması açısından bu önemli. Uzaylıların iki ayak üzerinde yürüyüp yürümediğini veya büyük gözleri olup olmadığını söyleyemeyeceklerini ama neye benzeyecekleri konusunda evrimsel kuramların ek bir araç olarak kullanılabileceğini düşündüklerini ekliyorlar. Bu araçları kullanarak da makalede sundukları çizimleri hazırladıklarını söylüyorlar.

“Octomite” karmaşık canlısının, dünyadaki organizmaların hücrelerden, dokulardan, organlardan oluşması gibi hiyerarşik bir yapıda olabileceğini gösteren çizim. (Telif: Levin ve ark.)

Levin ve grubu, dünya dışı organizmaların, dünyadaki tek hücreliler ve çok hücreliler gibi basit ve karmaşık yapılı çeşitlerin olduğu bir hiyerarşilerinin olması gerektiğini belirtiyor. Bu ilkeyi açıklamak için “octomite” olarak isimlendirdikleri hayali bir varlığı örnek veriyorlar. İkinci öngörülerine göre karmaşık organizmaların simetrik yapılı olması bekleniyor. Son olarak da yakınsak evrimin böyle canlıların nasıl şekilleneceğini tahmin etmekte kullanılabileceğini belirtiyorlar.

Ek Yorumlar:

Dünya dışı yaşam konusunda çok farklı tahminler var. Eğer teknolojiye sahip zeki canlılar varsa, kendi aralarında kullandıkları bir iletişim yolu (belki ses, belki görsel işaretler, belki de bizde olmayan başka duyu organlarına uygun başka sinyaller şeklinde) mutlaka vardır; bizim onlarla aynı yolla iletişim kurmamız belki mümkün olur, belki olmaz. Ama matematik tahminen aramızda bir iletişim köprüsü kurabilir.

Farklı bir gezegenin farklı fiziksel olaylar sonucu oluşmuş olması (farklı “fiziksel evrim” süreci) dolayısıyla yerçekimi değeri, atmosferik ve litosferik bileşim, ortalama sıcaklık gibi fiziksel özelliklerinin farklı olması beklenir. Dolayısıyla daha farklı moleküler ortamların (farklı “kimyasal evrim” süreciyle) oluşması beklenir ve DNA’dan farklı bir molekülün genetik malzeme görevi gördüğü değişik kalıtımsal kodlar, değişik hücresel yapılar, farklı metabolizmalar oluşabilir. Ortaya çıkan böyle bir “canlı” soyunda zaman içinde oluşabilecek farklılaşmalar (farklı “biyolojik evrim” süreciyle) çevresel koşullara bağlı olarak şekilleneceğinden, dünyadaki herhangi bir ortama benzer koşullarda evrilen uzaylıların, genel anatomik özellikler açısından, dünyada benzer koşullarda yaşayan canlılara benzemesi beklenebilir; çünkü örneğin sıvı ortamda ilerlemek için sahip olunabilecek en uygun anatomik yapı bellidir ve gerek balıkların, gerekse karasal atalardan evrilmiş olan sucul memelilerin genel anatomisi (“yakınsak evrim” sonucunda) benzer olmuştur.

Fakat şunu da eklemek gerek: Canlı deyince aklımıza hemen karmaşık canlılar, hatta özel olarak hayvanlar geliyor; bitkiler ve mantarlar da aslında karmaşık yapılı ökaryotlar grubundadır. Prokaryotik hücre yapısından ökaryotik hücre yapısına geçilmesi ise çok büyük bir devrim olarak görülmektedir ve gezegenimizin tarihinde sadece bir kez gerçekleşmiş olduğu sanılmaktadır; yani son derece düşük olasılıklı bir olaydır. O nedenle, başka bir gezegende canlılık oluşsa da, o basit yapıdan kendilerine göre bir karmaşık yapıya geçebilmeleri için (yani prokaryot-ökaryot sıçramasına benzer bir dönüşüm için) onların da herhalde epey şanslı olmaları gerekir. Şayet bu da gerçekleşmişse ve sonrasında bitki ve mantar âlemlerinin benzerleri dışında, hayvan benzeri canlılar da türemişse, bunlar arasından ileride “zeki” olarak adlandırılabilecek yani “alet kullanımı ve yapımı”ndan başlayan bir teknolojik ilerleme gerçekleştirme potansiyeline sahip olacak türün, primat eli ya da ahtapot dokunacı gibi kavrayıcı uzuvlarının olması beklenebilir.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv