Döllenmeden Doğuma Evreler

Biyoloji infografikleri bazen çok çekici olabiliyor. Bu infografikte de insanın döllenmeden başlayarak doğumuna kadar olan sürede geçirdiği değişim aşamaları ile hafta sayısı baz alınarak gösteriliyor..
Görsel Telif: Eleanor Lutz

Biyoloji infografikleri bazen çok çekici olabiliyor. Bu infografikte de insanın döllenmeden başlayarak doğumuna kadar olan sürede geçirdiği değişim aşamaları ile hafta sayısı baz alınarak gösteriliyor.

Embriyogenez, aşamaları ile diğer canlılarla olan evrimsel benzerlikleri en açık hali ile gösterebildiği için gelişimsel biyoloji ve embriyoloji alanlarının temel ilgi odağı olagelmiştir.

Burada gösterilen gif ise evreler halinde spiral içinde -gerçekte birbirinden bu kadar keskin çizgilerle ayrılmayan – embriyolojik gelişim sürecini doğru bir zaman ayrımına dayanarak takip etmesi keyifli bir görsel ortaya çıkarıyor.

9 kareden oluşan 44 animasyonun (toplam 396 çizim) tamamı genel hatları ile hala birçok bilinmeyeni olan bu süreci, bilinenler baz alınarak eğlenceli bir görsel halinde ortaya koyuyor.

Görsel Telif: Eleanor Lutz

Sürüngenlerin, kuşların ve insan dâhil memelilerin embriyolarını incelerseniz, hepsinin yalnızca kuyruğa değil aynı zamanda tıpkı balık embriyolarında bulunanlar gibi “solungaç yarıklarına” da (solungaç yayı da denir) sahip olarak gelişmeye başladıklarını görürsünüz.

Balık türlerinde, bu solungaç yarıkları balık kafalarının yanlarında bulunan, balığın suda nefes almak için kullandığı solungaçlara dönüşür. Ayrıca su kaplumbağası, tavuk, domuz veya insan embriyolarının ilk gelişim aşamalarında görebildiğiniz benzer solungaç yarıkları, embriyon gelişiminin daha sonraki aşamasında, su kaplumbağaları veya tavuk yavruları henüz yumurtadan çıkmadan ya da domuzlar veya insanlar henüz doğmadan önce kaybolurlar.

Fakat ilk etapta neden orada bulunuyorlardı? Ve insan embriyoları neden kuyrukla başlıyor? Bu kuyruklar gelişimin akışı içinde sonunda kaybolur, yalnızca kuyruksokumu veya kuyruk kemiği denilen küçük bir parça kalır. Eğer, İncil’de söylendiği gibi bir tanrı veya başka bir “akıllı tasarımcı” bütün canlı yaratıkları ayrı ayrı tasarlamış olsaydı, geçici bir süre için balık solungacına veya kuyruğa sahip olmak mantıklı olmayacaktı! Fakat fosil kayıtlarından ve moleküler kayıtlardan açıkça görebileceğimiz gibi, memeliler eğer daha önceki bir zamanda bir grup balıktan evrimleşmiş bulunan bir grup sürüngenden evrimleşmiş olduğu takdirde, büyük bir anlam ifade edecektir. Embriyoların solungaç yarıkları ve kuyrukları, daha önceki atalardan kalan evrimsel kalıntılardır. (…)

Çubuklu balinaların hâlâ iskeletlerinin diğer kısımlarına bağlı bile olmayan, çok küçük, gelişmemiş, görünüşte bütünüyle faydasız kalça kemikleri (pelvik kemikleri) vardır. Bu tür bir yapının su içerisinde hareket etmeye uyumlanmış, suya minimum direnç gösteren bir vücutla ilgisi yoktur. Bu pelvik kemikler, balinaların karada yaşamış, kalça kemiklerine bağlı bacakları olan atalarından gelen evrimsel artıklardır. (…)

Evrim sürecinin kendisinin bir tür “mükemmelleştirme” mekanizması olmadığını anlamak çok önemlidir. Evrim asla sıfırdan başlamaz ve mükemmel ya da ideal yapılar oluşturamaz. Her nesilde yalnızca eldekilerle çalışır. Evrim yalnızca bir önceki nesilde var olan genetik çeşitlilikten yeni yapılar kurabilir.

– Ardea Skybreak (Evrim Bilimi – ISBN: 9789944122979)

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv