Denisovan İnsanları Dünyanın En Yüksek Platosunda Yaşamış Olabilir

İnsanlık Tibet’in yaylalarına sandığımızdan binlerce yıl daha önce varmış. Bu da bölgeye gelen oldukça zorlu coğrafi, jeofiziksel ve iklimsel çevre koşullarına dayanan ve bu şartlarla baş etmeye..
Görsel Telif: John Olsen

İnsanlık Tibet’in yaylalarına sandığımızdan binlerce yıl daha önce varmış. Bu da bölgeye gelen oldukça zorlu coğrafi, jeofiziksel ve iklimsel çevre koşullarına dayanan ve bu şartlarla baş etmeye çalışan ilk insanların Denisovan insanları olma ihtimalini gündeme getirdi.

Tibet Platosu’nun oldukça sert bir coğrafya olduğu biliniyor. Yıllık sıcaklık ortalaması 0 (sıfır) °C’ye yakın ve rakım da ortalamada 4000 metre civarında. Oksijenin de düşük hava basıncı dolayısıyla az olduğu bu yükseltilerde ve sıcaklıklarda nefes almak dahi oldukça zor bir yaşamsal aktivite olabilir.

Birçok paleontolog ve insan evrimi araştırmacısı modern insanların Tibet Platosu’na 12.000 yıldan önce gelmemiş olduğunu öne sürer. Hatta bölgede yerleşik yaşamın başlaması dahi günümüzden 3.600 yıl önce kabul edilir.

Ne var ki, yeni bir araştırmada Nwya Devu arkeolojik kazı alanı bunun farklı olabileceğine işaret ediyor. Deniz seviyesinden 4.600 metre yukarıda olan bu kazı alanı tabii ki Tibet Yaylası’nda bulunuyor. Bu kazı alanında az organic kalıntı bulunmuş olsa dahi, binlerce taş araç gereç keşfedildi.

Yaş hesaplamaları sayesinde bölgede bulunan en eski taş aletlerin 30 ila 40 bin yıl öncesine ait olduğu belirtiliyor. Bu da insanların yaylaya sandığımızın binlerce yıl öncesinde gelmiş olduğunu gösteriyor. İnsanların deniz seviyesinden bu kadar yüksekte bulunan bir alanda yaşamaya nasıl hızlıca adapte olabildiğini açıklayan bir de hipotez var.

Bu hipoteze göre birçok Tibetli’nin alışılmadık bir DNA parçası taşıdığı ve bu DNA parçasının modern insanların arkaik bir insan grubu olan Denisovanlar ile ürediğinde almış olduğu bir kısım olduğu varsayılıyor. Denisovan DNA’sı, dolayısıyla Tibetli’lerin bugün dahi sınırlı oksijen ile yüksekte yaşamasını sağlıyor olabilir.

2014 yılında yapılan bir araştırma ise Denisovan DNA’sının bugünkü Tibetli’lerin atalarının DNA’sında yayılmaya ve daha yaygın hale gelmeye başlamasının 40 ila 30 bin yıl öncesine dayandığını göstermişti. Bu da modern insanların  bölgeye 30.000 yıldan daha önce geldiğine bir ipucu olarak kabul edilebilir.

Kazı alanından toplanan bir takım kalıntılar. Telif: Xing Gao

Nwya Devu kazı ekibinin bir üyesi olan University of Arizona’dan John Olsen, alternatif bir senaryonun da olabileceğini belirtti. Eğer modern insanlar Denisovan insanlarının DNA’sından ilgili kısımlarla donanmış ve bu sayede yüksek rakımlarda yaşama yeteneği kazanmış ise, bu aynı zamanda Denisovanların Tibet Platosu’nda yaşayabildiği anlamına gelebilir.

Nwya Devu’da çalışan diğer bilimciler ve Olsen’in şu ana kadar birikintilerden insan DNA’sı bulma denemeleri sonuç vermedi. Yine de keşfedilen bilenmiş taşların Denisovan insanlarının el işi olarak yaptığı ve kullandığı araçlar olma ihtimali göz önünde tutuluyor.

Altay Dağları’nın Güney Sibirya coğrafyasına denk gelen kısımlarının anavatanları olduğu bilinen Denisovan insanları vatanlarını terk ederek Avustralya’nın kuzeydoğusuna Melanezya’ya kadar göç ettiler. Bu göçleri sırasında genomlarını da iz olarak bırakan Denisovan insanlarının uzun yıllar süren yolculukları sırasında Tibet Plato’sundan geçmeleri gerektiği düşünülüyor.

Bununla paralel olarak, Olsen Nwya Devu’da bulunan taş aletlerin, Denisovan insanlarının yaşamış olduğunu bildiğimiz Güney Sibirya’da bulunanlara ve Çin’de Taş Devri insanlarının yapmış olduklarına çok benzediğini belirtti. Ancak fosil ve DNA delilleri ve kayıtları olmadan ilk Tibetli’lerin kimliğine dair ancak spekülasyonlar geliştirilebileceği belirtiliyor.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (1 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  • Murat YAYLA 07 Aralık 2018 - 22:06
  • Denisovan insanlarının DNA ları sert iklim koşullarına dayanıklı ise DNA örnekleri bulunabilirse çok şaşırtıcı şeyler ortaya çıkabilir.Çok güzel bir yazı idi teşekkürler.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv