Antik İnsanlar Hakkında Neler Biliyoruz?

Mayıs 2017`de, Homo naledi türünün keşfedilen kafa tası üzerinden beyni hakkında çıkarımlar yapıldı, ayrıca Neandertallerin 130.000 yıl önce Amerika’nın ilk yerleşimcileri olabileceği ile ilgili önerm..
Görsel Telif: DonSmith/Alamy

Mayıs 2017`de, Homo naledi türünün keşfedilen kafa tası üzerinden beyni hakkında çıkarımlar yapıldı, ayrıca Neandertallerin 130.000 yıl önce Amerika’nın ilk yerleşimcileri olabileceği ile ilgili önermeler ortaya atıldı. Diğer bir taraftan Sibirya’da bir mağara içerisinde herhangi bir fosil kemik olmamasına rağmen çamur içerisinden Denisovan DNA’sı çıkartılabildi.

Fakat kim bu antik insanlar? Sürekli bilim insanlarının üzerine çalışmalar yürüttüğü ve sıklıkla gerek haberlerde gerekse makalelerde karşımıza çıkan bu diğer insan türleri hakkında neler biliyoruz? Bu yazıda, insan evriminin dallarını oluşturan en önemli insan türlerini bulabilirsiniz.

Homo habilis (‘’Becerikli’’ insan)

1960 yılında keşfedildi. Resmi olarak adını 1964 yılında aldı.

2 milyon yıl önce Afrika’da evrimleşen bu türün soyu yaklaşık 1.5 milyon yıl önce yine Afrika’da tükendi.

20. yüzyılın ortalarında, insanların Afrika’da Australopithler olarak adlandırılan antik ape insanlarından evrimleştiğini görüşü kabul görmeye başladı. 1960 yılında Olduvai Gorge’den bir araştırma takımı Tanzania’da Australopith ve hominid arasındaki bilinmeze denk gelen bir türün fosil kalıntılarına ulaştılar. Araştırmacılar daha sonra bu türe Homo habilis adını verdiler ve bu türü evrimleşen ilk gerçek insan türü olarak tanımladılar.

Parçalar halinde bulunan fosil kalıntılarından, Homo habilis`in Australopith’den daha büyük bir beyne sahip olduğu çıkarımı yapıldı. Bu türün beyninin daha sonraki insan türlerinin beynine daha çok benzediği öne sürüldü. Dahası, kaşiflerine göre Homo habilis tıpkı insanlar gibi davranıyordu. Önermelere göre, bu tür taş aletler üretip kullanıyordu. Araştırmacılar ilk olarak Australopith’in bunu başaramadığını öngörüyorlardı. Bu özelliğin önemi bu türe verilen isimden de net bir şekilde anlaşılabiliyor. Çünkü, Homo habilis’i kabaca tercüme ettiğinizde anlamı ‘’yetenekli insan’’.

Keşfinden sonraki on yıllarda, Homo habilis konusu oldukça tartışmalı bir hal aldı. Bazı araştırmacılar bu türün aslında bir Australopith olduğunu öne sürdüler. Çünkü araştırmacılar tartışmalı da olsa insan özelliğini tanımlayan uzun süreli yürümeye bu türün adapte olamadığını farz ediyorlar. Tartışmalar sonrasında alet yapma yeteneği de önemsiz bir hal aldı çünkü Australopith’in de taş aletler ürettiği artık açık bir şekilde biliniyor.

Homo habilis’in ise bir popülasyonunun Homo erectus’a evrildiği düşünülüyor.

Homo erectus (“Dik Duran İnsan”)

1891 yılında keşfedilen Homo erectus resmi adını keşfini takip eden yılda aldı.

Yaklaşık 2 milyon yıl önce evrimleştiği düşünülen bu tür, kısa bir sürede popülasyonunu genişletti ve Avrasya boyunca yayıldı. Soyunun tükendiği tarih tartışmalı olsa da, son önermelere göre yaklaşık 143.000 yıl önce bu türün yok olduğu düşünülüyor.

Neandertaller gibi soyu tükenmiş diğer insan türlerine nazaran daha az bilinen bir tür olmasına karşın, Homo erectus insan evrimi tarihinde önemli bir yer tutuyor. Homo habilis’e nazaran Homo erectus’un insan gibi görünüp davrandığı konusunda herhangi bir şüphe yok. Uzun bacaklarını kullanıp Afrika’dan çıkarak Avrasya’ya yayılan bu tür; uzun mesafe göç eden, bilinen ilk insan türü olma özelliği taşıyor.

Ayrıca bu türün ateşi kontrol eden ve ateşte yemek pişiren en eski insan türü olduğu düşünülüyor. Önermelere göre bu özellik, Homo erectus ve neslinin diyetindeki besin kalitesini yükselterek daha büyük ve enerji ihtiyacı olan beynin evrimleşmesinin yolunu açmış olabilir. Bu sayede, daha karmaşık davranışların ortaya çıkması sağlanmış olabilir.

Homo neanderthalensis (Neandertal)

1829 yılında keşfedildi fakat 1865 yılına kadar resmi olarak adlandırılmadı.

Kabaca 200.000 yıl önce Avrasya’da ortaya çıktığı düşünülen bu türün soyu yaklaşık 40.000 yıl önce tükendi.

Bütün soyu tükenen insan türleri arasında belki de en meşhur olanının Neandertaller olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum pek tabii ki bilim insanları tarafından keşfedilen ilk antik insan türü olmasından da kaynaklanıyor olabilir. Yaklaşık 200 yıl önce yani Darwin doğal seçilim tarafından yönlendirilen evrimin teorisini ortaya atmadan birkaç on yıl önce bilim insanları bu türün keşfini gerçekleştirmişlerdi.

Neandertaller ayrıca hakkında en çok şey bilinen soyu tükenmiş insan türü. Bilim insanlarının elinde Batı ve Merkez Asya ile Avrupa boyunca bulunmuş yüzlerce Neandertal kemiği kalıntısı mevcut.

Homo neanderthalensis bizim türümüz olan Homo sapiens’in kuzeni olarak da adlandırılır. Çünkü bu iki türün de aynı ata türden yani muhtemelen Homo erectus’un soyu olan Homo heidelbergensis’den evrimleştiği düşünülüyor.

Homo sapiens ile Neandertallerin ayrı ayrı evrimleşmesiyle sonuçlanmış yol ayrımının kesin olarak ne zaman gerçekleştiği konusu hala tartışmalı. Son yapılan çalışmaların bazılarında bu ayrılığın yaklaşık 1 milyon yıl önce gerçekleştiği ve Avrasya kolu Neandertallerin evrimleşmesine yol açarken Afrika kolunun Homo sapiens’in evrimleşmesine yol açtığı önermesinde bulunuluyor.

Neandertaller karmaşık taş ve kemik aletler geliştirmişlerdi. Neandertallerin ateşi kontol ettiği ve belki de yıldırım düşmesi sonucu çıkan yangınların avantajını kullandığı yıllardır biliniyor. Ayrıca son yapılan önermelere göre, Neandertaller kendi çevrelerindeki minerallerin özellikleri hakkındaki bilgilerini kullanarak kendi ateşlerini yakmayı başarmış da olabilirler. Neandertallerin ayrıca kendi kendilerini tedavi edecek yöntemlere sahip olmalarının yanında sanat da yaptıkları biliniyor. Bu bulgular üzerinde yapılan önermelerde, Neandertallerin popüler inanışın aksine bilişsel yetilerinin daha gelişmiş olduğu savunuluyor.

Denisovanlar

Keşif yılı: 2010

Henüz nerede ve ne zaman yaşadığı net olarak bilinmese de, Asya’nın doğusunda yaklaşık 200.000 yıl ila 50.000 yıl öncesi aralığında yaşadığı düşünülüyor.

Denisovanlar belkide keşfedilmeleri açısından en önemli tür olma özelliği taşıyorlar. Diğer bütün soyu tükenmiş insan türlerine bilim insanları ‘’morfotürler’’ adını veriyorlar. Çünkü bu türlerin kemik yapılarındaki farklılıklar dolayısıyla farklı bir tür oldukları net bir şekilde anlaşılabiliyor. Denisovanlar’ın durumu ise daha farklı. Kemik yapıları, görünüşleri ya da nasıl davrandıkları hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.

Aslında Denisonvalar bir genetik laboratuvarında keşfedildiler. Gelişmiş genetik dizileme teknikleri sayesinde, bilim insanları yüz binlerce yıllık kemiklerden insan DNA’sı çıkartıp dizileyebiliyorlar. 2010 yılında da, Sibirya’da bir mağarada bulunmuş 50.000 yıllık insan kemiklerinden çıkartılan DNA örnekleri dizilendi.

Örneklerin yılına ve bulundukları yere bakılınca, varsayımlar bu DNA örneklerinin Neandertal örnekleri ile uyuşacağı üzerineydi. Fakat uyuşmadılar. Çıkarılan örnekler Neandertaller ile yaklaşık 765.000 yıl önce aynı atayı paylaşmış bir insan popülasyonuna aitti.

Bu popülasyon şimdilerde Denisovanlar olarak adlandırılıyorlar. Haklarında çok az şey bilinmesinden de kaynaklanması muhtemel, henüz bu türe bilimsel adı verilmiş değil. Eğer daha fazla fosil bulunabilirse ki bazı bilim insanları hali hazırda bulduklarını iddia ediyorlar, Denisovanlar resmi olarak bir insan türü ya da alt türü olarak kabul edilebilir ve muhtemelen Homo denisova olarak adlandırılabilir.

Homo floresiensis (hobbit)

2003 yılında keşfedildi ve takip eden yılda resmi adını aldı.

Yaklaşık 100.000 yıl ila 50.000 yıl önce Endonezya adası olan Flores’de yaşadığı bilinen türün atalarının aynı adada yaklaşık 700.000 yıl öncesinde yaşadığı düşünülüyor. Homo floresiensis evrimsel açıdan oldukça gizemli bir tür. Çünkü oldukça garip özelliklere sahip. Homo floresiensis’in boyu oldukça kısa ve alışılmadık derecede uzun ayakları ve şaşırtıcı derecede küçük beyni var.

Bütün bu özellikleri göz önüne alınca, bu türü Afrika’da 2 milyon yıl önce evrimleşmiş insanımsı türlerin devamı olarak bir yere koymak oldukça zor. Homo floresiensis’in insan evrim ağacında nasıl yer bulacağı konusunda henüz fikir birliği sağlanabilmiş değil. Fakat Homo floresiensis Afrika’nın binlerce kilometre doğusunda ve yalnızca 50.000 yıl öncesine adar yaşıyordu. Ayrıca gelişmiş insan türleri gibi ateşi kontrol edip yemek pişirebiliyordu.

Bazı bilim insanları, Homo erectus’un alışılmadık bir varyantının Flores adasına düştüğünü ve burada hızlı bir şekilde evrimleştiğini düşünüyorlar. Bazıları ise, Homo floresiensis ve Homo habilis arasında doğrudan bir evrimsel bağlantı olduğu görüşünde. Bu görüşe göre, Homo habilis’in bir popülasyonu Afrika’dan yaklaşık 2 milyon yıl önce ayrıldı ve destansı bir yolculuk sonrasında Flores adasına yerleşti. Fakat, Hobbit kemiklerinin dışında bu görüşü destekleyen herhangi bir fosil bulgusu yok.

Homo naledi (Yıldız İnsan)

2013 yılında keşfedilen Homo naledi türü resmi adını 2015 yılında aldı.

Güney Afrika’da yaşamış olan bu türün hangi zaman aralıklarında yaşadığı konusunda resmi veriler yayımlanmış değil. Fakat resmi olmayan verilerde, bu türün 300.000 yıl ila 200.000 yıl öncesi aralığında yaşadığı öne sürülüyor.

Homo floresiensis keşfinden 10 yıl sonra, diğer bir kayda değer tür insan aile ağacına eklendi. Homo naledi birçok garip özelliğin birleşmesinden oluşuyor. Kemiklerinin bazı kasımları yaşayan insanların kemiklerinden neredeyse ayır edilemezken, kemiklerinin bazı kısımları neredeyse apelerinki ile aynı. Ayrıca bu türün şempanzeden biraz daha büyük beyni var fakat bu türün karmaşık, modern insan benzeri davranışları var. Bu türle ilgili en kayda değer şey ise, türlerin ölülerinin bir kaya odasında kasıtlı olarak attığına dair bazı bulguların mevcut olması.

Kemikleri modern ve antik özellikleri bir arada barındırdığı için, Homo naledi’nin insan türlerinden birisi olup olmadığı tam olarak netlik kazanmış değil. Geçtiğimiz yıl yayımlanan bir çalışmaya göre, bu tür en dipte Homo erectus ile Homo habilis arasında bir dala yerleştirilebilir.

Bu nedenle birçok bilim insanı Homo naledi‘nin, Homo habilis ile kabaca aynı zamanda yaşamış olmasını ve muhtemelen Homo erectus gibi daha gelişmiş insanlar baskın gelmeden yaklaşık bir milyon yıl önce soyunun tükenmiş olduğunu öngörüyor.

Fakat henüz doğrulanmamış bir çalışmanın bulgularına göre, Homo naledi aslında birkaç yüz bin yıl öncesine kadar hala yaşıyordu. Eğer bu doğrulanabilirse, aydınlatılması gereken yeni bir gizemle daha karşı karşıya kalacağız. Nasıl olur da bu kadar ilkel bir tür, bu kadar yakın tarihe kadar soyunu devam ettirebilir? Tabii ki Homo floresiensis bunu başardıysa Homo naledi de başarabilir diye düşünebilirsiniz. Fakat Homo floresiensis izole bir adada yaşıyordu ve diğer insan türleri ile rekabet içerisinde değildi.

Homo sapiens (“Bilge İnsan”, ya da “Modern İnsan”)

1758 yılında bilim insanları tarafından adlandırılan türümüz, yaklaşık 200.000 yıl önce Afrika’da ortaya çıktı ve en az 100.000 yıl önce Afrika’dan çıkarak Dünya’nın geri kalanına yayıldı.

Modern insan türümüzün önemi de oldukça açık. Diğer insan türleri bütün maharetlerine rağmen bizim türümüz kadar gelişmiş teknolojik ve sanatsal kapsamlılığa erişemediler.

Fiziksel seviyede, bizim türümüz aslında Neandertaller gibi diğer antik insan türlerinden oldukça farklı görünmüyor. Hatta Neandertallerin ve modern insanların çiftleştiği ve verimli döl verdikleri biliniyor. Ancak duygusal ve zihinsel farklılıklar, günümüz insanlarını görecek kadar hayatta kalmış diğer tüm eski insan türlerinin neden ilk temastan sonra birkaç bin yıl içerisinde yok olduğunu açıklamak için etkili bir yol olabilir.


Kaynaklar ve İleri Okuma:

  • Mystery human species Homo naledi had tiny but advanced brain, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/2128583-mystery-human-species-homo-naledi-had-tiny-but-advanced-brain/
  • First Americans may have been Neanderthals 130,000 years ago, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/2129042-first-americans-may-have-been-neanderthals-130000-years-ago/
  • Antik İnsanlara Dair Fosil Yoksa Çamur DNA’sı Var, Bilimfili, https://bilimfili.com/antik-insanlara-dair-fosil-yoksa-camur-dnasi-var/
  • Homo naledi 250.000 Yıl Önce Yaşamış Olabilir ve Peki Bu Ne Anlama Gelir, Bilimfili, https://bilimfili.com/homo-naledi-250-000-yil-once-yasamis-olabilir-ve-peki-bu-ne-anlama-gelir/
  • Neandertal and Denisovan DNA from Pleistocene sediments, Science, 27 Apr 2017 DOI: 10.1126/science.aam9695
  • Early hominin Lucy had powerful arms from years of tree-climbing, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/2114719-early-hominin-lucy-had-powerful-arms-from-years-of-tree-climbing/
  • Oldest known member of human family found in Ethiopia, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/dn27079-oldest-known-member-of-human-family-found-in-ethiopia/
  • The strange ape that’s rewriting our family tree, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/mg21929251.900-the-strange-ape-thats-rewriting-our-family-tree/#.UeA9jRb7Dy_
  • Relative limb strength and locomotion in Homo habilis, Physical Anthropology, 18 August 2008 DOI: 10.1002/ajpa.20907
  • Human ancestors got a grip on tools 3 million years ago, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/dn26844-human-ancestors-got-a-grip-on-tools-3-million-years-ago/
  • The Age of the 20 Meter Solo River Terrace, Java, Indonesia and the Survival of Homo erectus in Asia, Plos One, June 29, 2011 DOI:10.1371/journal.pone.0021562
  • Proto-humans mastered fire 790,000 years ago, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/dn15048-proto-humans-mastered-fire-790000-years-ago/
  • Ash traces hint at cave cuisine 1 million years ago, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/dn21661-ash-traces-hint-at-cave-cuisine-1-million-years-ago/
  • No known hominin species matches the expected dental morphology of the last common ancestor of Neanderthals and modern humans, PNAS, DOI:10.1073/pnas.1302653110
  • Mystery human hobbits ruled tiny Asian island 700,000 years ago, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/2093123-mystery-human-hobbits-ruled-tiny-asian-island-700000-years-ago/
  • Ancient humans: What we know and still don’t know about them, New Scientist, https://www.newscientist.com/article/2129775-ancient-humans-what-we-know-and-still-dont-know-about-them/

Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (1 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  • Mehmet Akif Gül 09 Mayıs 2017 - 18:28
  • Bizim hikayemizin kısa ama doyurucu özeti.Tebrikler..Bunu millet okusun diye paylaşacağım.Ancak katılmadığım iki nokta hakkında fikirlerimi yazmak istiyorum.Birisi benim bilgilerime göre Neandertallerin ortaya çıkışı 200 bin yıldan daha eski…En az 300 bin yıl.Diğer konu Sapiensle Neandertallerin çifteşip üretken yavrular oluşturdukları konusu.10-15 yıl önce ikisinin çiftleşmiş olabilecekleri ama At-Eşek misali üretken yavrularının olmadığı çünkü sapiensin hiç bir neandertal geni taşımadığı görüşü hakimdi.Ancak gelişmiş genetik analiz yöntemleri ile yeni bulguların incelenmesi %1-2 civarında Neandertal geni taşıdığımız görüşünü yaygınlaşmasını getirdi.Ama bu defa madem bu kadar rahat çiftleşip üretken birey bıraktılarsa niçin bu kadar az ortak gen bıraktılar tartışmaları başladı.Fakat yeni sonuçlar geldikçe işin çehresi değişti.Bilinen son tesbitlere göre sapiensin taşıdığı söylenen %1-2 Neandertal geninin hiç birisi erkek neandertalden gelmiyordu.Tamamı dişi neandertalden geliyordu.Yani dişi sapiens-erkek neandertal çiftlemeleri üretken bir yavru vermemiş,sadece dişi neandertal-erkek sapiens çiftleşmeleri üretken yavruyla sonuçlanmıştı.Bu şuna işaret ediyor;sapiens ile neandertal ayni tür olarak adlandırılacak kadar yakın değillerdi ama tamamiylede farklı tür değillerdi.Muhtamelen ortak atadan farklı iki türe evrilmenin ilk safhasında sahip olunabilecek geçiş dönemi özelliklerini taşıyorlardı,dolayısıyla çiftleşiyorlar ama çok nadiren yavru veya üretken yavru bırakabiliyorlardı.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv