Yeni Bir Kurama Göre Karanlık Madde 80 Yıldır Bilinen Bir Parçacık

Ah karanlık madde ah ! Belki evrenin yaratıcısı, belki de galaksilerin heykeltraşı… Yapamadığı hiçbir şey yokmuş gibi görünüyor, ya da hiçbir şeyden sorumlu değil. Fakat bir sorun var: Nerede bu..
Görsel Telif:

Ah karanlık madde ah ! Belki evrenin yaratıcısı, belki de galaksilerin heykeltraşı… Yapamadığı hiçbir şey yokmuş gibi görünüyor, ya da hiçbir şeyden sorumlu değil. Fakat bir sorun var: Nerede bu karanlık madde?

Karanlık maddeye dair süren av; samanlıkta iğne aramaya benziyor. Fakat araştırmacılar artık; karanlık maddenin keşfinde, kendisinin çok önemli bir ipucuna sahip olabileceğini düşünüyorlar. Biliyoruz, bunu daha önce defalarca duymuş olmalısınız. Sabır gösterelim 🙂

Bir grup bilim insanı; karanlık maddenin herkesin düşündüğü gibi egzotik bir parçacık olmadığına dair bir teori geliştirdiler. Bunun yerine bilimde 1935 yılından beri bilinen sıradan bir pionun değişik bir versiyonundan fazlası değil. Pionlar atom çekirdeklerini birbirine bağlayan parçacıklardır. Ekip; karanlık maddenin sıradan pionlarla tamamen aynı olmadığını ancak benzer olabileceğini ileri sürüyorlar.

Physical Review Letters‘da yayımlanan makalenin yazarlarından University of California ve University Berkeley’den Hitoshi Murayama:

“İnsanlar karanlık madde hakkında konuştuklarında, onun tıpkı ekstra bir boyut gibi ya da süper-simetride yer alan egzotik (tuhaf) bir şey olduğunu varsayarlar. Elbette bu düşünce oldukça cezbedicidir, fakat aynı zamanda da bu düşünceler için herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla, biz karanlık maddenin daha sıradan ve bize daha tanıdık bir şey olabileceğini düşünüyoruz” diyor.

Bir pion tipi olarak karanlık madde; sıradan pionlara göre çok az farklılıklar içeriyor olabilir. Örneğin; benzer bir kütleye sahip olabilir, fakat Murayama bu benzerliği bir “karbon kopyası” olarak ve birebir aynı olmadığı şeklinde tanımlıyor. Nitekim diğer araştırmalar; karanlık madde parçacıklarının yalnızca kendileriyle etkileşim içerisinde olduklarını ve pion teorisinde olduğu gibi sıradan maddeler ya da fotonlarla etkileşime girmediğini ileri sürüyor.

Murayama; karanlık maddenin annemiz olduğunu ve o olmadan yıldızların, galaksilerin ve hatta bizlerin bile doğmamış olacağını söylüyor. Karanlık maddenin, Big Bang’den yalnızca 380.000 yıl sonra evrenin düzenliliğini (en. uniformity) ya da pürüzsüzlüğünü bozmaktan sorumlu olduğu düşünülüyor. Karanlık maddedeki minik varyasyonlar, maddenin bir araya gelmesini sağlayarak ve bugün gördüğümüz gezegenleri, galaksileri ve yıldızları oluşturarak homojen kozmozun dengesini bozuyor.

Bu yeni teori ise; karanlık maddenin keşfinin; yürütülen deneyler sayesinde çok yakın olduğunun habercisi olabilir. Örneğin; CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC), yeni SuperKEK-B projesi ve yakındaki SHiP projesi yakın gelecekte bir keşif yaparak pion teorisinin doğru olup olmadığını ortaya koyabilir. Murayama; teoriyi ortaya attıkları anda, insanların bunun nasıl kanıtlanacağına dair bir sürü makale yazdıklarını, dolayısıyla durumun giderek daha da heyecanlı oluğunu söylüyor.

Sonuç olarak, karanlık maddeye bir hayli yakınız. Bekleyelim görelim.


Kaynak: Jonathan O’Callaghan, “New Dark Matter Theory Says It’s A Type Of Particle We’ve Known About For 80 Years”, http://www.iflscience.com/yet-another-dark-matter-theory-says-its-particle-weve-know-80-years

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv