Evrende Özgür İrade Var mıdır?

Fizikteki başlıca temel sorulardan birisi, evrende herhangi bir fiziksel sistemde veya alt sistemlerde özgür iradenin varlığı ve yokluğuyla ilgilenir. Fizik, doğanın mekanik olduğu, yani bir makine gi..
Görsel Telif: Sam Edwards / Getty Images

Fizikteki başlıca temel sorulardan birisi, evrende herhangi bir fiziksel sistemde veya alt sistemlerde özgür iradenin varlığı ve yokluğuyla ilgilenir.

Fizik, doğanın mekanik olduğu, yani bir makine gibi işlediği fikrini temel alır. Bir makine aslında bir sistemdir, ve böylece tanım gereği, her biri bir spesifik, muhtemelen farklı fonksiyona sahip olan, hepsi birlikte spesifik bir amacı yerine getirmek için çalışan elementler koleksiyonudur.

Örneğin, bir müzik topluluğu bir insanlar sistemidir, her biri farklı bir müzik enstrümanını çalar ve hepsi de bir yönetmen tarafından kontrol edilir ve böylece bir bütün olarak grup spesifik bir melodiyi doğru bir biçimde seslendirebilir. Fizikte, doğada bulunan sistemler, arzu edilen derecede gerçekçi bir biçimde sistemi temsil eden bir model oluşturarak çalışılır.

Şimdi ise tüm evreni bir sistem olarak ele alalım: bilgilerimizin en iyisine göre, madde parçacıklar birbirlerine Planck uzunluğundan (önünde 34 tane sıfır ve ondalık virgülü olan 16 sayısı, metrenin trilyon kere trilyon kere trilyonda biri) daha yakın konumlarda ölçülemezler, bu da madde için durumların ayrık olduğu fikrini ortaya atar.

Enerji benzer bir Plank uzunluğu kısıtlamasına mahkum gibi görünmese de, kuantum mekaniğinden, enerjinin fiziksel cisimler arasında kuanta olarak bilinen ayrık miktarlarla taşındığını biliyoruz. Bu nedenle, hem Plank uzunluğu, hem de enerji kuantası, evreni oluşturan göreli boyutlardaki “pikseller” olarak kabul edilebilir. Yine de, bu tanım biraz eksik görünüyor.
Doğru denklemi gibi (y = a * x + b, burada a ve b sabitler, x ise keyfi değişkendir) sürekli bir fonksiyon alırsak, x’in sonsuz derecede küçük değerler alabileceğini biliriz ve y’in karşılık gelen değerlerini zorlanmadan hesaplayabiliriz. Ağaçtan düşen bir elmanın izlediği yol, yaklaşık olarak sürekli bir doğru denklemi veya bir fraktal eğrisi ile modellenebilir.

Fraktal eğrileri, bir başlangıç durumu gerektiren yinelemeli fonksiyonlardır. Fraktal eğriler evrilmek için sürekli bir dünyaya ihtiyaç duyar, özellikle başlangıç koşulunun bir irrasyonel sayı olduğunu biliyorsak. Buradan, fiziksel nesnelerin davranışlarının en nihayetinde, bir şekilde insanlar tarafından bu “piksellerin” bir örgüsü şeklinde algılanan sürekli fonksiyonlar tarafından dikte edildiği sonucunu çıkarabiliriz. Bu tür şeyleri daima ayrık kesimlere bölmemiz gerektir açıktır.

Eğer Büyük Patlama Teorisi’ne inanırsak, ki evrenin sürekli genişlemesi bu teorinin doğru olabileceğine en büyük işarettir, evrenin başlangıç noktası, evrenin biz de dahil şu anda bildiğimiz ve algıladığımız haline genişlemiş bir tekil noktaydı (tekillik olarak da bilinir). Eğer böyleyse, Büyük Patlama ile bizim aramızda nedensel bir ilişki vardır. Diğer bir deyişle, özgür irade mümkün değildir ve bütün eylemlerimiz, basitçe bu ilk olayın bir sonucudur. Bu bakış açısı “determinizm” veya “süper-determinizm” olarak bilinir. Eğer evrenin ilk başlangıç durumunun, bir rasyonel sayıyla temsil edildiğine inanırsak, evrenin periyodik, kaotik olmayan doğada global olarak öngörülebilir olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Fakat eğer başlangıç durumu, bir irrasyonel sayı ile temsil edilirse, evrenin periyodik olmayan, kaotik ve böylelikle doğada sadece yerel olarak öngörülebilir olduğu sonucunu çıkarırız.

Bugün evrenin kaotik olduğunu biliyoruz.

Bu bakış açısından, eğer özgür irade yoksa, neden suçluları cezalandırdığımız düşüncesi akıllara gelebilir. Sonuçta, bu onların suçu değil. Buna karşılık bir karşı argüman ise cezalandırmanın suça karşı doğal bir tepki olduğu, öyle ki doğal dengenin korunduğu ve böylelikle cezalandırmanın yanlış davranışlar gibi kaçınılamaz olduğu düşüncesidir.

Evrenin açıkça kaotik olmasından dolayı  zaman tersinirliğini global olmaktan ziyade sadece yerel olarak gözlemleyebiliyoruz. Bu da özgür iradenin, evrenin içsel doğasından ziyade bizler tarafından öznel olarak algılanmasından dolayı bizler için kaçınılmaz bir illüzyon olduğu anlamına gelir.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv