Zar Kanatlı Dinozor: Yi Ki

Uzamış parmak kemiklerinin arasında havada süzülmesini sağlayan zarsı bir yapı olduğu tahmin edilen sıradışı dinozora, Mandarin Çincesinde "Garip kanatlı" anlamına gelen "Yi ki" adı verildi...
Görsel Telif: Julio Lacerda

2007 yılında Wang Jianrong adında bir çiftçi, Çin’in Hebei bölgesinde bulunan Mutoudeng köyü yakınlarındaki bir taş ocağında sıradışı bir fosil buldu ve Shandong Tianyu Doğa Müzesi’ne sattı. Müze teknisyenlerinden Ding Xiaoqing ve arkadaşları, derhal yeni gelen örnek üzerinde çalışmalara başladı. Çok geçmeden, 160 milyon yıllık olduğu belirlenen bu Jurasik dönem fosilinin, daha önce karşılaşılan dinozor fosillerinden önemli farklarla ayrıldığı anlaşıldı.

Hayvanın ön uzuvlarında, daha önce hiçbir kuşta, dinozorda ya da arkozorda görülmemiş ama uçan sincaplardakine benzer bir kemik vardı. Kemiğe “iğnemsi eleman” (İng. styliform element) adı verildi. Bir ucu döner kemikte (radius), bir ucu ise dirsekteydi (ulna). İlk başta bu iğnemsi elemanın hayvanın kemiği olmayıp, bir dal parçası olabileceği bile düşünüldü. Ama kimyasal çözümlemeler, iğnemsi elemanın kemik olduğunu doğruladı.

Yaklaşık olarak tavuk büyüklüğünde olan bu tüylü hayvan üzerinde incelemelerini sürdüren ve elde ettikleri bulguları 2015 yılında Nature dergisinde yayımlayan ekip tarafından, dinozora Mandarin Çincesinde “garip kanatlı” anlamına gelen “Yi ki” (İng. Yi qi) adı verildi.

Yi-ki’nin bilek yapısı, biraz yarasayı biraz da uçan sincapı andırıyordu. Aşırı ölçüde uzamış parmak kemiklerine bakıldığında, bu parmakların arasında, havada süzülmeye veya belki de uçmaya yarayan bir zarın olabileceği akla geliyordu. Görünüşe bakılırsa bu dinozor, parmak arası zarları ile süzülen veya uçan memeli ya da sürüngen (pterozor) türlerinden apayrı bir evrimsel yol izleyerek onlarla aynı noktaya varmış olması dolayısıyla, “yakınsak evrim“e güzel bir örnek teşkil ediyordu.

Yi-ki, pterozorlara benziyordu ama bir dinozordu. Kafatası yapısı ve ön uzuv anatomisi, onun kesinlikle bir pterozor değil, dinozor olduğunu ortaya koyuyordu. Yi-ki, Scansoriopterygidae familyası altında sınıflandırıldı. Bu tırmanıcı ailenin üyeleri ağaçlarda yaşamaya uyumlanmış ufak hayvanlardır. Yi-ki ve diğer yakın akrabalarının modern kuşlar gibi karmaşık ve uzun tüyleri yoktu. Muhtemelen kuşlar ve pterozorların yapabildiği gibi uçamıyordu da, ama tırmanarak çıktığı ağaç dalları arasında ya da yere inişte, uçan sincaplara benzer bir süzülüşten yararlanabiliyordu.

Yi-ki fosili. (Telif: Zang Hailong/IVPP )

Bilimciler öteden beri omurgalıların havada kalabilmesi için iki seçenekleri olduğunu söylerdi: Ya dinozor (yani kuş) gibi tüy kullanmak ya da uçan memeli yarasa ile uçan sürüngen pterozor gibi zar kullanmak. Yi-ki ise zar kullanan bir dinozor olması dolayısıyla ilginç bir karışımdır; çünkü günümüzde zarlı kanata sahip hiç kuş yok. Fakat Yi-ki’nin hem ilkel kuş tüyleri var, hem de zarı var. Bu da bize uçuşun ya da en azından süzülüşün, birkaç farklı çeşitte ama pek çok farklı zamanda tekrar tekrar evrildiğini gösteriyor. Anlaşılan o ki, dinozorlar uçmaya çabalarken farklı yöntemler denediler ve sonunda onlar için en işe yarar formül “iki adet tüylü kanat” oldu.

Yi-ki çizimi. (Telif: Gogosardina@DeviantArt)

Ne yazık ki şu ana dek bulunabilmiş tek bir Yi-ki örneği var. Tahminlere göre yaklaşık 380 gr ağırlığındaydı ve kanat açıklığı 60 cm kadardı. Ait olduğu familyanın diğer iki üyesinin de sadece birer bireylerinin fosilleri elde edilmiş durumda. Bu nedenle, grup hakkında bilinmeyen çok fazla şey var. Eldeki Yi-ki örneğinden öğrenilebilen bir diğer ayrıntı ise hayvanın tüy rengi. Yi-ki fosilinde bulunan tüylerin pigment üreten “melanozom” adlı mikroskopik hücreleri inceleyen bilimciler, hücrelerin yapısına bakarak Yi-ki’nin tüylerinin büyük ölçüde siyah olup, kanatlarında ve kafasında kızılımsı ve sarımsı bölgeler olduğunu saptadı. Ayrıca Yi-ki’nin melanozomlarının, şimdiye dek rastlanan en büyük melanozom hücreleri olduğu dikkat çekti.

Son bir not olarak şunu da ekleyelim: Yi-ki’nin zarlı kanatları 2015 yılında büyük bir şaşkınlık yaratmış olmasına rağmen, Scientific American yazarlarından Darren Naish, böyle bir dinozorun (Scansoriopterygidae familyası üyesinin) varlığının 2008 yılında öngörüldüğünü hatırlatıyor. Naish, tam olarak böyle bir canlının var olabileceğinin, Epidexipteryx (Zhang et al. 2008) makalesinin yayımlanmasının ardından, meslektaşı Andrea Cau tarafından Ekim 2008’de tahmin edilip, Lukas Pankarin tarafından çizildiğini belirtiyor. Yanı sıra, fosilden elde edilen verilere dayanarak Yi-ki hakkında yapılan çıkarımlar konusunda aceleci olunmaması gerektiğini ekliyor. 

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv