Ürpertici Palyaçolardan, Kontrolsüz Dans Salgınına; Fobiler Bulaşıcı Olduğunda

Örümcekler, iğneler, karanlık, yükseklik, palyaçolar ya da daha da alışılmadık olan zombiler… Çoğumuzun mutlaka korktuğu bir şey vardır. Fakat iş o noktaya geldiğinde, sekiz bacaklı “canav..
Görsel Telif: Marco Grob / Entertainment Weekly

Örümcekler, iğneler, karanlık, yükseklik, palyaçolar ya da daha da alışılmadık olan zombiler… Çoğumuzun mutlaka korktuğu bir şey vardır. Fakat iş o noktaya geldiğinde, sekiz bacaklı “canavarlardan” kurtulur, o iğnenin yapılmasına izin verir ya da bir koltuk yastığının arkasında kendimizi güvende hissederek oturup “The Walking Dead”‘in bir bölümünü izleriz.

Korku ve endişe, iç güdüsel insani duygulardır ve erken yaşlarda -özellikle de çocukluk döneminde– rahatsız edici bazı korkuları geliştirme durumu oldukça yaygındır. Pek çok çocuk geceleri ağlayarak uyanır ve karanlıktan korktuğunu ya da yatağın altında bir canavar olduğunu söyleyerek yanınıza gelir, fakat yetişkinler olarak bizler bu düşüncelerin üstesinden gelebiliriz. Her ne kadar bizi bekelyen bir tehlike söz konusu olmasa da, evrimsel kuramcılar; çocukların kendilerini tehlikeden korumak için bazı korkuları biyolojik olarak öğrenme eğilimi gösterdiklerini ileri sürer1. Bu düşünce, böcek, yılan ve yükseklik gibi bilindik bazı korkular için bir açıklama sunar.

Çocukluk döneminde; nesnelere, olaylara ya da durumlara yönelmiş korku –fobiler– tamamen normaldir. Bu korkular gelip geçicidir ve nadiren –dışarıdan– özel bir dikkat ya da müdahaleyi gerektirir. Bir fobi listesi oluşturmak neredeyse imkansızdır ve kelimenin tam anlamıyla A’dan Z’ye kadar değişkenlik gösteriyor: Anatidaephobia`danAnatidaephobia: Ördekler tarafından izleniyor olma korkusu.Anatidaephobia`dan tutun da, zelofobi'yeZelofobi: Kıskançlıktan korkma.zelofobi'ye kadar2.

Fobiler, ancak ve ancak uygun olmayan yaşta (genellikle 13 yaşını geçtikten sonra) ortaya çıktığında ya da altı ay veya daha uzun süre devam ettiğinde ve kişinin gündelik yaşamını olumsuz etkilediğinde klinik vaka haline gelir. Eğer bu durumlar söz konusu ise, bu korkular “özel fobiler” olarak isimlendirilir3. Pek çok özel fobi, kendisini tetikleyen geçmiş olaylara kadar izi sürülebilir ve genellikle de erken yaşlardaki travmatik bir deneyimle ilişkilendirilir. Çocukluk döneminde, birey, korkunun yersiz olduğu değerlendirmesinde bulunamaz. Hatta çocuğa korkulacak bir şeyin olmadığına dair kanıtlar gösterilse dahi, çıkarımda bulunma durumu nadiren etkinlik gösterir.

Yetişkinlikte ise, kişinin; korkuya dair yersiz ve sebepsiz olduğu tanımlamasında bulunması daha muhtemeldir ve fobinin fiziksel tezahürleri –titreme, nefes darlığı, terleme ve hızlı kalp atışları– artık daha fazla tedirgin edici ya da şiddetli değildir. Fakat durum her zaman böyle değildir. Yetişkinler de yersiz fobilere inanma eğilimi gösterebilir ve kendi fobilerini başka bir insana da bulaştırabilir.

1374 yılında, Ren Nehri vadisinde düzinelerce Ortaçağ kasabasında yüzlerce kişi kontrolsüz bir dans etme durumu tarafından ele geçirildi. Kaynak: the psychologist

Bulaşıcı Fobiler

14. ve 17. Yüzyıllar arasında, Avrupa’da, kurbanını, diğer bazı garip davranışların yanı sıra kontrol edilemez

1500lerde kontrolsüz dans etme salgınından etkilenmiş üç kadın. Kaynak: Wikimedia.

biçimde dans etmeye zorlayan  bir “salgın” yayıldı4. Zamanın doktorları, bu durumu “ateşli hastalık” olarak tanımladı5. O zamandan beri psikologlar eylemlerin muhtemelen grup histerisine ya da stres kaynaklı bir psikozda olduğunu düşünüyorlardı6. Salgın ile hayatta kalabilenlerin, bu histerinin dans etme hastalığını devam ettirerek yaygınlaştıracak ve gerçek bir bulaşıcı hastalık haline getirecek travmatik hal ve yatkınlıkta olduğu düşünülüyordu.

2016 yılı içerisinde, Amerika ve İngiltere boyunca yayılan bir kitle fobisi, “ürpertici palyaço” salgınıyla ilişkilendirildi. Her ne kadar tipik olarak palyaçolar, çocuk partileri ve fast-food restoranların açılışlarıyla ilişkilendirilse de, psikologlar; palyaçoların kuşku uyandıran sıra dışı özellikleri, aşırı büyük elbiseleri ve gösterişli makyajlarının sevimli ve mutlu bir ifade yerine anormal derecede korkutucu olabileceğini ileri sürüyor7. Dahası, palyaçolar tarafından gerçekleştirilen “afacan” davranışların çoğu; palyaçoları prososyal göstermekten ziyade asosyal göstererek; küçük çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde tedirginlik hislerini oluşturur8.

Pek çok insanın, küçük bir palyaço grubunun köşe başlarında saldırıya hazır halde bekledikleri haberlerini duymasının ardından kendilerinin palyaço fobisi olduğunu ileri sürdükleri görüldü. Bu durum sosyal psikolojik bir metafor olarak, davranış örgüsünün, tutumun ya da duyguların –tıpkı dans hastalığı gibi– kişiden kişiye ya da gruptan gruba yayıldığını gösteren bir “salgın” örneğidir. Ve bu durum; öneri, propaganda, söylenti ve taklit yoluyla yayılır. Gerçekten de, bilgilendirici iletim veya bulaşıcılık, bir nesneye veya duruma karşı ani bir korku geliştirmek için mümkün olan açıklamalardan birisidir.

Ürpertici palyaçolar durumunda, söylentileri aşırı şekilde duymak, sosyal medyada konuyla ilgili hikayeler okumak9, korku filmlerinde palyaço karakterinin katil çıkmasına tanık olmak ya da palyaço giymiş birisini görmek bile fobinin gelişimine katkıda bulunmuş olabilir.

Birbirimiz üzerinde büyük bir güç ve etkiye sahibiz: Bazen bunun farkında olurken, bazen de farkında olmuyoruz. Nihayetinde, fobilerin basitçe bulaşıcı olduğunu söyleyemeyiz. Fakat sizin fobiniz bir başka kişinin de benzer şekilde davranmasına ya da onların da sizin korkunuza sahip olduğuna inanmasına neden olabilir.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv