Sosyal Kaygı Bozukluğu

Sosyal kaygı bozukluğu yaşayanlar, arkadaş edinme noktasında daha fazla sorun yaşamasının yanında mevcut arkadaşlıklarının samimi olmadığını varsayıyor. Kasım 2014`de Journal of Abnormal Psychology..
Görsel Telif: GettyImages

Sosyal kaygı bozukluğu yaşayanlar, arkadaş edinme noktasında daha fazla sorun yaşamasının yanında mevcut arkadaşlıklarının samimi olmadığını varsayıyor.

Kasım 2014`de Journal of Abnormal Psychology‘de  yayımlanan çalışmanın bulgularına göre, sosyal kaygı bozukluğuna sahip insanlar; arkadaşlarının söylediklerinin aksine arkadaşlık ilişkilerinin kötü olduğu algısına sahip. Fakat bu problemli algı sosyal kaygı bozukluğuna sahip insanların arkadaşları tarafından aynı şekilde değerlendirilmiyor. Yüksek derecede sosyal kaygı bozukluğuna sahip insanlar tipik olarak, aslında olduğundan daha kötü şeylerle karşılaştıklarını düşünür. Bu araştırma, aynı durumun onların arkadaşlıkları için de geçerli olduğunu ortaya koyuyor.

Basit bir utangaçlıktan ziyade, sosyal kaygı bozukluğu; yeni insanlarla tanışma korkusu, sosyal davetlere katılım korkusu ya da bir iş görüşmesinde reddedilme korkusu, çekingenlik ya da karşılaşılan bir duruma dair başarısızlık korkusu gibi korkuların ıstırap verici düzeyde hissedilmesi olarak tanımlanan psikiyatrik bir durumdur.

Arkadaşları Aynı Şeyi Düşünmüyor

Araştırmada 112 katılımcı sosyal kaygı bozukluğuna sahip olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayrıldı ve her katılımcı romantik duygu beslemediği bir arkadaşıyla birlikte araştırmaya katıldı.

Araştırmacılara göre, sosyal kaygı bozukluğuna sahip insanlar, arkadaşlarının aksine arkadaşlık ilişkilerini kötü olarak nitelendirirken arkadaşları ise bu ilişkiyi kötü olarak nitelemezken daha farklı yorumlarda bulunuyor. Bu yanlış algılamanın özellikle genç katılımcılarda ve görece yeni arkadaşlıklarda ortaya çıktığı sonucuna ulaşıldı.

Araştırma sonucu elde ettikleri bulguların sosyal kaygı bozukluğu olan insanların ilişkilerinin, kendilerinin hayal ettiği derecede korkunç olmadığını anlamalarına yardımcı olabilme noktasında önemli rol oynuyor. Daha önce yapılan birçok çalışmanın gösterdiği gibi, zayıf sosyal bağlar kurmanın insanları hastalıktan, depresyona hatta erken ölüme bile götürecek problemlere maruz bıraktığını , dolayısıyla insanlara arkadaşlıklar kurabilme noktasında yardımcı olabilmenin oldukça önemli.

İyi haber ise sosyal kaygı bozukluğunun tedavi edilebilir olması. Onyıllardır yapılan araştırmalar, bilişsel davranış tedavisi gibi terapilerin uzun vadede bu bozukluğu gidermede oldukça etkili olduğunu gösteriyor.


Makalenin Orijinal Hali İçin

Kaynak: Washington University


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv