Şeker Endüstrisi, Beslenme İlkelerini 50 Yılı Aşkın Bir Süredir Çarpıtıyormuş

Yapılan araştırmalar, şeker endüstrisinin, 20. yüzyıl Amerikan beslenmesinde tehlikeli bir mihenktaşına sermaye sağladığını ortaya çıkardı. Bu durum her ne kadar Amerika’da yaşansa da, beslenme ..
Görsel Telif:

Yapılan araştırmalar, şeker endüstrisinin, 20. yüzyıl Amerikan beslenmesinde tehlikeli bir mihenktaşına sermaye sağladığını ortaya çıkardı. Bu durum her ne kadar Amerika’da yaşansa da, beslenme ve gıda endüstrisinin işleyişi bakımından Amerika ile benzeşen, hatta bazen daha kötü durumda olan Türkiye’de de yaşanmış ve/veya yaşanıyor olabilir.

UC San Francisco araştırmacıları tarafından geçtiğimiz hafta JAMA International Medicine‘da  yayınlanan bir makaleye göre, şeker endüstrisi 1950li ve 1960lı yıllarda, koroner kalp hastalığı ve diğer beslenme tehlikelerine sebep olma konusunda sükrozun rolünün azaltılması için “bilim insanlarıyla” birlikte çalışmış.

Diğer bir deyişle, Amerikan beslenme düzenlerindeki en büyük sorunlar olarak; yağ ve kolesterolü öne çıkarma hareketi, bir ticaret birliği olan Şeker Araştırma Kuruluşu tarafından gösterilen ve sükroz tüketimini artırmaya yönelik eşgüdümlü bir çabaydı.

Yeni yapılan bir araştırmanın temel aldığı ise; 1965 yılında ortaya atılan ve düşük yağ içeren diyetlerin ABD’de besin örneği haline getirmede büyük bir pay sahibi olan bir tez.

Şeker Araştırma Kuruluşu, koronar kalp hastalığı üzerinde çalışma ve onu önlemede sükrozun değil, kolesterolün ilgili tek etken olduğunu ileri sürmüş olan bir projeye sermaye sağlamak için, 50.000 doların günümüzdeki eşdeğerini ödemiş.

Ancak bu sermaye, şeker endüstrisinin, “review” yapılan çalışmaların amacını belirlemesine, makalelere katkıda bulunmasına ve taslakları yayından önce okumasına rağmen 1967’deki literatür taramasında ifşa edilmedi.

Yeni yapılan araştırmanın yürütücülerinden Cristin Kearns’e göre; literatür taraması, kalp sorunlarına neyin sebep olduğu noktasında sadece kamuoyunu değil, ayrıca bilimsel camianın kalp hastalığı konusundaki tehlike etmenleri nasıl değerlendireceklerine dair bakışını da şekillendirmeye katkıda bulunmuştu.

UCSF araştırmacıları, şeker endüstrisi ile Roger Adams ve D. Mark Hegsted adındaki iki bilim insanı arasındaki 340’tan fazla belgeyi inceledikten sonra, şeker endüstrisinin, araştırmacıları düşük yağlı diyetleri önermeye yönlendirdiği sonucuna ulaştılar.

Benzer şekilde, geçen yıl, Şeker Araştırma Kuruluşu’nun çürümeyi önleme ve diş çürümesinde şekerin rolünü önemsiz gösterdiği de ortaya çıkmıştı1.

Düşük yağlı diyetin, ABD’de kontrolü ele geçirmesiyle birlikte şeker endüstrisi de gelişti. Gıda üreticileri, -tıpkı sermayedarların istediği gibi- yağı şeker ile değiştirmeye başladı.

Şeker Araştırma Kuruluşu başkanı Nehry Hass, 1954 yılında, Amerikalıları daha az yağ tüketmeye teşvik eden besin araştırmasını kastederek şöyle söylemişti: “Bu değişim, genel olarak sağlıkta çok büyük iyileşmelerle birlikte, kişi başına şeker tüketiminin üç kattan fazla artması anlamına gelecek.”

Coca-Cola da benzer şekilde günümüzdeki obezlik krizinde şekerle tatlandırılmış içeceklerin payını önemsiz gösteren araştırmaya sermaye sağlamakla suçlanmıştı.

Fakat, şekerin payını görmezden gelirken yağı suçlamış olan “araştırma”, artık geniş ölçüde yanlış yönlendirilmiş olarak görülüyor2,3.

Obezlik Derneği’ne göre, Amerikalılar 30 yıl öncesine göre, bugün günlük olarak yüzde 30 daha fazla şeker tüketiyor. Amerikalı çocuklar, olması gerekenden üç kat daha fazla şeker ilavesi tüketiyor4.

Bu yeni araştırma, şeker endüstrisinin 1950’ler ile 1960’lardaki besin araştırmaları üzerindeki etkisini araştırmış olsa da, gıda endüstrisinin bilimsel araştırmalarda büyük pay sahibi olduğu endişesi bugün hâlâ devam ediyor.

Health Food America yöneticisi Jim Krieger, söz konusu teze dair; eğer endüstri, bilim üzerinde bu şekilde bir hile yapmış olmasaydı, kaç yaşamın ve doların kurtarılmış olacağını ve bugünün sağlık resminin ne kadar farklı olacağının sorgulanması gerektiğini söylüyor.

Şekerin gerçek zararını ancak 50 yıl sonra görüyoruz. Fakat endüstri, sonucuna zarar verdiklerini sandıkları sağlam bilim hakkında gelenekselleşmiş kuşku oluşturma taktiklerini kullanmaya ve suçlamaları kendi ürünlerinden saptırmaya devam ediyor.

Geçen sene Coca-Cola, kâr amacı gütmeyen bir beslenme kurumuna 1.5 milyon dolar bağışladığını açıklamıştı. Ancak kurumun içişlerine müdahale ettiği yönünde eleştirilere maruz kalmıştı. Ve e-postaların ortaya çıkardığına göre; Coca-Cola, grubun yöneticilerini belirlemede yönlendirici olmuş, misyon bildirisini düzenleyici ve kurumun web-sitesi için yayınlanmasını istediği makaleler ve videolar önermişti5.

Şeker Birliği, günümüzdeki adıyla “Şeker Araştırma Kuruluşu” ise, yaşananlara dair; “60 yıl önce meydana gelmiş olaylar, görmediğimiz belgeler hakkında yorum yapmamız zor” nitelendirmesinde bulunurken, çarpıtmayı ortaya çıkaran bilim insanını kötü niyetli olmakla suçlayıp, JAMA‘nın itibarına yönelik de “manşet kandırmacası yapıyorlar” ifadesinde bulunmakla yetindi.


Kaynaklar ve İleri Okuma:
1 PLoS Med. http://journals.plos.org/plosmedicine/article?id=10.1371/journal.pmed.1001798
2 Open heart. http://openheart.bmj.com/content/2/1/e000196.full#ref-31
3 Annals of internal medicine. http://annals.org/aim/article/1846638/association-dietary-circulating-supplement-fatty-acids-coronary-risk-systematic-review
4 Obesity Society. http://www.obesity.org/news/press-releases/us-adult
5 Business Insider. http://www.businessinsider.com/e-mails-reveal-cokes-role-in-anti-obesity-group-2015-11?IR=T
— Taylor, K. “The sugar industry funded one of the biggest misconceptions in modern nutrition.” http://www.businessinsider.com.au/sugar-industry-paid-for-nutritional-research-2016-9?r=US&IR=T<


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (1 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  • Alter 08 Aralık 2016 - 13:21
  • Başlık yanıltıcı olmuş, makaleyi önceden okumuştum ve yazar o zamanlar koronal kalp rahatsızlığı üzerine hangi etmenin etkili olduğuna dair olan olay çarpıtıldı demişti. Uzun süredir süren (sizin deyiminizle 50 yıl) bir durum olmadığını hatta şu zamanlarda bu tür bir yanlış bilgiye neden olmadığından bahsediyordu yazar, yani geçmişteki bir olay olarak kaldı. Eskiden bu ödenek olayı bilinmeden önce makale yanlış olarak nitelendirildi fakat bu verinin yanlışlığından ya da o zamanki makalelerin sıkıntılarından biri olarak düşünülmüştür fakat bu olaydan sonra veride oynama olduğu anlaşıldı. Eğer eski makalelere bakarsanız çok fazla hata olduğunu görebilirsiniz zaten, o yüzden bu gibi bir olay çok şaşırtıcı değil ne yazık ki.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv