Post Author Avatar
Gürkan Akçay
Boğaziçi Üniversitesi - Yazar / Editör

Uzunca bir süredir, tarih öncesi toplumlardaki avlanma işinin erkekler tarafından yürütüldüğü varsayılıyordu. Ancak güncel araştırmalar, erkeği tahtından edecek deliller sağlamaya devam ediyor.

2020 yılında Science Advances'da yayımlanan bir araştırma makalesi, yaklaşık 9000 yıl önceye ait; içerisinde av aletleri bulunan bir mezar yerinin yakınında keşfedilen ve kadın vücudu olduğu anlaşılan kalıntılara odaklandı. And Dağları'nda keşfedilen kadına "Wilamaya Patjxa birey 6" veya “WPI6” adı verildi. Yanına özenle yerleştirilmiş taş aletlerden bir koleksiyon da bulunan WPI6, bacakları yarı bükülü bir pozisyonda bulundu. Araştırma ekibi, aralarında mızrak atmada kullanılan mızrak atıcılar (atlatl) ve ucu sivri mızrakları da içeren bu aletlerin büyük hayvanları avlamak için kullanıldığını düşünüyor.

Dişlerde biyolojik cinsiyet belirteci olarak kullanılan "peptidlerin" analiziyle kadın olduğu anlaşılan WPI6, öldüğünde muhtemelen 17-19 yaşları arasındaydı. Mezar dolgusunda ayrıca, toplumunda avlanmanın önemini gösteren büyük memeli kemikleri de bulundu. Aynı dönemde Amerika'da gömülü olan diğer iskeletlerin kanıtlarını da gözden geçiren araştırmacılar, özellikle büyük av avcılığıyla ilişkili benzer araçları içeren mezarlara da baktı. Yapılan incelemelerde, cinsiyeti belirlenebilen 27 iskeletten % 41'inin muhtemelen kadın olduğu görüldü.

Araştırma makalesine göre, bu durum, büyük av avcılığının o zamanlar Amerika'da hem erkekler hem de kadınlar tarafından avcı-toplayıcı gruplar halinde yürütüldüğü anlamına gelebilir.

Atlatl (mızrak atıcı), mızrakları daha uzaklara fırlatabilme ve denge sağlama aracı olarak antik dönem
av aleti olarak kullanıldı. (Görsel Kaynak: Wikipedia)

Çatışan Hipotezler

Bu fikir, 1960'lara dayanan ve giderek çürütülmekte olan “Avcı Erkek modeli” olarak bilinen yaygın bir hipoteze aykırılık sergiliyor. Bu hipotez, avlanmanın ve özellikle de büyük hayvan avcılığının, yalnızca değilse de, öncelikle, geçmiş avcı-toplayıcı toplumların erkek üyeleri tarafından üstlenildiğini öne sürüyor.

Hipotezin dayank bulduğu birkaç farklı delil bulunuyor. Bunlardan en önemlisi de, yakın zamandaki ve günümüz avcı-toplayıcı toplumlarını ele alarak daha uzak geçmiştekilerin nasıl bir örgütlenmeye sahip olabileceğini anlamaya çalışıyor.

Avcı-toplayıcı gruplara yönelik klişeleşmiş yaklaşım, erkeklerin, avcılık; kadınların ise eve daha yakın konumlarda yiyecek toplama veya küçük çocukların bakımını üstlenme olasılıklarının daha yüksek olduğu, cinsiyete dayalı bir işbölümü içermesidir. Ancak böyle olsa bile bazı farklılıklar vardır. Örneğin, Filipinler'deki Agta toplayıcıları arasında kadınlar, yardımcılardan ziyade birincil avcılardır.

Günümüzün bazı avcı-toplayıcıları bugün hala mızrak atıcıları kullanıyor ve bazı insanlar da kadınların ve çocukların düzenli olarak yer aldığı fırlatma yarışmalarında mızrak fırlatıcıları (atlatl) kullanmaktan hoşlanıyor. Bu olaylardan elde edilen verileri inceleyen arkeologlar, mızrak atıcıların dengeleyiciler olabileceğini öne sürüyor- muhtemelen vücut büyüklüğünün ve gücünün önemini azalttıkları için hem kadınlar hem de erkekler tarafından avlanmayı kolaylaştırıyorlar.

Yeni çalışma, önceki birkaç arkeolojik bulguya ek olarak, bu hipotezi daha da çürütüyor. Örneğin, Rusya'daki 34.000 yıllık Sunghir bölgesinde, arkeologlar, biri muhtemelen 9-11 yaşları arasında olan biri kız, iki gencin kalıntılarını keşfettiler. Her iki kişinin de fiziksel anormallikleri vardı ve 16 adet mamut dişi mızrakla gömülmüşlerdi. Bu da muhtemelen değerli av aletlerine yönelik bir işaretti.

2017 yılında, 20. yüzyılın başlarında keşfedilen ve uzun süredir erkek olduğu varsayılan İsveçli bir Viking savaşçısının kalıntılarının biyolojik olarak kadın olduğu keşfedildi. Bu bulgu, önemli ve biraz da şaşırtıcı olan birkaç tartışmaya neden oldu ve modern toplumsal cinsiyet rolleri algısının, yakın tarihin yorumlarını nasıl etkileyebileceğine dair de ciddi işaretler sundu. 

Uzunca bir süre boyunca --ve ne yazık ki pek çok ülkede hâlâ-- "erkek işi, kadın işi" gibi ayrıştırmaların evrimsel avantajları olabileceği ileri sürül(üyor)dü. Bu görüşe göre, örneğin, bir ana üssün yakınında kalmak, hamile ve emziren annelerin kendilerini ve yavrularını muhtemel zararlardan korumayı mümkün hâle getirir. Ancak bu modelin çok basit olduğunu giderek daha fazla öğreniyoruz.

Avcılık, birçok hareketli avcı-toplayıcı grup için hayatta kalmanın temel taşı olduğundan, topluluk çapında katılım da evrimsel açıdan oldukça mantıklıdır. Geçmiş, bazılarının dediği gibi, yabancı bir ülke gibidir ve elimizde ne kadar çok delil varsa, insan davranışı da o kadar değişken görünüyor. Tarihi, bugünün kodlarıyla anlamaya çalışırsak hatalar kaçınılmaz olacaktır.
Kaynak ve İleri Okuma
Etiket

Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?

Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.

Destek Ol

Yorum Yap (0)

Bunlar da İlginizi Çekebilir