Sabah Kahvesinin Ardından Neden Tuvalete Çıkma İhtiyacı Hissederiz?

Birçoğumuz için, hiçbir şey sabahları içilen bir fincan kahve kadar daha “itici bir güç” oluşturmaz. Burada itici güç derken; hem mental hem de fiziksel anlamda bir itici güçten bahsediyor..
Görsel Telif:

Birçoğumuz için, hiçbir şey sabahları içilen bir fincan kahve kadar daha “itici bir güç” oluşturmaz. Burada itici güç derken; hem mental hem de fiziksel anlamda bir itici güçten bahsediyoruz, çünkü nüfusun büyük bir çoğunluğu için kahvenin hızlı bir müshil etkisine sahip olduğu sır değildir. Peki nasıl oluyor da bir fincan kahvenin ardından hemen tuvalete çıkma isteği doğuyor? American Chemical Society’nin YouTube hesabındaki Reaksiyonlar video serisinin son bölümünde, merak edilen bu soru yanıtlanıyor. Artık sabahları içtiğiniz “espresso”lardan aynı şekilde keyif alamayacaksınız.

Öncelikle, kahve/dışkı ilişkisine dair sorunun bir kısa bir de uzun bir cevabı olduğunu söylemeliyiz. Kahvenin birçok kişi üzerinde bir müshil etkisinin olduğu bilim insanları tarafından uzunca bir süredir bilinmesinin yanı sıra, artık bu durumu tetikleyen mekanizma da anlaşıldı.

Başlangıçta, araştırmacılar; bağırsak hareketlenmelerinin sorumlusu olarak kafeini düşünüyorlardı. Ancak daha sonra, enerji içecekleri ve kafeinli meşrubatların böyle bir etkisinin olmamasına rağmen, kafeinsiz kahvenin bu etkiye sahip olduğunu gördüler. Böylelikle de, söz konusu sürecin başka bir sorumlusu olduğunu anladılar.

Yapılan çalışmalar neticesinde, bu tetikleyicilerden birisinin; –midemizin normalden daha fazla gastrik asit salgılamasına sebep olan– kahvenin asidik doğası olabileceğine kanaat getirdiler. Asitlikteki bu artış; midemizi, içerisindekileri hızlı bir biçimde bağırsaklara doğru atması noktasında uyarabilir, bu da kahvenin sindirim sürecimizi neden hızlandırdığını açıklamamıza yardımcı olabilir.

Öte yandan, kahve; kalın bağırsağımız üzerinde de bir etkiye sahiptir. İçecek, kan dolaşımımızda vücudumuzu atık maddelerden temizlememize yardımcı olan gastrin ve kolesistokinin denilen iki hormonun seviyesinde artışa sebep olur. Gastrin hormonu; atıkları dışarı atan kaslarda peristalsis denilen dalga biçimli kasılıp gevşeme hareketinden sorumludur. Kolesistokinin ise; sindirim enzimlerinin salınımını ve dışkılama sürecini düzenleyen safrayı tetikler.

Fakat tam bu noktada bilim insanlarının kafası biraz karışıyor, çünkü bu mekanizmayı anlamış olsalar bile, kahvenin içerisindeki yaklaşık 1000 bileşenin hangisinin bu etkinin sorumlusu olduğu noktasında tam olarak emin değiller.


Ek bir bilgi olarak söyleyelim; eğer kahve sizde de böylesi bir müshil etkisi yaratıyorsa, “elit bir grubun” içerisinde yer alıyorsunuz demektir. Çünkü American Chemical Society’ye göre kahvenin sebep olduğu bu müshil etkisi 10 insandan yalnızca 3 kişide görülüyor.


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv