Ozon Deliğinin Düzelmesini Yavaşlatan Yeni Bir Etken Belirlendi

Meşhur Antarktik ‘’ozon deliği’’ ilk kez keşfedildikten 30 yıl sonra sonunda iyileşmeye başlasa da, bilim insanları bu yenilenmeye tehdit oluşturacak yeni bir faktörü belirlediler. Nature Communicatio..
Görsel Telif:

Meşhur Antarktik ‘’ozon deliği’’ ilk kez keşfedildikten 30 yıl sonra sonunda iyileşmeye başlasa da, bilim insanları bu yenilenmeye tehdit oluşturacak yeni bir faktörü belirlediler.

Nature Communications’da yayımlanan yeni bir çalışmanın önermesine göre, endüstride yaygın olarak kullanılan bir kimyasal olan ve ozon tabakasını yok etme gücüne sahip olan diklorometanın son 10 yılda atmosferdeki oranı yaklaşık 2 kat arttı. Eğer bu kimyasalın atmosferdeki derişimi artmaya devam ederse, Antarktik ozon deliğinin normale dönmesini 30 yıla kadar erteleyebilir.

Diklorometanın atmosferdeki derişiminin artmakta olduğu zaten biliniyordu. Fakat bu artışın ozon tabakası ve özellikle de ozon yenilenmesi üzerindeki etkisini değerlendirecek uyumlu bir çaba mevcut değildi.

İlk defa, yayımlanan bu makalede diklorometanın ozon deliği ve yenilenme kapasitesi üzerindeki önemli etkisi incelendi. Bu çalışma ozon tabakasına zarar veren kimyasal maddeleri anlamak ve bu kimyasalların atmosferdeki oranlarını kontrol altına almak için daha fazla çalışmamız gerektiği doğrultusunda bir uyarı niteliği taşıyor.

1980’lerin ortalarındaki ozon deliğinin ve özellikle Antarktika üzerinde meydana gelen ozonun büyük ölçekli bozulmasının keşfi, güney yarımküre sakinleri için büyük kaygıyı uyandırdı. Çünkü ozon, Dünya’yı zararlı ultraviyole ışınlardan koruyan bir gaz.

O günden şimdiye doğru geldiğimizde, ozon deliğinin yenilenmesini 1987 yılında imzalanan uluslararası Montreal Protokolüne atfedebiliriz. Çünkü bu anlaşma sonrasında ozon tabakasına zarar veren kloroflorokarbonlar (CFC’ler) olarak bilinen kimyasalların emisyonlarının azaltılması ile ilgili global bir çaba içerisine girildi. Fakat, her ne kadar kloroflorokarbonlar ozon deliğinin arkasındaki ana etmen olsada, ozon tabakasına zarar veren kimyasallar yalnızca kloroflorokarbonlar değil.

Boya çıkarıcılar ve yapıştırıcılar da dahil olmak üzere birçok uygulamada kullanılan endüstriyel bir çözücü olan diklorometan, ozon tabakasına zarar veren bir madde olmasına rağmen Montreal Protokolünün şartları altında düzenlenmiş değil.

Bu durum büyük ölçüde diklorometanın atmosferdeki ömrünün kısa olmasından kaynaklanıyor. Atmosferdeki ömrü yalnızca birkaç ay olan diklorometanın ozon tabakasına verdiği zarar, kloroflorokarbonlara kıyasla makul kabul ediliyordu. Ayrıca 1980’lerde atmosferdeki diklorometan oranı şimdikine kıyasla ciddi ölçüde daha azdı.

Fakat konsantrasyonlar hızlı bir şekilde artıyor. Atmosferik görüntüleme çalışmalarının önermesine göre diklorometan konsantrasyonu 2004 ile 2014 yılları arasında iki kat arttı.

Her ne kadar bu artışın sebebi tam olarak bilinmese de, makalenin yazarlarının önermesine göre sebep diklorometanın CFC’lerin yerini alan hidroflorokarbonların üretilmesinde kullanılması olabilir.
Yapılan çalışmada bu kimyasalın ozon deliğinin düzelmesini bozma potansiyeli üç farklı senaryoyu karşılaştıran bir kimyasal model kullanılarak araştırıldı.

İlk senaryoda, diklorometan seviyelerinin 2004 ile 2014 yılları arasındaki ortalama artış oranıyla artmaya devam ettiği varsayılıyor. İkinci senaryoda, seviyelerin yalnızca 2012-2014 yılları arasında gözlemlediği şekilde artacağı varsayılıyor. Bu varsayımdaki artış on yıllık ortalamalardan daha hızlı fakat aynı zamanda uzun vadede çok da gerçekçi olmayan bir büyümeyi temsil ediyor. Üçüncü senaryoda ise, 2016’dan sonra diklorometan konsantrasyonlarının büyümesinin durdurduğu varsayılıyor.

Çalışmanın bulgularına göre, yükselen diklorometan seviyeleri ozon deliğinin yenilenmesini önemli derecede erteleme potansiyeline sahip.

İlgili alanda çalışma yürüten birçok bilim insanı, içerisinde bulunduğumuz yüzyılın ortalarına doğru ozon tabakasının 1980’lerdeki haline döneceğini düşünüyor. Bu çalışmayı yapan bilim insanları da aynı fikirdeler fakat önemli bir dipnot da var. Araştırmacılara göre, diklorometanın atmosferdeki oranının artmaması durumunda 2065 yılı itibarıyla ozon deliği normale dönebilir.

Bununla birlikte, bu kimyasalın oranı son on yılda gözlemlenen oranda artmaya devam ederse, bu toparlanmanın 30 yıl kadar ertelenebileceği önermesinde bulunuluyor.


İlgili Makale: Nature Communications 8, Article number: 15962 (2017) doi:10.1038/ncomms15962


Kaynaklar ve İleri Okuma:

  • Fact Sheet: Methylene Chloride or Dichloromethane (DCM), United States Environmental Protection Agency, Retrieved from https://www.epa.gov/assessing-and-managing-chemicals-under-tsca/fact-sheet-methylene-chloride-or-dichloromethane-dcm-0
  • Emergence of healing in the Antarctic ozone layer, Science, Vol. 353, Issue 6296, pp. 269-274 DOI: 10.1126/science.aae0061
  • What is the Ozone Hole?, National Aeronautics and Space Administration, Retrieved from https://ozonewatch.gsfc.nasa.gov/facts/hole.html
  • The ozone hole is slowly healing — but this chemical could delay its recovery by decades, Washington Post, https://www.washingtonpost.com/news/energy-environment/wp/2017/06/27/the-ozone-hole-is-slowly-healing-but-this-chemical-could-delay-its-recovery-by-decades/?utm_term=.5461bf0be614

Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv