Nanoteknoloji Sayesinde Yan Etkisi Olmayan Obezite İlaçlarına Çok Yakınız

Çağımızın hastağı obezitenin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri artık birçok insan tarafından biliniyor. Obezite ile savaşmanın belki de en kolay yöntemi egzersiz yapmak olsa da, hali hazırda o..
Görsel Telif: ZoneCreative / Shutterstock

Çağımızın hastağı obezitenin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri artık birçok insan tarafından biliniyor. Obezite ile savaşmanın belki de en kolay yöntemi egzersiz yapmak olsa da, hali hazırda obezite sorunu olan bireylerin egzersiz yapabilmeleri de oldukça zor. Ayrıca büyük şehirlerdeki yaşam tarzı egzersiz yapmak için gerekli zamanı bulmamızı neredeyse imkansız hale getirirken, beslenme alışkanlıklarımızı da hızlı tüketilen gıdalara yönlendiriyor. Bu sebeple bilim insanları obezite ile savaşta ilaç tedavisinin üzerinde de duruyorlar. Fakat geliştirilen ilaçların çoğu obeziteyi tedavi edeceğini öne sürerken birçok olumsuz yan etkisiyle de vücudun farklı bölümlerine zarar veriyor.

MIT’den bilim insanlarının da yer aldığı bir araştırma grubunun geliştirdiği nanoparçacıklar, anti-obezite ilaçlarını doğrudan yağ hücrelerine iletebiliyor. Bu yöntemle tedavi edilen fareler, 25 gün içerisinde vücut ağırlıklarının %10’unu hiçbir olumsuz yan etki olmadan kaybettiler.

Geliştirilen bu ilaç, yağ depolama hücreleri tarafından yapılan beyaz yağ dokunun, yağ yakan hücreler olan kahverengi yağ dokusuna dönüştürülmesi ile çalışıyor. Bu ilaç ayrıca yağ dokunun içerisinde yeni kan damarları gelişimini de uyarıyor ve nanoparçacıkların beyaz yağ dokuyu hedefleyip kahverengi yağ dokuya çevirmesini olumlu yönde destekliyor.

Aslında bu ilaçlar yeni değiller. Fakat araştırma takımının geliştirdiği yeni yöntem sayesinde bu ilaçlar yağ dokularına oldukça hatasız iletilerek, istenmeyen yan etkiler engellenebiliyor.  Yani nanoteknoloji sayesinde kullanılan ilaç yalnızca istenilen etkiyi ortaya çıkartıyor.

160502161116_1_540x360

Görselde üst kısımda beyaz yağ dokunun kahverengi yağ dokusuna dönüşümünü ve kan damarlarının gelişimini görebilirsiniz. Görselin alt kısmında ise solda geliştirilen nanoparçacığın içeriğini ve sağda da bu nanoparçacığın transmisyon elektron mikroskopisi ile alınmış görüntüsünü görebilirsiniz.

Yağı Hedeflemek

Bu araştırmada görev alan bilim insanları, anjiyogenez olarak bilinen yeni kan damarları gelişiminin yağ dokuyu dönüştürerek kilo kaybına yardımcı olduğunun bulgularına daha önce ulaşmışlardı. Fakat anjiyogenezi destekleyen ilaçların, vücudun geri kalanı için zararlı etkileri vardı.

Bu sorunun üstesinden gelebilmek için bilim insanları, geçtiğimiz yıllarda kanser ve diğer hastalıkların tedavisi için geliştirilen nanoparçacık ilaç iletim stratejisini kullandılar. Nanoparçacıklar sayesinde yalnızca istenilen bölge hedeflenerek etkili dozda ilaçlar yalnızca istenilen bölgeye iletilebiliyor ve vücudun diğer bölgelerindeki ilaç birikimi minimuma indiriliyor.

Araştırmacıların geliştirdiği ve birçok medikal aygıt ve ilaç iletim parçacığında kullanılan polimer olan PLGA’ya bağlı nanoparçacıklar, hidrofobik çekirdekleri içerisinde ilaçları taşıyorlar. Bu çekirdekler içerisinde iki farklı ilaç bulunuyor. Bu ilaçlardan birisi diyabetin tedavisi için onaylanmış fakat yan etkilerinden dolayı yaygın bir şekilde kullanılamayan rosiglitazone. Diğeri ise bir tip insan hormonu olan prostaglandin’in analoğu. Bu iki ilaç, anjiyogenezi ve yağ doku dönüşümünü tetikleyen PPAR adındaki hücresel reseptörü aktif hale getiriyorlar.

Nanoparçacıkların dış kabuğu ise başka bir polimer olan PEG’den oluşuyor. PEG sayesinde parçacıklar istenilen hedefe ulaşmak için gerekli moleküllere yapışıyorlar. Hedeflenen bu moleküller kan damarlarının duvarlarındaki proteinlere bağlanıyorlar.

Araştırmayı yürüten bilim insanları, geliştirdikleri parçacıkları obez fareler üzerinde test ettiler. Bulgulara göre; fareler yaklaşık olarak vücut ağırlıklarının %10’unu kaybederlerken kolesterol ve trigliseridlerin seviyelerinde azalma gözlemlendi. Ayrıca farelerin insülin duyarlılığı da arttı. Fakat farelere 25 gün boyunca her gün bu yöntemle ilaç verilmesine rağmen, herhangi bir yan etki gözlemlenmedi.

Normalde bu tarz ilaçların, iletimindeki zorluklar sebebiyle damara enjekte edilmesi gerekiyor. Fakat bilim insanlarının geliştirdikleri parçacıklar sindirim sisteminden kan akışına dahil olabiliyor. Yani bu ilaçlar hap şeklinde de alınabilecekler.


İlgili Makale: Yuan Xue, Xiaoyang Xu, Xue-Qing Zhang, Omid C. Farokhzad, and Robert Langer. Preventing diet-induced obesity in mice by adipose tissue transformation and angiogenesis using targeted nanoparticles. PNAS, May 2016 DOI: 10.1073/pnas.1603840113


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv