Kişiliğiniz Rüyalarınızı Etkiler mi?

İngiltere'deki Bishop Grosseteste University'den psikolog Caroline Horton; rüyalar hakkındaki bilgimizin oldukça sınırlı olduğunu söylüyor.
Görsel Telif: GlebStock / Shutterstock

Rüyalar, insanlık tarihi boyunca büyük bir merakın konusu olagelmiştir. Antik Mısırlılar tarafından “ruhani mesajlar” olarak anlamlandırılan rüyaları, Aristo ise hastalıkların tanısında kullanılabilecek şeyler olarak değerlendirmiştir. Daha modern zamanlarda ise Freud; rüyaları, bilinç altına açılan pencereler olarak ele almıştır.

Öte yandan; oldukça yaygın ve üzerine geniş çapta çalışmalar yürütülen bir fenomen olarak, rüyalar, ısrarla gizemini korumaya devam ediyor. Yapılan araştırmalar sayesinde hakkında birkaç bir şey biliyor olsak da, neden rüya gördüğümüz ve beynimizin rüyalarımızın içeriğini nasıl şekillendirdiği ise büyük oranda bilinmeyenler olarak önümüzde duruyor.

İngiltere’deki Bishop Grosseteste University’den psikolog Caroline Horton; rüyalar hakkındaki bilgimizin oldukça sınırlı olduğunu söylüyor. Rüyaların içeriği dışsal olarak gerçekliği kabul edilemez, çünkü rüyalarla ilgili veri toplamak ya da bu veriler hakkında herhangi bir kesin sonuçlara varmak oldukça zordur. Horton’a göre; rüyalar üzerine çalışma yapmak için, kişinin hafızasına güvenmek durumdayız ve söylediğinin doğru olup olmadığını aslında bilemeyiz, çünkü rüyaları anımsamak gerçekten zordur.

Araştırmacıların bildiklerine dayanarak; görünen o ki; rüyalar; uyanık yaşamımızdaki belirgin özelliklere dayanıyor ve beynimiz kısa-süreli hafızadan uzun-süreli hafızaya kodlama yaptıkça, muhtemelen bilgi yapımıza da önemli bilgiler ekliyor. Deliller artıyor, ancak ne var ki; her insan tam olarak aynı şekilde rüya görmüyor ve bu kişiye özgünlük hali gecelere ait aklımızın içeriğini şekillendirmede önemli bir rol oynayabilir. Bazı çalışmalar; daha sosyal olan insanların rüyalarının daha fazla karakter içerdiğini öte yandan psikolojik anlamda görece daha az sağlıklı kişilerin ise tekrar eden rüyalar ve kabuslar görmeye daha yatkın olduklarını ortaya koyuyor. Rüyaların bu yönünü ele alan çalışmalar birçok bağlantıyı açığa çıkarsa da, rüyalar ve kişilik arasında bir ilişki olup olmadığı sorusunu soran bazı araştırmacıların bu çalışmaları ise görece zayıf kalan çalışmalar.

Consciousness and Cognition ‘da yayımlanan bir çalışmada; University of Bedfordshire ‘dan psikolog Josie Malinowski; bu konuyu çok daha geniş bir örneklem ile ele alarak, 100’ün üzerinde katılımcıdan son gördükleri rüyayı detaylıca anlatmalarını istedi. Malinowski aynı zamanda da, katılımcıların ne kadar dışa dönük, uzlaşmacı, dürüst, nevrotik ve deneyime açık bireyler olduğunu ölçen “Big Five” isimli bir kişilik testini de doldurmalarını istedi. Son olarak da, Malinowski bir ölçek ile, kişinin günlük yaşamdaki belirli düşüncelerden ne derece uzaklaşabilme eğiliminde olduğunu ortaya çıkaran bir mental kontrol uyguladı. Düşünce baskılama olarak isimlendirilen mental kontrolün bu formu, kişiye maddi sıkıntıları bir kenara bırakma ya da eski bir sevgiliyi kafadan atma yöntemi olarak kullanılabilir. Fakat bu yöntem, yine de paradoksik bir etkiyi de ortaya çıkarabilir –çünkü 1987 yılında yapılan bir çalışmada araştırmacılar katılımcılardan kutup ayısını düşünmemelerini istemiş, ancak bu durum katılımcıları kutup ayısını hiç olmadığı kadar fazla düşünmeye sevketmiş.

Veriler toplandığında, Malinowski; katılımcıların yarısından fazlasının rüyalarının ilişkiler etrafında döndüğü bulgusuna ulaştı. Yani rüyalarda; iş, okul ya da finansal konulara kıyasla kişiler arası etkileşimler çok daha fazla yer alıyordu. Fakat, geçmiş çalışmaların aksine, Malinowski’nin çalışmasında, katılımcıların “Big Five” isimli kişilik testindeki skorları ile rüya içerikleri arasında göze çarpan bir bağlantı yoktu.

Öte yandan, Malinowski’nin çalışması; kişinin düşünce baskılama eğilimleri ile rüya içerikleri arasında bir bağlantı bulunduğuna dair delillere katkı sunuyor. Horton şöyle diyor;

“Hepimiz farklıyız, dolayısıyla da geceleri aynı rüyaları görmememiz elbette ki şaşırtıcı değil. Rüya görmek, günlük yaşamımızda yaptıklarımızın ve yaşadıklarımızın bir uzantısıdır. Yalnızca biraz daha farklı bir bağlamda rol alıyor.”

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv