İnsan Beyin Büyüklüğünün Evrimine İlişkin Yeni Bir Model Geliştirildi

İnsan ataları ile şempanze atalarının evrimsel süreçte yollarını ayırmasının üzerinden milyonlarca yıl geçti ve bu ayrımdan beri de şempanze beyinleri yalnızca biraz değişmişken, insan beyni hacimsel ..
Görsel Telif: Andrew Du, UChicago

İnsan ataları ile şempanze atalarının evrimsel süreçte yollarını ayırmasının üzerinden milyonlarca yıl geçti ve bu ayrımdan beri de şempanze beyinleri yalnızca biraz değişmişken, insan beyni hacimsel anlamda neredeyse üç katına çıktı. Her ne kadar bilişsel beceriler anlamında bu hacimsel büyümenin yansımasını türümüzün her bireyinde “gözlemleyemiyor” olsak da; Homo sapiens‘in görece büyük beyne sahip oluşu tartışmasızdır.

Tartışmalı olan ise beynimizin bu olağanüstü hacmine nasıl ulaştığıdır. Bilim insanları, beynimizdeki gri maddenin zaman içinde sürekli evrimleştiğini gösteren yeni bir model geliştirdi; bu da zekamızın belirli bir davranışla seçilmesinin mümkün olmadığını düşündürüyor.

Homininlerin endokraniyalKafatasının iç kısmı.endokraniyal hacminin (ECV) son altı buçuk milyon yıldır neden arttığı konusundaki tahminlerimizde herhangi bir eksik yan yok denebilir. İlk homininler, şempanzelerinkine yakın bir beyin büyüklüğüne sahipti ve bu andan itibaren de bu büyüklükte dramatik bir artış görüldü. Bu yüzden de bu seviyeye nasıl ulaştığımız oldukça önem addetmektedir.

Bir kaç hipotez, nöron sayısındaki artışın desteklenmesini; beslenme biçimimizdeki değişimlere, daha iyi bir kan akışına ya da metabolik kaymalara dayandırıyor.

Bu açıklamalar, “aç” bir sinir sisteminin beslenmesinin zorluğunun nasıl üstesinden gelebileceğimizi önermesi açısından iyi bir iş çıkarıyor; fakat ne var ki, daha iri beyinli örneklerin seçilmesinde yardımcı olan kuvvetler hakkında çok şey söylemiyorlar.

Büyük beyinler, bazılarının ileri sürdüğü gibi arkadaş edinemde daha iyi olmamızı mı sağladı? Yoksa, bazı atalara sorun çözme konusunda bir uç mu sağladı? Eğer, bu yeni çalışma bir yerlere varacaksa, açıklama için herhangi bir basit davranışa odaklanamayız.

Araştırmacılar, halk arasındaki yaygın kanının, büyük beyinlerimizin, her biri atalarımızı daha akıllı hale getiren basamaklı artışlardan dolayı evrimleştiği yönünde olduğunu; ne var ki; gerçeğin, çok daha karmaşık ve beyin büyüklüğü ile davranış arasında belirgin bir bağlantı bulunmadığını söylüyor.

Beynimizin, şempanze-minyonluğundan modern insandaki büyüklüğüne nasıl gittiğine dair daha iyi bir kavrayış geliştirmek adına, araştırma ekibi, atalarımızın soy ağacından ayrılan bir düzineden fazla hominin türünü temsil eden 94 fosil örneğinin ECV’leri üzerindeki mevcut araştırmaları karşılaştırdı.

21 Şubat’ta (2018) Proceedings of the Royal Society B. ‘de yayımlanan araştırmada, 3.2 milyon yıllık Australopithecus‘tan yakın kuzenimiz -yarım milyon yıl önce yaşamış- Homo erectus‘a kadar, örnekler kendi soy ağaçlarına ayrıldı. Bu ayrıştırma, her bir daldaki değişimleri hem kendi içerisinde hem de farklı dallardaki değişimlerle karşılaştırma olanağı sağladı. Elde edilen bulgular ise, her grubun kendi içerisindeki evrimin, gradüel olarak beyin büyüklüğünü de yukarıya doğru sürüklediğini gösterdi.

Öte yandan, bu süreçte, daha büyük beyinli alt türleri ortaya çıkaran türleşme olayları ve küçük beyinli türlerin yok olduğu soy tükenmesi olayları da gözlemlendi. Bir diğer ifadeyle, hominin türleri yükseldikçe ve düştükçe, küçük beyinli populasyonlar yerlerini yavaş yavaş büyük beyinlilere bıraktı. Bütün bu süreç boyunca da her türdeki beyin hacmi devamlı olarak nesiller boyunca genişledi.

Araştırma, beyin hacmindeki kademeli değişimi hangi güçlerin ittiği üzerine bir yorumda bulunmuyor ancak konuya ilişkin mevcut hipotezlerin; bu evrimin ani ve hızlı adımlardan ziyade yavaş ve sürekli bir uyumlulukla gerçekleştiği noktasında sınırlanmasına yardımcı oluyor.

Öte yandan beyin büyüklüğü, bilişsel işleyişin temel etmeni değildir. Daha fazla nörona sahip olmak, ek becerilerin geliştirilmesi noktasında fırsatlar sunabilirken; beyin fonksiyonelliğini belirlemede esasen hayati olan bu nöronlar arasındaki bağlantılardır. Atalarımızın kafataslarının iç kısımları üzerinde çalışmalar yürüterek öğrenebileceğimiz çok daha fazla şey var. En azından, bunun gibi gelişmiş modeller; fosil kayıtlarından mümkün olduğunca çok bilgi elde etmemize yardımcı olacaktır.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (1 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  • Samet Yalçin 27 Şubat 2018 - 17:06
  • BUNU ARAŞTIRMAYA ÇALIŞACAĞIM

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv