Hobit Türü Homo floresiensis’i, Yok Olmaya İnsanlar mı Sürükledi?

Flores adasındaki Liang Bua mağarasında bulunan küçük homininlere ait olan iskelet kalıntılarının keşfinin ardından, Homo floresiensis adı verilen türün 11.000 yaşında olduğu tespit edilmişti. Bugün h..
Görsel Telif:

Flores adasındaki Liang Bua mağarasında bulunan küçük homininlere ait olan iskelet kalıntılarının keşfinin ardından, Homo floresiensis adı verilen türün 11.000 yaşında olduğu tespit edilmişti. Bugün hala devam etmekte olan bilimsel tartışmalarda Homo floresiensis’in farklı bir tür mü, yoksa izole bir adada yaşayan ve ada şartları ve diğer genetik değişkenler dolayısıyla küçük kalmış modern insanlar mı oldukları derinlemesine irdelenmektedir. Bir konsensus oluşamasa da, devam etmekte olan kazı çalışmaları ve genetik incelemelerin bu tartışmaya bir son verebileceği düşünülüyor ve bu hobitlerle ilgili her yeni bulgu, keşif veya sonuç ilgi ile karşılanıyor.

Daha önceki yaş hesabının ardından devam eden ileri kazılarda daha fazla çökelti ürünü ve aynı katmandan elde edilen taşların yaşlarının hesaplanması ile bu hobit türün 50.000 yıl önce yok olmuş olduğu tespit edildi ve bilinen zaman 40.000 yıl geriye taşınmış oldu. Bulgular, araştırmanın detayları ile 30 Mart’ta Nature dergisinde yayımlandı.

Bahsedilen zaman, modern insanların güneydoğu Asya ve Avustralya adasına kadar göç ettikleri aralığa denk geliyor. Homo sapiens’in Avrupa’ya yerleşmesinden kısa bir süre sonra Neandertallerin yok olmuş olması akıllara şu soruyu getiriyor hobit akrabalarımızı yani Homo floresiensis`i modern insanlar mı yok etti?

Endonezya adası Flores'de bulunan Liang Bua isimli kireçtaşı mağarasında sürmekte olan kazılar. Görsel Telif : Liang Bua Ekibi

Endonezya adası Flores’de bulunan Liang Bua isimli kireçtaşı mağarasında sürmekte olan kazılar. Görsel Telif : Liang Bua Ekibi

LB1 (mağaranın adının ilk harfleri) adı ile isimlendirilen ilk hobit kalıntıları 2003 yılında 6 metrelik taş ve toprak katmanının altında keşfedilmişti. Kırılmaya müsait olan kemikler çok özenle çalışılmış ve radyokarbon yaş hesabı yöntemi ile yaşını hesaplamak üzere araştırmacılar buluntulara yakın konumlanmış olan kömürlerin yaşlarını hesaplamaya girişmişlerdi. Böylelikle kemiklerin de yaşlarının doğru biçimde anlaşılabileceği düşünülmüş ve hesabın sonucunda da 11.000 yıllık oldukları açıklanmıştı.

Eğer gerçekten ortadan kaybolma zamanları bu kadar yakın bir tarih olsaydı, bu; küçük kuzenlerimizin modern insanların adaya ulaşmasından sonra da 30.000 yıl kadar yaşamış olduğu anlamına gelecekti. Elbette geçmişe bakıldığında bu fikri bir anda kabul etmek kolay değildi ve bu sebeple araştırmacılar daha tatmin edici cevaplara ulaşabilmek ve dev mağaranın jeolojisini daha iyi anlayabilmek için Liang Bua’yı kazmaya devam ettiler. Bu çalışmaların sonucunda kömürlerin toplandığı katmandaki eski çökeltilerin erozyona uğrayıp yerine daha genç taş ve çökeltilerin geçtiği görüldü,

Böylelikle yeni taş ve çökelti örneklerinin yaşlarını hesaplamaya başlayan araştırma ekibi, floresiensis’e ait kalıntıların bulunduğu katmanın yaşının 100.000 ila 60.000 yıl arasında olduğunu tespit etti. Daha önce keşfedilmiş ve muhtemelen  H. floresiensis tarafından yapılmış olan taş aletlerin yaşlarının ise 190,000 ile 50,000 yıl arasında değiştiği kaydedildi.

Ortada ayırt edilebilir oranda küçük boyutlarda olan Homo floresiensis kafatası görülmektedir. telif : JIM WATSON/AFP/

Ortada ayırt edilebilir oranda küçük boyutlarda olan Homo floresiensis kafatası görülmektedir. Telif : JIM WATSON/AFP/

Daha eski bir tarihe işaret eden bu yeni bulgular, binlerce yıl boyunca modern insanların ve Homo floresiensis’lerin birlikte yaşayıp yaşamadığı sorununa bir cevap getirmiş oldu : ‘Yaşamadılar’ . Ne var ki Homo floresiensis’in diğer eski insanlarla veya akrabaları ile evrimsel ilişkisine dair çok az ipucu olmasından dolayı, bu türün insanlarla veya diğer kuzenleri ile üreyip üremediği sorusu varlığını sürdürüyor.

Araştırmacılardan Avustralya’daki Wollongong Üniversitesi’nde jeokronolog olan Richard Roberts, mağaranın kendine has jeolojisinin kazının son günlerinde bulunan kemiklerin keşfi ile gözden kaçmış olmasının son derece normal olduğunu vurgularken, bulgularının mevcut verilerle mümkün olamayacağını belirtti. Roberts’a göre o günden beri devam etmekte olan ileri kazılar ve örnek toplama işlemleri ile mümkün olan bulguları, bundan 13 yıl önce yapılan bir insan hatasının yine insan eli ile düzeltilmesine çok iyi bir teşkil ediyor.

University of Oxford’da arkeolog olan Tom Higham ise; H. floresiensis’in bu kadar erken tarihlerde ortadan kaybolmuş olmasının bir anlamda insanların bölgeye ulaşma zamanı açısından bir tesadüf olmadığını, mevcut bulguların modern insanların hobit kuzenlerimizin yok oluşuna etkisi olduğuna dair daha büyük ipuçları taşıdığını belirtti.


Kaynak : Naturedoi:10.1038/nature.2016.19651


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (1 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  • Emin Bozgeyik 02 Nisan 2016 - 22:02
  • Ben de Biyomedikal bölümünü okumayı düşünüyorum. Lise son sınıf öğrencisiyim bu konuda olumlu veya olumsuz bir tavsiyeniz var mı. Bu bölüm üstüne gitmeye değer bir bölüm mü?

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv