Güneş’in Ne Zaman ve Nasıl Patlayacağına İlişkin Yeni Tahminler Yapıldı

Güneşimiz nasıl ölecek, ne zaman ölecek ve ölümünün ardından nasıl görünecek? Bu korkunç senaryoya biz de tanıklık edebilecek miyiz? 
Görsel Telif: NASA/SDO
Güneşimiz nasıl ölecek, ne zaman ölecek ve ölümünün ardından nasıl görünecek? Bu korkunç senaryoya biz de tanıklık edebilecek miyiz?

Bilim insanları, Güneş Sistemimizin sonunun neye benzeyeceği ve bunun ne zaman gerçekleşeceği konusunda yeni tahminlerde bulundular. Tahminlere göre insanlar bu son sahneyi göremeyecekler.

Uluslararası bir astronom ekibi, bu sorunun muhtemel senaryoları üzerine araştırma yürüttü ve gezegensel bir bulutsunun büyük olasılıkla bir Güneş ölümüne tanık olacağı bulgusuna ulaştı.

Güneş Sisteminde kendisiyle hemen hemen aynı zamanlarda oluşmuş diğer gök cisimlerine dayanarak yapılan ölçümlerde Güneşimizin yaklaşık 4.6 milyar yıl yaşında olduğunu biliyoruz. Diğer yıldızlara dönük gözlemlerle, astronomlar, Güneş’in yaklaşık 10 milyar yıl içinde ömrünün sonuna ulaşacağını tahmin ediyorlar. Ancak bu süreç içerisinde meydana gelmesi tahmin edilen başka şeyler de var. Yaklaşık 5 milyar yıl içerisinde, Güneşimiz kırmızı bir deve dönüşecek. Çekirdeği büzülecek fakat dış katmanları Mars’ın yörüngesine kadar genişleyecek ve eğer gezegenimiz hala etrafta ise bu süreçte gezegenimizi de yutacak.

Kesin olan şu ki; o zamana kadar bizler kesinlikle etrafta olmayacağız. Aslına bakarsanız, eğer Dünya’dan gitmenin bir yolunu bulamamış olursak yalnızca bir milyar yıl daha buralarda olacağız. Çünkü her bir milyar yılda bir Güneş’in parlaklığı %10 kadar artmaktadır. %10 parlaklık artışı, kulağa pek fazla gelmiyor olabilir ancak parlaklıktaki bu artış Dünya üzerindeki yaşamı bitirecek. Okyanuslar, buharlaşacak ve yeryüzü suyun oluşumu için çok sıcak bir yer olacak.

Kırmızı bir devin ardından ne geleceğini kestirmek oldukça zordur. Geçmişte yapılan pek çok çalışma, parlak bir gezegen bulutsusu oluşması için, ilk yıldızın, Güneş’in iki katı kadar büyük olması gerektiği bulgusuna ulaştı.

7 Mayıs’ta (2018) Nature Astronomy‘de yayımlanan bir araştırmada, uluslararası bir astronom ekibi, bilgisayar modellemesi kullanarak, tıpkı her 100 yıldızdan 90’ında olduğu gibi; bizim Güneşimizin de büyük olasılıkla kırmızı bir devden beyaz bir cüceye büzüleceği ve daha sonra da gezegensel bir bulutsu olarak biteceği tahmininde bulundu.

Bir yıldız öldüğünde, zarf olarak bilinen bir gaz ve toz kütlesini uzaya saçar. Bu zarf, yıldızın kütlesinin yarısı kadar olabilir. Bu yıldızın çekirdeğini ortaya çıkarır ve bu nokta; yıldızın hayatında, yakıtın tükendiği noktadır, nihayetinde ömrü tükenir ve ölür. Ancak o zaman sıcak çekirdek, yaklaşık 10.000 yıl boyunca (astronomide oldukça kısa bir zaman) parlayacak bir zarf saçar. Gezegensel bulutsusunu görülebilir kılan da budur. Bazıları o kadar parlaktır ki; yıldızın kendisini bile gözlemlemenin oldukça yorucu olacağı on milyonlarca ışık yılı uzaklıklardan bile görülebilir.

Kedi Gözü Bulutsusu / Görsel: NASA/ESA

Araştırma ekibinin oluşturduğu veri modeli esasında farklı yıldız türlerinin yaşam döngülerine yönelik tahminler geliştiriyor ve farklı yıldız kütleleriyle ilişkili gezegensel bulutsunun parlaklığını anlamaya çalışıyor. Gezegensel bulutsular; Helix Bulutsusu, Kedi Gözü Bulutsusu, Halka Bulutsusu ve Kabarcık Bulutsusu ünlüleri bulunan, gözlemlenebilir Evren boyunca görece yaygın bulunurlar.

Gezegensel bulutsuların bu isimle anılmalarının tek nedeni gezegenlerle ilgili olmasından kaynaklı değil, aynı zamanda ilk gezegensel bulutsu 18. yüzyılın sonlarında William Herschel tarafından keşfedildiğinde; o zaman kullanılan teleskoplardan yapılan gözlemlerde görünüşünün gezegenlere benzemesinden kaynaklıdır.

Yaklaşık 25 yıl önce, astronomlar, olağandışı bir şey fark etti: Diğer galaksilerdeki en parlak gezegensel bulutsuların tamamı neredeyse aynı parlaklıktalar. Bu durum, –teorik olarak– şu anlama gelmektedir; diğer galaksilerdeki gezegensel bulutsulara bakarak, astronomlar onların ne kadar uzakta olduklarını da hesaplayabilir. Elde edilen verilen bu durumun doğru olduğunu gösterdi, fakat modeller çelişki gösteriyordu.

Yaşlı, düşük kütleli yıldızlar daha büyük genç yıldızlardan çok daha sönük gezegensel bulutsuları oluşturmalıdır. Bu da 25 yıllık bir çelişkinin kaynağı haline gelmiş durumdaydı. Veriler, Güneş gibi düşük kütleli yıldızlardan parlak gezegensel bulutsular elde edebileceğimizi söylüyor, fakat modeller bunun imkansız olduğunu; Güneş kütlesinin yaklaşık iki katından daha az bir şeyin, bir gezegen bulutsusunu çok sönük yapacağını söylüyordu.

Bu sorun yeni modellerle çözüldü ve Güneş’in görülebilir bir bulutsu oluşturabilen yıldız için yaklaşık alt kütle sınırı olduğu gösterildi. Hatta Güneş’in 1.1 kat katından daha az kütleye sahip bir yıldız, görünür bir bulutsu oluşturamazken, öte yandan Güneş’in kütlesinden 3 kat daha büyük kütleli yıldızlar daha parlak bulutsular oluşturacak. Bu kat aralığındaki diğer tüm yıldızlar için tahmin edilen parlaklık, gözlemlenene çok yakındır. Böylece, artık yalnızca ölçülmesi oldukça zor bir aralık olan birkaç milyar yıl gibi uzak galaksilerdeki yıldızların mevcudiyetini ölçmenin bir yoluna sahip değiliz, aynı zamanda da Güneşimizin ölürken neler olabileceğini de bulmuş olduk.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv