Fabrikasyon su ne kadar mümkün?

Su, gelişen dünyada en önemli sorun olmaya aday konumda bulunuyor. Fakat az gelişmiş ülkelerde bu sorun pek de yeni değil.  Yüzyıllardır temiz suya ulaşım noktasında özellikle az gelişmiş ülkelerin da..
Görsel Telif:

Su, gelişen dünyada en önemli sorun olmaya aday konumda bulunuyor. Fakat az gelişmiş ülkelerde bu sorun pek de yeni değil.  Yüzyıllardır temiz suya ulaşım noktasında özellikle az gelişmiş ülkelerin daha ‘’fakir’’ popülasyonlarında çok büyük sorunlar yaşanıyor. Birçok bölgede su, ulaşılabilir olmasına karşın içilemeyecek durumda. Öyleki birçok bölgede bulunan suyu işlemden geçirmeden tüketmenin ölümcül etkileri olabilir. Diğer bölgelerde ise su, tüketmeye uygun konumda olsa dahi popülasyonların tümününe dağıtılabilecek kadar güçlü bir ağ kurulabilmiş değil.

2006 yılında yayınlanan Birleşmiş Milletler raporuna göre de Dünya nüfusunun %20 sinden fazlasının temiz suya ulaşımı bulunmuyor. Bu durum da aklınıza” temiz suya ulaşımın sıkıntılarını ortadan kaldırabilecekken suyu neden laboratuvar ortamında üretmiyoruz?” sorusunu getirebilir.

Su moleküler yapısı olarak 2 hidrojen atomunun 1 oksijen atomuna birleşmesinden oluşur. Bu yapı çok basit kimya gibi görülüyor, öyleyse neden 2 hidrojen atomunu 1 oksijen atomuyla birleştirip suyu oluşturmuyoruz? Teorik olarak bunu yapmak mümkün, fakat pratikte bu oluşum süreci oldukça tehlikeli.

Suyu oluşturmak için, ortamda hidrojen ve oksijen atomlarının mevcut olması gerekir. Onları yalnızca karıştırmak da işe yaramaz, çünkü hala ayrık durumda bulunan hidrojen ve oksijen atomları bulunacaktır. Her atomun elektronlarının yürüngeleri birbirlerine bağlanmak zorundadır ve bunu yapabilmek için enerjiyi aniden yükseltmemiz gerekir.

Hidrojen yüksek derecede yanıcı olduğundan, oksijen de yanma reaksiyonlarını desteklediğinden, aslında bu enerjiyi yaratmak pek de zor değil. Tek ihtiyacımız olan bir kıvılcım ve sonuç—- büyük bir patlama!. Suyu oluşturduk bile. Hidrojen ve oksijen atomlarının yörüngeleri birbirlerine bağlandılar.

Fakat aynı zamanda elimizde bir patlama da mevcut, ve eğer deneyimiz yeterince büyükse elimizdeki patlama ölümcül olan cinsten. Suyun üzerinde batmadan durabilmesi için hirojenle doldurulmuş bahtsız keşif balonu Hindenburg’un da başına gelen aynen bu. 1937 de Hindenburg’un trans-Atlantik gezisi sırasında, statik elektrik veya sabotajdan kaynakdığı düşünülen bir kıvılcım yüzünden havadaki oksijenle reaksiyona giren hidrojen atomlarının yarattığı patlama bu keşif balonunu bir alev topuna çevirmişti ve yarım dakika içerisinde küle dönüştürmüştü.

Fakat ortamda birçok su molekülü de oluşmuştu tabiki.

Temiz suyu üretmek için daha farklı yöntemler de mevcut, örneğin havadaki nem kullanılarak su üretilebilir veya kirli su kaynaklarını arıtma yoluna gidilebilir. Ama suyu baştan oluşturmak kısmı biraz tehlikeli.

Referanslar:

Clark, Josh.  “Why canu0027t we manufacture water?”

BBC.com

Fotoğraf:

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv