E. coli Salgınları

Son günlerde Amerika’da yaşanan bir salgın ile kendini tekrar hatırlatan Escherichia Coli –E.coli- , Centers for Disease Control and Prevention (CDC)’un verilerine göre 2006’dan beri neredeyse h..
Görsel Telif:

Son günlerde Amerika’da yaşanan bir salgın ile kendini tekrar hatırlatan Escherichia Coli –E.coli- , Centers for Disease Control and Prevention (CDC)’un verilerine göre 2006’dan beri neredeyse her yıl Amerika’da salgınlara sebep olmaktadır.

Bakteri insanların ve memeli hayvanların bağırsak florasında yaşar. Bu bakteriyi eğer su ya da besinlerden izole ediyorsak işte o zaman büyük bir sıkıntımız var demektir. Zira buralardan izolasyon su ya da besinlere dışkı bulaşı olduğunu göstermektedir.

E.coli bakterileri, Gram boyama özelliği negatif (bu yüzden mikroskopta pembe görünür), çubuk şeklindeki bakterilerdir. İlk kez Thedor Escherich tarafından bebek dışkılarından izole edilmiştir. E.coli bugün dünyada bilinen en iyi mikroorganizmalardan biridir. Üzerinde çok sayıda çalışma yapılmış ve model organizma olarak kullanılmıştır.

Bazı E.coli türleri hayvanlarda hastalık meydana getirmezken bazıları insanlarda hastalık oluşturabilmektedir. İnsanların saptayabildiği bugün hali hazırda bildiğimiz, 7 E.coli alt türü bulunmaktadır. Ayrıca Bu alt türlerin serogrupları da bulunmaktadır. Enterotoksijen E.coli (ETEC), Enteroinvazif E.coli (EIEC), Enteropatojenik E.coli (EPEC), Enterohemorajik E.coli (EHEC), Enteroaggregatif E.coli (EAEC), Diffusely Adherent E.coli (EAEC) ve Üropatojenik E.coli (UPEC). Bizim için en önemli olan tür salgınların büyük bir çoğunluğundan sorumlu olan E.coli O157:H7’nin olduğu Enterohemorajik E.coli (EHEC)’dir. Burada belirtilen ‘O’ bekteri yüzeyinde bulunan, ‘H’ ise flagella (kamçı) üzerinde bulunan antijeni belirtmektedir. Serogruplar lam aglütinasyon testi adı verilen ticari kitler ile belirlenmektedir.

E.coli salgınlarında genellikle görülen belirtiler; ishal (sıklıkla kanlı), şiddetli karın krampları ve orta yükseklikte ya da hiç olmayan ateş.
Aşağıda 2006-2015 yılları arasında Amerika’dan bildirilen salgınlar bulunmaktadır. Salgınların kaynak ve salgını yapan izolat değişebilmektedir. Fakat ortak olan özellik Shiga toksin üretebilen E.coli suşları hastalık yapabilmektedir. Yapılan çalışmaların hepsi ‘DNA finger print’ ve Pulse Field jel elektoroforezi (PFGE) ile doğrulanmıştır. Tüm veriler ‘Pulsenet’ de bulunmaktadır. Bu sayede salgınların birbirleri ile bağlantısı olup olmadığı anlaşılabilmektedir (http://www.cdc.gov/pulsenet/). Bu network ağı ulusal eyalet, yerel halk sağlığı laboratuvarları ve gıda laboratuvarları ile birlikte çalışarak gıda kaynaklı enfeksiyonların moleküler sürveyansını yapmaktadır.

2006 Salgınları: CDC’nin verilerini verdiği ilk E.coli salgını 2006’da görüldü ve taze ıspanaktan kaynaklı olduğu tespit edildi. Amerika’nın 26 eyaleti salgından etkilendi ve 199 kişi enfekte oldu. Bu salgından sorumlu olan E.coli türü O157:H7 olarak saptandı. Salgın sebebi ile 3 ölüm gözlendi. Salgın kaynağı ise çiğ tüketilen ıspanaktı.

Yine 2006’da gözlenen bir diğer salgın bir fastfood zincirinde görüldü. Meksika usulü bir yiyecek olan tako yapan bu restoran zincirinde meydana gelen salgından 71 insan etkilendi. Bu hastaların 52’sinde ‘DNA fingerprint’ yöntemi ile E.coli O157:H7 olduğu saptandı. Salgını yapan yiyecek maddesi tam olarak tespit edilemedi çünkü tako birçok farklı besin içermektedir.

2007 Salgınları: Bu tarihte de yine E.coli O157:H7’nin sorumlu olduğu iki salgın yaşandı. Salgınların birinden hazır dondurulmuş köftelerin sorumlu olduğu saptandı. ‘Pulse Field Jel Elektroforezi’* ile 40 hastada E.coli  suşu (soyu) tespit edildi. Salgından 8 eyalet etkilendi ve 21,7 milyon pound et geri toplatıldı. Diğer görülen salgından sorumlu ise dondurulmuş pizzalarda bulunan pepperoni (sucuk benzeri İtalyan sosisi) olarak saptandı. 10 eyaletten 21 kişinin hastalandığı saptandı.

2008 Salgını: Yine dondurulmuş köfte kaynaklı bu salgında 49 vaka tanımlandı ve 7 eyaleti kapsayan bir salgın yaşandı. Etlerden izole edilen E.coli O157:H7 ve hastalardan izole eden birbirinin aynısı olarak saptandı. 5.3 milyon pound et toplatıldı.

2009 Salgınları: Bu yıl 3 salgın gözlendi. Bu salgınlardan da E.coli O157:H7 izole edildi. İlk salgında hazır dondurulmuş kurabiye hamurlarının enfekte olduğu saptandı. 30 eyalette, 51 doğrulanmış E.coli vakası saptandı. Diğer iki salgın da ise kaynak et ürünleriydi. Salgınlardan birinde 545,699 pound et geri toplatıldı, 8 eyalette 26 vaka saptandı, 2 ölüm gözlendi. Diğer salgında ise 380,000 pound et toplatıldı, 9  eyalette 17 vaka tespit edildi.

2010 Salgınları: Salgınların hepsinden yine E.coli O157:H7 sorumluydu. Fakat yaşanan salgınlardan birinde saptanan E.coli suşunun datası, Pulsenet’de bulunan diğer datalar ile uyumsuzdu. 38 hasta enfekte oldu ve salgın 5 eyalete yayıldı. Salgın kaynağı Gouda türü bir peynir olarak saptandı. Gouda peynirinin dışı kırmızı ya da farklı renklerde bir plastik yapıya benzer yapı ile kaplıdır. Bu özelliği ile kapalı bir peynirdir. Bu da salgın kaynağının paketleme işleminden önce bulaştığının kanıtıdır. Bu salgında ayrıca diğerlerinden farkı olarak E.coli ve Listeria monocytogenes** peynirden birlikte saptanmıştır. Fakat L.monocytogenes ile ilgili herhangi bir vaka bildirilmemiştir.

Diğer bir salgında yine hazır dondurulmuş et ürünleri salgına sebep oldu. 16 eyalette 21 vaka görüldü.
Bu yıl yaşanan son salgında ise salgın sorumlusu, ‘Romaine Lettuce’ yani bizde ki adı ile marul. 33 vaka görüldü ve 5 eyalette yayıldı salgın. Bu salgında diğerlerinin aksine E.coli O:145 görüldü. E.coli’nin salgın yapmasında Shiga toksin rol oynamaktadır. Çoğu salgına sebep olan E.coli O:157’dir. Bundan sebeple E.coli non-O:157 diye adlandırılabilmektedir.

2011 yılı salgınları: Bu yıl dört farklı salgın gözlendi. Yaşanan salgınlardan birinde Shiga toksin üreten E.coli O104:H4 (STEC O104:H4) saptandı, fakat virülans faktörler bakımından vakalar Enteroaggregative E.coli’ye daha çok benzemekteydi. Altı vaka görüldü ve bunlardan beşi Almanya’ya seyahat eden kişilerdi. O dönemde Almanya’da büyük bir E.coli salgını yaşandı ve bu Amerika kıtasını da etkiledi. O dönemde Almanya’da 852 vaka gözlendi ve Amerika’da yaşanan salgında ki E.coli suşu ile aynı olduğu saptandı. Almanya’da 32 ölüm görüldü. Amerika’da gerçekleşen salgında ise ölüm vakası görülmedi. Amerika’da ki vakalardan biri Almanya’ya gitmemiş fakat gidenlerden bazıları ile yakından ilişki içerisinde olduğundan bakterinin ona da bulaştığı gözlendi.
Yine aynı yıl içinde marul kaynaklı bir salgın daha gözlendi. Salgının nedeni maruldu. E.coli O157:H7’nin sorumlu olduğu salgında, 9 eyaletten 58 vaka bildirildi.
E.coli O157:H7’nin sebep olduğu bir diğer salgında ise 5 eyalette gözlendi ve 14 vaka bildirildi. Salgın kaynağı ‘Lebanon bologna’ adı verilen yarı-kuru salam benzeri sosisti.

2011 yılında görülen bir diğer salgına ise kabuklu fındık sebep oldu, sekiz vaka görüldü ve 3 eyalete yayıldı. E.coli O157:H7 izole edildi.

2012 yılı salgınları: 29 insanın enfekte olduğu bu salgında E.coli O26 (STEC O126) izole edildi. 11 eyalet salgından etkilendi ve salgın kaynağı olarak yonca filizi gösterildi (Amerika’da bazı restoranlar yonca filizlerinden salata yapmaktadır).

Aynı yıl gözlenen diğer bir salgın 33 kişiyi etkiledi ve 5 eyalete yayıldı. Salgından sorumlu E.coli O157:H7 (STEC O157:H7) olarak saptandı. Salgın kaynağı olarak karışık hazır paketlenen ve marketlerde satılan salata ve ıspanak gösterildi.

Aynı yıl bir salgın daha yaşandı Amerika’da fakat salgının kaynağı tespit edilemedi. 18 insan salgından etkilendi ve 9 eyalete yayıldı. Salgın sebebi E.coli O145 (STEC O145) olarak saptandı. Bu yaşanan salgında bir hasta da hayatını kaybetti.

2013 yılı salgınları: Bu yılda iki salgın görüldü. İlk salgından 33 kişi etkilendi, 4 eyalete yayıldı ve izole edilen E.coli O157:H7 (STEC O157:H7) suşu idi. Salgının kaynağı olarak kullanıma hazır paket salatalar gösterildi.

Aynı yılın ikinci salgınından da E.coli O157:H7 (STEC O157:H7) sorumluydu. 33 insan enfekte oldu, 4 eyaletten vaka bildirimi yapıldı. Salgın sorumlusu dondurulmuş gıdalar satan bir firmaydı.

2014 yılı salgınları: İlk yaşanan salgından E.coli O157:H7 (STEC O157:H7) izole edildi. Salgın kaynağı olarak dana/sığır kıyması gösterildi. Salgın 12 kişiyi etkiledi ve 4 eyalete yayıldı.

Diğer yaşanan salgından sorumlu bu sefer E.coli O121 (STEC O121) olarak saptandı. Salgın 19 kişiyi etkiledi ve 6 eyaletten vaka bildirimi yapıldı.
2015 yılı salgını: Bu yıl ise iki eyaletten bildirilen 42 O26 E.coli (STEC O26) vakası oldu. Salgın kaynağı Amerika’da çok ünlü bir Meksika restoranında ki yiyecekler olarak gösterildi.

Salgınlara baktığımız zaman hemen hemen salgın kaynağı çiğ sebzeler ve etler olarak görülmektedir. CDC sebzeler eğer çiğ olarak tüketilecek ise hazır yıkanmış bile alınsa mutlaka yıkanmasını önermektedir. Ve özellikle salgın durumlarında bu tür yiyeceklerin çiğ tüketilmemesini önermektedir. Aynı şekilde etlerin de çiğ olarak değil pişirilerek yenmesini tavsiye etmektedir.

E.coli insan bağırsak florasında da bulunan bize dost olan bir bakteridir. Eğer yiyeceklere ya da su kaynaklarına bulaşırsa salgınlara sebep olabilmektedir. Sularda bulunma sayılarına göre plajlar dahi kapatılabilmektedir. Bunun yanı sıra E.coli’nin her suşu Shiga toksin üretmez. Ancak Shiga toksin üreten suş hastalığa sebep olmaktadır. Ek olarak hastalığın şiddeti kişilerin bağışıklık sistemine de bağlıdır. Herkeste aynı etki görülmeyebilir. Ya da kişi hastalığı hastaneye yatmadan da atlatabilir.

Ülkemizde ne yazık ki vaka bildirimi ya da benzeri sistemler olmadığından verileri elde edemiyoruz. Yapılan üniversite bazlı araştırma çalışmaları mevcuttur. Fakat birçok kez şurada besin zehirlenmesinden şu kadar kişi etkilendi gibi haberleri basın yolu ile duymaktayız. Fakat CDC gibi veri aktarımı yapan bir merkez ne yazık ki ülkemizde bulunmamaktadır.

*Pulse Field Jel Elektroforezi (PFGE): Agaroz jel elektorforezi, elektriksel bir alanda, ortamda çözünmüş moleküllerin elektrik yüklerine göre göç etmeleridir. Klasik jel elektorforezinde iki zıt kutup arasında elektrik akımından yararlanılarak, DNA yürütülebilmektedir. Buna bir UV ışığı altında bakıldığında molekül ağırlıklarına göre farklı uzunlukta DNA parçacıkları görülmektedir. Fakat klasik yöntemin aksine PFGE’de 6 farklı noktadan (bir altıgen ortasında jel tablası bulunur) elektrik akımı verilmesi ile DNA yürütülür. Klasik elektroforezden daha fazla bant elde edilir. Ve salgınlar sırasında bu yöntemden sıklıkla yararlanılır.

** Listeria monocytogenes: Çevreye yayılabilen, insan ve hayvanlar için patojen olan bir bakteridir. Yüksek ya da düşük sıcaklıkta dahi yaşayabilmektedir. Hücre içi patojen olan bakteri, insanlarda menenjit ve septisemiye neden olabilmektedir.

 


Kaynaklar : http://jmm.microbiologyresearch.org/content/journal/jmm/10.1099/jmm.0.46674-0?crawler=true&mimetype=application/pdf

http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs125/en/

http://www.cdc.gov/ecoli/outbreaks.html

http://www.cdc.gov/ecoli/


 

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv