En Mutlu Dil İspanyolca

İnsanlar bir şeyleri pozitif terimler üzerinden tarif etme ve hatırlama eğilimindedir, gerçeği öyle olmasa bile. Psikologlar tarafından Polyana Prensibi olarak tanımlanan ve “Olumluluk Önyargısı..
Görsel Telif:

İnsanlar bir şeyleri pozitif terimler üzerinden tarif etme ve hatırlama eğilimindedir, gerçeği öyle olmasa bile. Psikologlar tarafından Polyana Prensibi olarak tanımlanan ve “Olumluluk Önyargısı” hipoteziyle desteklenen bu durum dilin kendisiyle birlikte gelen bir özellik olarak karşımıza çıkıyor.

Durumun kendisi sadece insanların konuşurken daha pozitif kelimeleri tercih etmesi negatif kelimeleri ikinci plana atmasıyla ilgili değil, aynı zamanda da pozitif olanlara nazaran seçilip kullanılacak negatif kelimeler sayıca daha az. Fikrin kesin bir şekilde test edilmesi data yetersizliği yüzünden çok zor olarak görülüyordu. Olumlu önyargıyı haritalamak ve bir patern halinde çıkarımını yapmak için bir çok dile ait yazılı ve dijital hale getirilmiş metne ihtiyaç duyarsınız. Üstelik sadece Avrupa dilleri de yeterli değildir. Ayrıca her dil için binlerce o dili anadil olarak konuşan insana ihtiyaç duyarsınız, çünkü tek tek belli kelimelerin onlara nasıl hissettirdiğini test etmelisiniz.

İki büyük sorunun da internet sayesinde üstesinden gelindi; ilk olarak Twitter, Google Books ve online haber kaynaklarından dijital metinler rahatlıkla toparlandı ve ikinci olarak da küçük miktarlara online bir psikoloji deneyine katılacak binlerce insan tutuldu.

Bugün  Proceedings of the National Academy of Sciences’da yayımlanan çalışmada, bu iki kaynak içinde İspanyolca, İngilizce, Korece ve Çince’nin de bulunduğu 10 ayrı dilden elde edilmiş 100.000 kelime üzerinden olumluluk önyargısı ölçümü yapıldı.

Her kelime 50 ayrı kişi tarafından yarattığı duygusal titreşime göre bir sayıyla oylandı. Araştırma sonucunda grafikler gösterdi ki; Polyana Prensibi dilin bir parçası olarak ortaya çıkıyor. Eğer hiç önyargı yoksa, kelimenin ortalama duygusal değerleri, aynı zamanda duygusal durumlara  verilen değerlerin de ortalamasına denk geliyor. Bunun yerine, kelimelerin ortalama duygusal titreşimde olanları teste tabi tutulan her dildeki veri yığının olumlu tarafında kalıyor.

Kafa karıştırıcı gibi gözükse de, tüm verilere bakıldığında her şey açıkça gün yüzüne çıkıyor. İspanyolca, tüm test edilen diller arasında olumlu önyargıya en çok tabi kalan dil olarak görülüyor. Dijital kitaplara bakıldığında ise en az olumlu önyargı yaratan dil ise Çince. Açıkça görülüyor ki, Polyana beyinlerimiz, hem günlük dillerimizi hem de anadilimizi şekillendiriyor.

Buradan çıkan diğer gerçek ise şu, farklı bir dil öğrenmek istediğinizde Çince değil de İspanyolca öğrenmek sizi daha çok mutlu edecektir.

 

Referans :   Sciencemag
DOI: 10.1126/science.aaa7832

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv