Egzersiz Sırasında Maksimum Kalp Atış Hızınız Ne Olmalı?

Egzersiz için optimal bir kalp atış hızı belirlemek, egzersiz hedefinize, yaşınıza ve mevcut zindelik seviyenize bağlıdır.
Görsel Telif: Shutterstock/Syda Productions

Yaz geliyor, kendinizi biraz daha formda görmek istiyorsunuz. Egzersiz yapma sıklığınızı arttırmanın zamanı geldi. Kıyafetlerinizi hazırladınız, akıllı saatinizi kolunuza taktınız artık koşu için hazırsınız.

Egzersiz yaptığınızda, kalp atış ve nefes alış-veriş hızınız yükselir ve böylelikle oksijen bakımından zengin havayı akciğerlerinizdeki alveollerinizden kanınıza geçirir, kaslarınızın ihtiyacı olan enerjiyi üretebilmeleri için kas hücrelerinizi adeta beslersiniz. Peki kalp atış hızınızı neye göre belirlemeniz gerekiyor?

Egzersiz için optimal bir kalp atış hızı belirlemek, egzersiz hedefinize, yaşınıza ve mevcut zindelik seviyenize bağlıdır. Kalp atış hızı ve egzersiz yoğunluğu arasında doğrudan ve lineer bir ilişki vardır: Egzersiz yoğunluğu arttıkça, kalp hızı da artar.

Egzersiziniz mümkün olan en yüksek yoğunluğa ulaştığında, kalbiniz de kalp atışlarını hızlandıracak maksimum atış hızına ulaşır. Fakat her egzersiz seansını maksimum kalp atış hızıyla yürütmek etkin bir fitness sonucu üretmez. Bu yüksek yoğunluklar, egzersizin potansiyel faydalarını boşa çıkararak nadiren sürdürülebilirdir.

Egzersiz Kalbinizi Daha Etkin Hale Getirir

Dinlenme anındaki kalp hızı insandan insana hatta bireyin kendisi için bile büyük oranda farklılık gösterebilir. Yetişkinlerde, dakikada 60-80 arası bir atım oldukça yaygın görülür.

Aerobik kondisyonunuzu iyileştirmek, dinlenme anındaki kalp atış hızınızı azaltır ve kalbiniz her bir atımda daha etkin hale gelir. Örneğin, bir sporcunun dinlenme anındaki kalp hızı genellikle -dakikada- yaklaşık olarak 40 BPM’dir.

Esasında, yapılan araştırmalar, uzun vadeli egzersiz eğitimlerinin; özellikle de sol karıncık olmak üzere kalp büyüklüğünü arttırdığını gösteriyor. Daha büyük bir kalp, her bir atımda daha fazla kanın pompalanacağı anlamına gelir ve dolayısıyla vücuttaki kan dolaşımını olağan seviyesinde tutmak için de dakikadaki kalp atış hızı azalır. Aslında bu durum, sporcuların daha yüksek yoğunluklarda daha uzun süre egzersiz yapmalarını sağlayan faydalı bir fizyolojik adaptasyondur.

Maksimum Kalp Atış Hızınızı Nasıl Hesaplayabilirsiniz?

Maksimum kalp atış hızında önemli değişimler bulunur. Dolayısıyla maksimum kalp atış hızını belirlemenin en doğru yolu, maksimumu kapasite bir egzersiz testine girmektir. Fakat maksimum kalp atış hızını tahmin edebilmede yaşa bağlı bir formülasyon kullanılabilir. 2001 yılında Journal of American College of Cardiology‘de yayımlanan bir araştırmada, maksimum kalp atış hızını tahmin etmek için aşağıdaki revize edilmiş denklem önerildi:

Maksimum Kalp Atış Hızı: 208 – (0.7 x Yaş)

Yani, 45 yaşındaki bir insanın -tahmini- maksimum kalp atış hızı dakikada 176,5’dir. Elbette ki, genetiğimiz de mevcut maksimum kalp atış hızımızı etkileyebilir. Öte yandan maksimum kalp atış hızı egzersiz ve atletik performans için ana belirleyici değildir. Daha önemlisi, fizyolojik etkinliğimizdir.

Bununla birlikte, kalp atış hızı ölçülürken; heyecan veya korku gibi duyguların, kafein gibi uyaranların ve adrenalin gibi kalp atış hızını artırabilen hormonların etkilerini de göz önünde bulundurmak oldukça önemlidir

Maksimum Kalp Atış Hızında Egzersiz Yapmak Güvenli Midir?

Kısa cevap, evet. Pek çok yetişkin için, yeterli seviyede egzersiz yapmama riski, aşırı dayanıklılık egzersizi yapma riskinden daha fazladır.

Düzenli egzersizin kalp için sağladığı faydalar, fazlasıyla ortaya koyulmuştur. Ancak, yeni deliller, aşırı egzersizin ekstra kardiyovasküler sağlık yararları sağlamayabileceğini öne sürmektedir.

Aynı şekilde, hareketsiz bir kişinin, yüksek yoğunluklu bir çalışmaya alışkın olmadığında ya da önceden mevcut bir kalp rahatsızlığına sahip olması durumunda, egzersiz sırasında kalp krizi gibi akut bir kardiyak olay yaşama olasılığı daha yüksektir. Maksimum risk her 10000 kişide 0.3 ila 2.7 arasındadır.

Bilimsel bir perspektiften bakıldığında, sporcular, tipik olarak bisiklet veya uzun mesafe koşuları gibi aerobik egzersiz sırasında belirli yoğunluklarda egzersiz yapmak için kalp atış hızı aralıklarını kullanırlar. Görsel Telif: Shutterstock/Skylines

Egzersiz Yoğunluğu: Gücümüzün Tamamını Kullanırsak Ne Olur? 

Kas hücrelerimiz, iki temel içeriğe ihtiyaç duyar: Glikoz ve oksijen.

Kaslar, vücuttaki gerekli besin içeriklerini ve oksijeni sağlamak ve karbondioksit gibi atık ürünleri dışarıya atmak için kan damarlarına bağımlıdır. Egzersiz sırasında daha fazla kas kullanımı, aktif dokulara daha fazla kan götürülmesi anlamına gelir.

Egzersiz yoğunluğu özellikle yüksek olduğunda ise, kaslarımız başka bir yan ürün daha ortaya çıkarır: Laktik asit. Eğer ki, üretim hızı metabolizma sınırını aşarsa; hücrelerimizde laktik asit birikmesi olur ve hücrelerimiz “yakıt” olarak laktik asit de kullanabilir. Bu yan ürünün birikmeye başladığı noktaya ise, “laktat eşiği” denir. Rahat bir şekilde sürdürülebilecek herhangi bir egzersiz yoğunluğu genellikle bu eşiğin altındadır ve beraberinde bir kalp atış hızına sahip olunur.

Kalp Atış Hızı İçin En İyi Egzersiz Hangisidir?

Aralıklı egzersiz antrenmanı, zaman konusunda problemler yaşayan insanlar için popüler bir seçim olsa da, egzersizin aralıklı biçimde yapılması kalp atış hızının dalgalanma göstermesi anlamına gelir ve geleneksel sabit durum egzersizinden çok daha fazla fayda sağlamaz.

Bilimsel bir perspektiften bakıldığında, sporcular, tipik olarak bisiklet veya uzun mesafe koşuları gibi aerobik egzersiz sırasında belirli yoğunluklarda egzersiz yapmak için kalp atış hızı aralıklarını kullanırlar. Belirli yoğunluklarda yapılan egzersizlerin, –örneğin; laktat eşiğinde veya altında egzersiz yaparak– vücuttan adaptif tepkiler ortaya çıkardığı bilinmektedir.

Bu yoğunluklara, eğitim zonları denilir ve maksimum kalp atış hızına göre ifade edilir. Örneğin, hafif bir aerobik antrenman seansının, maksimum kalp atış hızının %75’inden az olması önerilirken, eşikteki bir antrenman (maksimum kalp hızının yaklaşık %95’i) fizyolojik bir değişime neden olacaktır.

Sonuç olarak, biraz egzersiz yapmak kardiyovasküler sağlığınız için hiç yapmamaktan çok daha iyidir. Haftada yaklaşık 150 dakikalık bir egzersiz, sağlığınız için minimum gerekliliktir. Bu faydaları elde etmek için maksimum kalp atış hızınızla egzersiz yapmanız gerekmez. Sporcular, optimum adaptasyon sağlamak ve dayanıklılık performansını artırmak için maksimum kalp atış hızına göre antrenman zonlarını kullanabilirler.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv