Doymuş Yağ ile Doymak?

Diyetteki yağ çeşidi ve miktarı ile kalp damarı hastalığı, inme ve tip 2 şeker hastalığı arasındaki ilişkiyi incelemiş ileriye dönük gözlemsel çalışmaların geniş bir ölçekte değerlendirilip birbirleri..
Görsel Telif:

Diyetteki yağ çeşidi ve miktarı ile kalp damarı hastalığı, inme ve tip 2 şeker hastalığı arasındaki ilişkiyi incelemiş ileriye dönük gözlemsel çalışmaların geniş bir ölçekte değerlendirilip birbirleriyle karşılaştırıldıkları analizde ezber bozabilecek sonuçlara ulaşıldı.

Karışık istatistiksel yöntemlerle, binlerce araştırmanın özetlenip sınıflandırılmaya çalışıldığı bu meta-analizden elbette onlarca sonuç çıkarmak olası. En çarpıcı olanı ise doymuş-doymamış-trans yağ asitleri arasındaki çekişmeyle ilgili.

Yapılan değerlendirmeye dayanarak; tereyağı, et, yumurta, süt gibi hayvansal kaynaklı yağlar ve hindistan cevizi ve çikolatada bulunan yağ gibi bitkisel olanlar, kimyasal yapılarına göre doymuş yağ asitleri olarak tanımlanıyor. Yıllardır artan bir eğilimle, neredeyse “sağlıksızlık” ile eşdeğer anlamlar yüklenen bu besinlere, suçlandıkları bazı hastalıklar konusunda biraz sert davranıldığı söylenebilir. Zira geriye dönük bu analizde, başka açılardan sağlıklı olan insanlarda, doymuş yağlarla beslenmeyle kalp damarı hastalığı ve buna bağlı ölüm, tip 2 şeker hastalığı ve inme arasında, daha önce düşünüldüğü gibi “güçlü” bir ilişki kurulamamış.

Bir zamanlar margarinlerde, hazır yiyeceklerde, cipslerde kullanılan endüstriyel hidrojene yağlar olan trans yağ asitleri ise olağan şüpheli olmaya devam ediyor. Tip 2 şeker ve inme riskiyle aralarında doğrudan bir ilişki kurulamasa da, trans yağların, kalp damarı hastalığı ve bağlı ölüm riskini %20-30 oranında arttırdığı, bu değerlendirme ile bir kez daha tescil edilmiş oldu.

Gruplanmış hastalar üzerinde, ileriye dönük olarak tasarlanarak yapılmış birçok “değerli” çalışmanın incelendiği ve 179 yayına atıfta bulunulan bu kapsamlı incelemeden doymuş yağlarla beslenmenin “sağlıklı” olduğu sonucunu çıkarmak, yüksek miktarda tüketildiklerinde LDL kolesterol seviyelerinde yaptıkları artış yanında bazı kanser türlerinin ortaya çıkmasında olumsuz birer risk faktörü oldukları da bilindiğinden, elbette doğru olmayacaktır. Trans yağlar ise kaçınılması gereken gıdalar arasındaki yerini sağlamlaştırmış görünüyor.

Yazarlar, bu yağların diyetteki miktarlarının ne olacağı ve şayet azaltılmaları yönünde öneriler yapılacaksa, yerlerini hangi “sağlıklı” besinlerin alması gerektiği konusunda ise kararsızlar.

Sonuçta, anneannelerinizin tereyağlı pilavından birkaç kaşık fazla yemek tahmin ettiğiniz kadar kötü olmayabilir.

 


Referans : BMJ,  Intake of saturated and trans unsaturated fatty acids and risk of all cause mortality, cardiovascular disease, and type 2 diabetes: systematic review and meta-analysis of observational studies, http://www.bmj.com/content/bmj/351/bmj.h3978.full.pdf


 

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv