Dinozorlar Ekvatoru Neden Geçti?

Dinozorlar ortaya çıktıktan 30 milyon yıl sonra, ekvator çevresinde hala az miktarda dinozor bulunmaktaydı. Bu dinozorlar da küçük vücutlu et yiyen bir gruptan oluşuyordu. Dinozorların gelişimi ile il..
Görsel Telif:

Dinozorlar ortaya çıktıktan 30 milyon yıl sonra, ekvator çevresinde hala az miktarda dinozor bulunmaktaydı. Bu dinozorlar da küçük vücutlu et yiyen bir gruptan oluşuyordu. Dinozorların gelişimi ile ilgili temel sorulardan biri de, neden çok uzun süreler boyunca büyük otoburların ortaya çıkmadığı ve düşük yüksekliklerde yaygın olmadıklarıdır ve hala cevaplanmış değil.

Şimdi ise uluslararası bir araştırma ekibinin, Geç Triasik Dönem’de çok sayıda dinozorun yaşadığı New Mexico’nun 200 milyon yılın iklim ve ekolojisi üzerine detaylı bir çalışması ile bu gizemin bir çözümü var.

Yeni bulgulara göre, Tropik iklim şiddetli sıcaklıklar ve kuraklıklara yol açan değişimler geçiriyordu. Dev yangınlar, kıtayı sürekli etkisi altına alıyor ve ot yiyen hayvanların diyet alışkanlıklarını sürekli değiştiriyordu.

Verilere göre bu zamanlar hiç de eğlenceli zamanlar değildi. Bu sözler Utah’da bulunan Natural History Museum küratörü ve University of Utah Yardımcı Doçentlerinden Randall Irmis’e ait. Irmıs şöyle ekliyor : ” Dönem, ileri ve geri yönde hızla değişen ekstrem iklim koşullarının yaşandığı, tüketilebilecek bitkinin azlığından dolayı sıcak kanlı, büyük vücutlu otobur dinozorların ekvatora yakın bölgelerde yaşamasına izin vermeyen bir süreçti”

University of Southampton’da Jeokimyacı olan Jessica Whiteside tarafından yürütülen araştırma, dinozorların doğuş ve yayılma dönemlerinin başlangıcındaki iklimsel ve ekolojik koşullara detaylı bir bakış yaratan ilk çalışma olarak kaydedildi. Geç Triyasik Dönemde atmosferik karbondioksit seviyeleri, bugünkü seviyelerin 4 ila 6 katı civarlarındaydı. Benzer bir durumun oluşması düşük rakımlı yaşam alanlarındaki tüm ekosistemi etkileyecektir.

212 milyon yaşında bir etobur bacak kemiği - Ghost Ranch bölgesinde, Geç Triyasik Dönemde yaygın olan bir küçük bir türe ait. - Fotoğraf : Randall Irmis

212 milyon yaşında bir etobur bacak kemiği – Ghost Ranch bölgesinde, Geç Triyasik Dönemde yaygın olan bir küçük bir türe ait. – Fotoğraf : Randall Irmis

Derin Geçmişin Yeniden İnşası

Bilinen en yaşlı dinozor fosilleri, Arjantin’de bulunmuştu ve yaklaşık 230 milyon yaşındaydı. 15 milyon içinde, farklı beslenme alışkanlıkları olan farklı vücutlarda ve tropik iklimlerin uzağında çok çeşitli türler ortaya çıktı. Tropik iklim kuşağında ise yalnızca küçük etoburlar bulunuyordu. Bu durum da takip eden 15 milyon yıl boyunca devam etti.

Araştırma kapsamında, bilimciler nehir ve akıntılardaki birikim taşlarının 205 ila 215 milyon önce oluşmuş olanlarını incelediler. Geç Triyasik dönemde, büyük kütleli kıtalar Pangea adında tek bir süperkıta halinde bulunuyordu. Bugünkü New Mexico’daki  The Ghost Ranch bölgesi ise Güney Hindistan Civarlarına denk gelen ekvatora yakın bir noktadaydı.

Eski dev yangınlar, fosiller, organik maddelerin kararlı izotopları ve taşların içinde oluşmuş karbonat nodülleri (küçük beze veya yumru benzeri birikmiş maden parçası) gibi bir çok veriyi bir araya getirerek, araştırmacılar uzak geçmiş dönemi tekrardan inşa etti. Her veri grubu diğer grubu tamamlar nitelikte, ve hepsi benzer çevresel şartları işaret ediyor. Araştırma da temel gücünü buradan alıyor.

Fosilleşmiş kemikler, polen tozları ve eğreltiotu sporları, farklı birikim katmanlarından elde ediliyor ve dönemin yaşayan bitki ve hayvan popülasyonu ve çeşitlerini tahmin etmemizi sağlıyor. Tüm bu fosillerin içinde dinozorlar oldukça nadir, omurgalı hayvan fosillerinin yaklaşık yüzde 15’i dinozorlara ait. Dinozorlar; çeşitlilik, baskınlık ve vücut büyüklüğü bakımından sürüngenlerin, krokodillerin ve timsahların atası olan Pseudosuchian archosaurs, tarafından sayıca ezilmekteydi.

Bu seyrek dinozorlar, çoğunlukla küçük ve etobur teropodlardan oluşuyordu. Büyük, uzun boyunlu sauropodomorflar, daha yüksek rakımlarda yaşayan baskın otoburlardı ve fosil kayıtlarının işaret ettiği üzere  Geç Triyasik Dönemde kazı bölgesinin çevresinde yaşamıyorlardı.

dinozorlar-ekvatoru-neden-gecti2-bilimfilicom

Ghost Ranch bölgesinde omurgalı fosilleri arayan ekipler. Buradaki taşlar, 212 milyon yıl önceki çevresel ve ekosistem şartlarını yeniden kurmayı sağlayacak polen, balık, sürüngen ve kömür fosilleri bulunuyor – Randall Irmis

Yangın ve Kuraklık

Dev yangınlar sıcaklıkları çok ciddi miktarda değiştiriyordu, bu durumda çevresel etkilerdeki dalgalanmalarla bir tutarlılık gösteriyordu. Çökelti katmanlarındaki taş kömürü kalıntılarını kullanarak büyüyen yangınlar ile de fosillerin mikroskop altında oluşturdukları ışık yansıması ise odunun yanma ısısı ile tam bir tutarlılık gösteriyordu. Resmin tamamı : ekstrem çevresel etmenlerden dolayı ölen ve fosilleşen bitkilerin bir yakıt gibi yanması, daha yüksek sıcaklıklardaki yangınlara, daha fazla bitki ölümüne ve artan erozyon ve toprak kaybına sebep oluyordu.

Atmosferik karbondioksit seviyeleri, kararlı izotop analizlerine göre, düşük seviyelerde milyon parçacıkta 1.200’den; milyon parçacıkta 2.400’e kadar değişmekteydi. Bu kadar yüksek karbondioksit seviyeleri de fosil kanıtları ve kömür kalıntıları ile tutarlı sonuçlar veren sık ve uç notalara varan hava durumu değişimlerine, dalgalanmalarına sebep olmaktaydı.

Kuraklık ve nem arasındaki bu sert geçiş süreçleri takip edildiğinde, fosil kayıtlarında dinozorların Güney Amerika tepelerinde, Avrupa ve Güney Afrikada, baskın olduğu komünitelerin kurulması çok daha doğru bir şekilde gerçekleştirildi. Sınırlı kaynağın bulunduğu durumlar; büyük, sıcak-kanlı, hızlı büyüyen dinozorların oluşmasına izin vermiyordu.

Dönemin çevresel şartları bugünki batı Amerika’ya son derece benzerdi, o zaman da nehirler, akıntılar ve ormanların çevresinde nemli zamanlarda küçük bitki örtüsü ve ağaçlar türemekteydi. Dalgalı ve sert iklim ve geniş alanlara yayılan yangınlar yalnızca Coelophysis gibi iki ayaklı et yiyicilerin yaşamasına imkan vermekteydi.

 


Referans : Phys.org, Crocodile ancestor was top predator before dinosaurs roamed North America, phys.org/news/2015-06-dinosaur-equator.html


 

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (2 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  • Serdar Erken 19 Haziran 2015 - 01:52
  • “… düşük yüksekliklerde yaygın olmadıklarıdır.”
    “…düşük rakımlı yaşam alanlarındaki tüm ekosistemi etkileyecektir.”
    Yanlış anlaşılmasın 2 seferdir sizin makalenize denk gelip çeviri ile ilgili cevap yazıyorum, inanın hata bulayım da hemen cevap yazayım gibi bir amacım yok ama makaleyi okurken yukarıdaki kısım garip geldi, “burada sanki anlatılmak istenen bu değil” diye düşünüp kaynağa baktım.
    “Enlem” anlamındaki “latitude” ile “rakım, yükseklik” anlamındaki “altitude” arasında bir karışıklık olmuş gibi geldi bana, “low latitude(s)” derken de Ekvator’a yakın enlemler anlamında kullanılmış. Zaten makalede de dinozorların neden Ekvator çevresini yaşam alanı olarak tercih etmedikleri incelenmiş.

    • Baran Bozdağ 19 Haziran 2015 - 02:15
    • Tekrar merhaba, her yazıya da cevap veya yorum yapsanız dediğiniz gibi asla düşünmezdik.
      Şöyle ki; yazının orijinalinde tek bir süperkıta olan Pangea’dan bahsedildiği yıllar, jeolojik zamanda henüz çok yüksek dağ ve yükseltilerin oluşmadığı bir dilime denk geliyor. Aslında o zaman ekvatora yakın olan bölgeler şimdi kazı alanları olarak ulaşması çok zor yüksek noktalara denk geliyor ve ekvatora yakın değiller. Yazının iki ayrı noktasında aynı ifadeyi farklı çevirmiş gibi bir algı oluşmuş olabilir. Ancak ben yine sadece araştırmayı daha anlaşılır hale getirmek üzere (çünkü araştırmanın aslı başlıktan farklı olarak bir eski zaman simülasyonu yaratmak olduğundan) farklı ifadeler kullandım.
      Aslında bu değişiklikleri hep yapmak durumunda kalıyoruz, çünkü herkes tarafından anlaşılmasını sağlamayı daha temel bir görev edindik. Yine de haklı olduğunuz bir nokta var ki; o da yine önce araştırmayı algıladığımızdan dolayı bu haliyle doğru anlaşılacağını sanmaktır. Sizin de dikkat çektiğiniz üzere, görülüyor ki bu hedefe ulaşmak çok da kolay değil. Ancak en azından bir kez ‘enlem’ kelimesini kullanmış olsam, bu sefer de araştırmanın asıl kısımlarını açıklamak çok zorlaşacaktı. Bu da sizin haklı olduğunuz noktaya getiriyor bizi. Ancak bu yazı özelinde, içinde tüm jeolojik zamanları anlatmak, burada neden böyle bir anlatım yaptığımızı ifade etmek çok daha büyük bir zaman ve nitelik sıkıntısı doğuruyor. Bunun yerine yanlış bilgi vermeden, bir kaç kelime oyunu ile yazıyı anlaşılır hale getirmeyi hedefliyoruz. Burada ise iki çözüm üretilebilirdi :
      1 ) Direk çeviri ile çevirildiği halde yayımlamak
      2) Başlığı araştırmanın ana unsuru üzerinden yapmak
      İki çözüm de, bizim bahsettiğim temel hedeflerimizle uyuşmuyor. Anlatmak, anlaşılmak ve hali hazırda bir yayın işi olduğu için daha büyük kitlelerce okunmak daha öncelikli bir sorunumuzdur.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv