Depresyon – Boşa Mı Konuşuyoruz?

Bilimsel yazında, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu olan ve bu alanda sıralamadaki yeri devamlı yükselen majör depresyon üzerine yapılmış birçok çalışmaya ras..
Görsel Telif:

Bilimsel yazında, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu olan ve bu alanda sıralamadaki yeri devamlı yükselen majör depresyon üzerine yapılmış birçok çalışmaya rastlamak mümkün. Ne var ki, bu araştırmaların sonuçlarının geriye dönük değerlendirildiği analizlerde, psikoterapinin majör depresyondaki yeri konusunda olmasa da etkinlik düzeyi ile ilgili bazı soru işaretleri oluştu.

Konuya ilgili çekincelerin temelinde, doğal olarak sadece yayınlanmış çalışmalar üzerinden değerlendirme yapmanın mümkün olduğu gerçeği düşünüldüğünde, sonuçları “başarısız” olan çoğu çalışmanın yayınlanmadığı düşüncesi yatmaktadır.  Bu durum ispat edilmesi zor bir iddia gibi görünse de, Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) teşviki ile yapılan çalışmalar, tasarımlarından uygulanmalarına kadar belirli kurallar çerçevesinde sıkı bir şekilde takip edilerek yürütüldüğünden, bu kayıtların temel alındığı bir çalışmanın yeni yayınlanan sonuçları anlamlı olarak değerlendirilebilecek seviyede bilgi sağlıyor.

Araştırmacılar 1972-2008 arası NIH kayıtlarını depresyon tedavisi açısından geriye dönük inceleyip dergilerde basılmış 42 çalışma (4581 denek) ile basılmamış 11 çalışma (839 denek) sonuçları üzerinden bir değerlendirme yaptılar. Yayınlanmış çalışmaların sonuç ortalamaları ile yayınlanmamışların da eklendiği durumda ortaya çıkan sonuçları, biraz karmaşık da olsa, istatistiki olarak karşılaştırdılar. Öncelikle ilk tespit edilen durum, psikoterapinin depresyon tedavisindeki yeri ile ilgili olarak NIH desteği altında yapılmış olan çalışmaların yaklaşık dörtte birinin sonuçlarının yayınlanmamış olduğu gerçeğidir. Yayınlanmamış çalışmaların sonuçları da eklenerek değerlendirildiğinde, psikoterapinin hastalık tedavisindeki genel etkinliğinin %25 oranında azaldığı göz önüne alındığında, bu durumun açık bir “yayın biası” (tarafgirlik) olduğu söylenebilir. Toparlamak gerekirse; psikoterapinin depresyon tedavisinde olumlu bir yönü olduğunu kabul etmekle beraber, bu katkının düşünülenden daha az olduğu gerçeği ile karşı karşıya olduğumuzu da bir şekilde dillendirmemiz gerekiyor.


Kaynak:  10.1371/journal.pone.0137864


Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv