Dayanıklılık Antrenmanlarının Genetik Üzerindeki Etkisi

Karolinska Institutet araştırmacılarının raporuna göre, dayanıklılık antrenmanları binlerce genin aktivitesini değiştiriyor ve değişen bu genlerin yığınlar halinde RNA kopyalarının oluşturulmasına seb..
Görsel Telif:

Karolinska Institutet araştırmacılarının raporuna göre, dayanıklılık antrenmanları binlerce genin aktivitesini değiştiriyor ve değişen bu genlerin yığınlar halinde RNA kopyalarının oluşturulmasına sebep oluyor. Kas hafızası konseptine de değinerek daha da geniş bir kapsam kazanan araştırma PLOS Genetics‘de yayımlandı.

Düzenli olarak yapılan dayanıklılık antrenmanları sağlık ve iyi halin korunması için son derece faydalı olmakla birlikte, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, obezite ve benzer diğer koşulların ortaya çıkmasını da engelleyebilmektedir. Buna karşın, bu antrenman biçiminin moleküler düzeyde bahsi geçen bu faydaları nasıl sağladığı ise tam olarak netlik kazanmış değildir.

Şimdi ise Karolinska Institutet’ten araştırmacılar, dayanıklılık antrenmanından önce ve sonra kas hücrelerinin içindeki DNA-dizilerinin belirli enzimler yardımı ile kopyalanması ile oluşan RNA dizilerini analiz etti. Kısacası hangi genlerden, ne kadar RNA üretilmiş olduğuna bakarak gen aktivasyonundaki ve ekspresyon seviyesindeki değişim ve bu değişimin özellikleri incelendi denilebilir. Yaklaşık 3400 adet RNA varyantı tespit eden araştırmacılar bu RNA moleküllerinin toplamda 2600 gen ile ilişkili olduğunu keşfetti.

Antrenman sonrasında oluşmuş olan bu RNA varyantlarının karakteristiklerini inceleyen araştırmacılara göre, tek bir genin belli RNA çeşitlerinin üretimini artırırken diğerlerini düşürebilmesi ilkesine dayanarak egzersizin bir nihayeti olarak gen fonksiyonlarının (yani belli RNA ve o RNA’dan üretilecek proteinlerin sentezini artırırken diğerlerini azaltmak) ve aktivite seviyelerinin değişebileceği sonucuna vardı.

Araştırmacılardan Dr. Maléne Lindholm’un açıklamasına göre; daha önce egzersizin gen ekspresyonu üzerinde belirli bir yolak üzerinden değiştirici etkisi olduğu gösterilmemişti. Mevcut araştırma ile bu gerçekleştirirken aynı zamanda vücudun düzenli dayanıklılık antrenmanlarına nasıl adapte olduğu ve moleküler olarak bu dayanıklılığın nasıl arttığına dair ipuçları da keşfedilmiş oldu. Bu ipuçlarının içinde birçok genimizin adaptasyona olan etkileri de bulunuyor.

Araştırma ise 23 ayrı katılımcının tek bir bacaklarını çalıştırdıkları egzersiz programını uygulaması ile başladı. Çalıştırılmayan bacağın kontrol ögesi olarak kullanıldığı araştırmada kaslardan hem antrenman öncesi hem de sonrasında alınan örnekler (çalışan ve çalışmayan bacak) ile dokuz aylık bir dinlenme sürecinden sonra (böylelikle önceki gen aktivasyonunun sıfırlanmış olduğundan emin olundu) her iki bacağın aynı antrenmana tabi tutulmasının öncesi ve sonrasında kaslardan alınan örnekler incelendi.

Araştırmacılar bununla birlikte, bir önceki antrenmanın herhangi bir genetik etkisinin kalıp kalmadığını yani bir çeşit kas hafızasının mevcudiyetini ve eğer varsa tekrarlanan antrenmanda bu hafızanın bir etkisinin olup olmadığını da araştırdı.

Sonuçlara göre, dokuz ay sonraki antrenmanda bir önceki antrenmana bağlı olarak kalan herhangi bir genetik aktivite bulunmuyordu. Ne var ki, ancak ikinci antrenmanda iki bacağın ürettiği genetik tepki birbiri ile aynı değildi. Bu da egzersizlerin uzun süreler devam eden başka etkilerinin olduğuna işaret ediyordu.

Dr. Lindholm, araştırmalarının kasların nasıl işlediğine, işlerlik kazandığına ve antrenmanlara nasıl uyum sağladığına dair çok önemli bakış açıları sağlaması dolayısıyla büyük önem arz etmekte olduğunu belirtiyor.

Aynı zamanda araştırma sonuçlarının, bireye özgü antrenman düzenlenmesinde yakın gelecekte genetik temelli birtakım optimizasyonların yapılmasında etkili olacağı düşünülüyor. Uzun vadede ise, kardiyovasküler düzeyde rahatsızlıkların engellenmesinde ve daha kesin noktaları hedefleyerek efektif özellikler gösterecek tedavi ve ilaçların geliştirilmesinde -özellikle de herhangi bir sebepten dolayı egzersiz yapamayan insanlar için- kullanılabileceği öne sürülüyor.


Makale Referans: Maléne E Lindholm, Stefania Giacomello, Beata Werne Solnestam, Helene Fischer, Mikael Huss, Sanela Kjellqvist, Carl Johan Sundberg. The Impact of Endurance Training on Human Skeletal Muscle Memory, Global Isoform Expression and Novel Transcripts. PLOS Genetics, 2016; 12 (9): e1006294 DOI: 10.1371/journal.pgen.1006294


 

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv