Dans Etmeyi Neden Severiz?

Birçok şey beynimizin ödül merkezini uyarır ve bunlar arasında koordine hareketler de vardır. Aksiyon filmlerindeki araba takip sahnelerini ya da koreografik dövüş sahnelerini izlerken aldığınız heyac..
Görsel Telif: Photocreo Michał Bednarek / Shutterstock

Birçok şey beynimizin ödül merkezini uyarır ve bunlar arasında koordine hareketler de vardır. Aksiyon filmlerindeki araba takip sahnelerini ya da koreografik dövüş sahnelerini izlerken aldığınız heyacanınızı düşünün ya da spor müsabakalarına katılan izleyicilerin aldığı hazzı göz önüne alın.

Bilim insanları hareket etmeyi neden bu kadar çok sevdiğimiz hakkında tamamen bir açıklama getirebilmiş değil, fakat bu halimize dair bazı açıklamalar yapabileceğimiz oldukça fazla delile sahibiz. Örneğin birçok çalışma müzikle yakaladığımız uyumun hem kulaklarımızda, hem beynimizde hem de hareketlerimizde –özellikle de dans ederken– iki tarafı da idare eden bir haz duygusunun oluşabildiğini göstermişti.

Müziğin, beynimizin ödül merkezleri olan –kişinin gözlerinin hemen arkasında bulunan– orbitofrontal korteks ve orta beyin olarak adlandırılan ventral striyatumda bir aktifleşmeye ve hazza sebep olduğu biliniyor. Bu bölgelerdeki aktifleşme miktarı dinlediğimiz melodiden ne kadar zevk aldığımızla bir eşleşme gösterir. Dahası, müzik, beynimizin alt kısmında bulunan ve hareket koordinasyonu ve zamanlamasından sorumlu beyinciğimizi de aktifleştiriyor.

Peki, dans etmek neden haz veriyor?

Öncelikle, müziğin ritmik hareketle oluşturulduğundan şüpheleniliyor — müzik anında ayağınızı hafifçe vuruşlarınızı anımsayın–. İkinci olarak, beyindeki bazı ödül ilişkili bölgelerle bağlantılıdır.

Üçüncüsü ise; birçok delilin ortaya koyduğu üzere, diğer insanların hareketlerine hassaslık ve uyum gösteriyoruz, çünkü belirli hareketler yapıldığında ve gözlemlendiğinde aynı beyin bölgeleri aktifleşiyor. Örneğin, profesyonel dansçıların beyinlerinin motor bölgeleri diğer insanlara kıyasla daha fazla aktifleşme gösteriyor.

Bu tür bir bulgu; kortekste bulunan hücreler olan ayna nöronlar hakkındaki şüphelere dair tartışmaları da tekrardan alevlendiriyor. Ayna nöronlar; en basit anlamıyla bir kişinin yaptığı hareketin gözlemlenmesi ile bir başka kişinin aynı hareketi gerçekleştirmesine sebep olduğu düşünülen nöron grubudur. Giderek artan delil sayısı duyusal deneyimlerin aynı zamanda da motor deneyimler olduğunu ortaya koyuyor. Müzik ve dans ise bu duyusal ve motor devrelerin aktifleşmesine sebep olan haz verici aktifleştiriciler olabilir. Dolayısıyla, eğer ki bir insanı dans ederken izliyorsanız, beyninizin hareket bölgeleri aktifleşir ve bilinçsiz olarak kendinizi dansçının yaptığı hareketlere dair bir tahmin ve planlama yaparken bulursunuz.

Bu durum, kendi motor sisteminizin içsel bir taklitle tahmin edemediği uzmanca kabiliyetleri sergileyen kişiyi izlemekten zevk almanıza sebep olabilir. Esasında müzik, zamanlamanızı, koordinasyonunuzu ve ritminizi geliştirerek hareket kabiliyetinizi iyileştirebilir.

Yapılan araştırmalar müziğin beyinde striyatum boyunca akan dopamin salgısını artırarak antik bir ödül örgüsüne neden olduğunu ileri sürüyor. Yani görünüşe göre; müzik haz duyulan diğer eylemler gibi beyinlerimizi aynı şekilde etkiliyor.

Öte yandan garip bir biçimde, bu dopamin seviyeleri şarkının özel olan kısmına gelmeden birkaç saniye önce zirveye çıkabiliyor. İşte yukarıda bahsettiğimiz önceden tahmin olayı burada devreye giriyor, çünkü beynimiz iyi bir dinleyicidir ve bir sonraki adımın ne olacağını sürekli olarak tahmin etme eğilimindedir. (Evrimsel anlamda bu durumun oldukça işe yarar bir mekanizma olduğunu söyleyebiliriz ve iyi tahminler geliştirmek hayatta kalabilmek için oldukça önemlidir. ) Beklediğiniz bu kısım geldiğinde striyatum adeta bir iç çeker ve boom: Dopamin patlaması gerçekleşir. İşte tam bu anda tüyleriniz ürperebilir.

Ve yukarıda da belirtildiği gibi; beyincik daha aktif bir hale geldikçe, motor sisteminizde hareketlenme görüldüğünden daha fazla hareket etme isteği ortaya çıkarırsınız. Bu da ayağınızla ritim tutmak ya da dans etmek şeklinde tezahür edebilir. Dansınızla belki dünya 1 dakikalığına güzelleşmeyebilir ancak yaptığınız bu hareket, beyninizin ödül merkezlerini uyardığından oldukça haz duyabilirsiniz.


Kaynaklar ve İleri Okuma:
– Rolf Inge Godøy et al. Exploring Sound-Motion Similarity in Musical Experience, Journal of New Music Research (2016). DOI: 10.1080/09298215.2016.1184689
– Taylor & Francis. “Why do we tap our feet to a musical beat?.” ScienceDaily. www.sciencedaily.com/releases/2016/07/160708082033.htm (accessed July 17, 2016).
– Krakauer, J. “Why do we like to dance–And move to the beat?” ScientificAmericanMIND. http://www.scientificamerican.com/article/experts-dance/ (accessed on 2016, July 18)
– Brown, S., Parsons, L. “So You Think You Can Dance?: PET Scans Reveal Your Brain’s Inner Choreography.” ScientificAmericanMIND. http://www.scientificamerican.com/article/the-neuroscience-of-dance/ (accessed on 2016, July 18)
– Brown, S., Parsons, L. “Rethinking the “Lesser Brain.” ScientificAmericanMIND. http://www.scientificamerican.com/article/rethinking-the-lesser-bra/ (accessed on 2016, July 18)

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv