Çocuğunuzu Bir Narsiste Dönüştürüyor Olabilir misiniz?

Çocuğunuz kendinin özel olduğunu düşünüyor mu? Kızınız ya da oğlunuz hiç; ‘’Ben olmasam, sınıfımız çok daha az eğlenceli bir yer olur’’ , ‘’İnanılmaz derecede iyi birisi olduğumu düşünmekten hoşlanıyo..
Görsel Telif: Micheko Productions, Inh. Michele Vitucci/Alamy Stock Photo

Çocuğunuz kendinin özel olduğunu düşünüyor mu? Kızınız ya da oğlunuz hiç; ‘’Ben olmasam, sınıfımız çok daha az eğlenceli bir yer olur’’ , ‘’İnanılmaz derecede iyi birisi olduğumu düşünmekten hoşlanıyorum’’ ya da ‘’Benim gibi çocuklar daha fazlasını hak etmiyor mu?’’ gibi cümleler kuruyor mu? Eğer cevabınız ‘evet’ ise, çocuğunuzun narsist olmasına sebep olmuş olabilirsiniz.

Narsisizm Nedir?

Narsisizm ya da diğer adıyla özseverlik, şişmiş öz-imaj ya da benlik saygısı ve kişinin kendi üstünlüğünün diğer insanlar tarafından fark edilmesini barındıran kişilik özelliği olarak kısaca tanımlanabilir. Bu davranışın aşırıya kaçması durumu, psikolojik bozukluğa işaret eder. Fakat insanların büyük bir çoğunluğu da, orta seviyede narsisizm davranışları sergilerler.

Bireyin ne derecede bir narsist olduğunun, kabaca yarısının genlerden ve yine kabaca yarısının diğer faktörlerden kaynaklandığını söylemek mümkün. Fakat genlerin dışındaki faktörler içerisinde en önemlisi, ebeveynlik.

Narsisizmin Ebeveynlik Bağlantısı

Geçtiğimiz yıl, University of Amsterdam’dan Eddie Brummelman ve Ohio State University’den Brad Bushman’ın dahil olduğu araştırmanın bulgularına göre,; narsisizmin tohumları, çocuklarının diğer çocuklardan daha özel ve çocuklarını diğer çocuklardan daha fazla hak sahibi gören ebeveynler tarafından ekiliyor.

Brummelman’a göre; çocuklarına fazla değer veren ebeveynler çocuklarının yeteneklerini abartıyorlar, çocuklarından ve çocukları için çok fazla şey talep ediyorlar ve çocuklarının yeteneklerini haddinden fazla övüyorlar. Örneğin; çocuklarının `IQ seviyelerini` çok abartarak, çocuklarından birçok farklı konuda bilgi sahibi olmasını bekliyorlar ve çocukları çok başarılı olmasa bile çocuklarına yönelttikleri övgüleri çok savurgan kullanıyorlar. Hatta bazı ailelerde bu durum, daha en başından çocuklarına eşi benzeri olmayan ya da alışılmadık ilk adlar vermekle başlıyor.

San Diego State University’den Jean Twenge ve Keith Campbell’in The Narcissism Epidemic’deki önermelerine göre, 1980’lerde California’da başlayan öz-saygı hareketi de, en azından bir parça da olsa suçlu. Ebeveynlerin, çocuklarına özel olduklarını söylemeleri için cesaretlendirilmesi, kasten olmasa da narsisizm davranışlarının gelişmesini teşvik ediyor.

Brummelman’a göre, eğer bir çocuğa aşırı değer verirseniz, narsisizmin çekirdeği olan sağlıksız kendini beğenmişlik hissini içselleştirebilir. Brummelman; ebeveynlerin çocuklarına öz-saygıyı aşılamalarının oldukça önemli olduğunu düşünüyor. Brummelman’ın çalışmasındaki önermeye göre, bu durumdan kaçınmak için ebeveynler çocuklarına sıcak davranmaya odaklanabilirler. Çocuklar sevildiklerini ve kendileriyle ilgilenildiğini hissettiği zaman, kendinin bir birey olarak değerli olduğunu içselleştirebilir. Bu da öz-saygının özünü oluşturur. Twenge’de bu görüşe katılıyor. Twenge’ye göre, eğer çocuklarınızda narsisizmi değil de öz-sevgiyi inşa etmek istiyorsanız, ‘sen özelsin’ demek yerine ‘seni seviyorum’ demeyi tercih etmelisiniz.

Diğer bir taraftan da, bu konuda bazı bilim insanları biraz daha kuşkucu. Keith Campbell, bu davranışları ‘sağlıklı’ ya da ‘sağlıksız’ olarak nitelendirmekten hoşlanmadığını belirtiyor. Çünkü Campbell’e göre, bazı açılardan narsisizmin, bireyin hayattaki fırsatlarını artırabileceğine dair kanıtlar giderek çoğalıyor. Aynı zamanda yüksek seviyelerdeki öz-sevgi ve narsisizmin arasındaki farklar hâlâ psikologlar tarafından tartışılıyor.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv