Dişlerden elde edilen DNA olmadan, bugünkü Asya’lıların; Daoxian’da yaşamış olan insanlarla ilişkili veya bağıntılı olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak Almanya’daki Max Planck Evrimesl Antropoloji Ensitüsü’nden Jean-Jacques Hublin daha sonraki göç dalgaları ile dişlerin ait olduğu insanların değiştiğini düşünüyor. Ayrıca Hublin’in belirttiğine göre bugünkü doğu Asya’lıların batı Asya’da Neandertaller ile insanların çapraz üremesinden geldiğini gösteren başka genetik göstergeler var.

Yine çok net olarak bilinmeyen noktalardan biri de, modern insanların neden Avrupa’ya ulaşmadan önce Doğu Asya’ya kadar vardıkları sorunudur. Avrupa’daki en eski kalıntıların 45.000 yaşında olduğu düşünülürse bu çok ciddi bir fark yaratıyor. Bu noktadaki görüşler Buz Devri Avrupa’sının Afrika’dan göçmekte olan insanlar için bir bariyer etkisi göstermiş olması ve henüz soyu tükenmekte olan Neandertallerin o dönemde Avrupa’da yaşıyor olmasıdır.

Hublin’e göre dişlerin 80.000 yıldan daha eski olması araştırmanın önemini artırıyor. Buna rağmen dişlerin üzerinde gözlenen kıvrımların 50.000 yıldan daha önceki insan dişlerinde pek alışılmadık bir özellik olduğunu belirten Hublin, bu özelliğin de o dönemde göç eden insanların tropik Asya’da zorunlu olarak farklı bir besin alışkanlığı edinmiş ve bu kıvrımları oluşturmuş olmasının da dolayısıyla muhtemel olduğunu açıkladı. Bu nokta yapılması gereken şey ise , Doxian insanlarının diş özelliklerini daha detaylı inceleyerek neler ile beslendiklerini ve dişlerini nasıl kullandıklarını anlamaya çalışmak olacaktır.

Güney Çin bölgesi benzer özellikler gösteren mağaralarla dolu ve yakın zamanda aynı döneme ait ya da daha eski insan kalıntılarının (hatta belki yaptıkları aletlerin) keşfedilmesi mümkün görünüyor. Belli ki araştırmanın bulguları buz dağının görünen yüzünün yalnızca ucu sayılabilir.

 


Referans : Nature –  doi:10.1038/nature.2015.18566