Buz Çekirdeğinden İnsanlık Tarihinin En Kötü Yılını Belirlemek

Bizans tarihçisi Procopius; bu yılda korkunç bir olayın meydana geldiğini yazdı: "Güneş, tıpkı Ay gibi bütün bir yıl boyunca parlaklığını kaybetti..."
Görsel Telif: Meißner/ullstein bild - Getty Images

İnsanlık tarihindeki en kötü yılın hangisi olduğu sorusunun muhatabı olsaydınız nasıl bir tahminde bulunurdunuz?

Milattan sonra 1347 yılını düşündüğümüzde, bu yılın gerçekten de insanlık tarihi açısından kötü bir yıl olduğunu söyleyebiliriz. Tarihe Kara Ölüm olarak geçen veba salgını tüm Avrupa’yı sarmış, 25 milyonu aşkın insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştu. 1941-1945 yılları arası da toplu ölümlerin yaşandığı ölümcül yıllardan birisiydi. Peki ya 1918 yılı? 100 milyona yakın insanın ölümüne yol açan grip salgınının başladığı yıl.

Fakat Cambridge University yayını Antiquity‘de 14 Kasım’da (2018) yayımlanan araştırmada, insanlık tarihindeki yaşanmış en berbat yılın pek çok insanın aklına dahi gelmeyecek olan MS. 536 olduğu belirlendi.

Araştırma ekibi, MS. 536 yılının en kötü yıl olmasa da hayatta kalma açısından en kötü zamanların başlangıcı olduğunu belirtiyor. Araştırmaya göre, bu yıldan itibaren MS. 640 yılına kadar ekonomik anlamda herhangi bir iyileşme işaretine rastlanmıyor.

536 yılı, Bizans imparatoru I. Justinianus‘un imparatorluğunun 10. yılıydı ve küresel anlamda sıradan sıkıcı savaşlar dışında pek bir şey yaşanmıyordu; salgın hastalıklar görülmüyor (en azından henüz), alışılmadık derecede büyük soykırımlar yaşanmıyordu.

Fakat gökyüzünde garip bir şey meydana geldi: Gizemli bir toz bulutu Güneş ışığını engellemeye başladı, sıcaklıklar Dünya çapında bir düşüşe geçti ve küresel çapta bir kaos başladı –kıtlık, verimsiz ekinler, yaygın bir açlık ve Çin’de yaz mevsiminde kar yağışı–.

Bizans tarihçisi Procopius; bu yılda korkunç bir olayın meydana geldiğini yazdı: “Güneş’in ışığı, tıpkı Ay gibi bütün bir yıl boyunca parlaklığını kaybetti ve tam bir Güneş tutulmasında olduğu gibi Güneş ışınları belirsizleşti.”

Yaşanan olayın sebebine dair bazı deliller bulunuyor. Antarktika’daki buz çekirdeklerinden ve Grönland’dan elde edilen ağaç halkalarından anlaşıldığı üzere bu durumun son derece büyük ve yıkıcı volkanik patlamalar sonucu meydana geldiğini destekleyen deliller var. Dahası, kısa süreli küresel soğuma ve ölümcül kıtlık gibi benzer durumlar, daha sonraları yaşanan volkanik felâketlerde de görülmüştü. Şimdi ise, İsviçre ve İtalya arasındaki sınırda bulunan Colle Gnifetti buzulunun yeni ve son derece ayrıntılı bir buz çekirdeği analizi; Dünya’nın dara düştüğü bu yüzyıl hakkında yeni bilgiler ortaya koydu.

Buz çekirdekleri, yıllık kar yağışı nedeniyle sürekli artan buz kütlelerine sahip olmalarından kaynaklı fantastik birer arkeolojik kayıt kaynağıdır. Bu da şu anlama geliyor; herhangi bir yılda atmosferde neler olduğunu bir buz katmanına bakarak anlayabilirsiniz.

Milattan sonra 536 yılında, volkanik kül ve döküntü —tefra olarak bilinir–, buz katmanıyla karışmıştı ve bu da volkanik bir felâket meydana geldiğine işaret ediyordu. Fakat talihsizlik sınırlarını zorlamaya devam ediyordu, 536 yılının insanları için kötü günler geride kalmış, artık daha kötü günler onları bekliyordu. Grönland ve Antarktika buzul çekirdekleri, MS. 540 yılında sefalet süresini daha da uzatan ikinci bir volkanik felâket meydana geldiğini doğruluyor. Ardından 541 yılında, beklenmedik bir biçimde Justinianus Veba Salgını ortaya çıkmış ve her şey, kötüden daha da kötüye gitmeye başlamıştı.

Milattan sonra 660 yılına ait bir gümüş madeni para. Görsel Kaynak: T. Abramson

Aradan neredeyse bir yüzyıl geçmişti ve araştırma ekibi, MS. 640 dolaylarında buz kütlesinde bir yenilenme belirtisi keşfetti: Kurşun. Buzdaki bu kurşun kirliliği işaretleri şu anlama geliyordu: İnsanlar madenciliğe başlamıştı ve kurşun cevherinden gümüş eritiyorlardı. Ardından 640 yılında bir başka sıçrama görüldü ve 695 yılında yeni bir sıçrama daha meydana geldi. İnsanlar, gümüş madeni paralar basıyordu.

Bu durum, herhangi bir Roma külçesi ve ithal metal kalıntısının yanı sıra, yeni madenciliğin, son post-Roma altın sikkelerinin –artan gümüş miktarıyla değeri azaldı– üretimini kolaylaştırdı ve bunların yerini yeni gümüş paralar aldı. Kısacası, ekonomi toparlandı, ancak bu durum neredeyse yüzyıl aldı.

Öte yandan buz çekirdeği aynı zamanda da 1349 ila 1353 yılları dolaylarında kurşun kirliliğinde bir çöküş olduğunu gösteriyor. Bu da, Kara Ölüm olarak bilinen veba salgınıyla kronolojik olarak bir eşleşme gösteriyor ve araştırmacılar bunu, volkanik işaretlere ve kirliliğin yükseliş gösterdiği zamanlara dair yaptıkları tahminlerinin doğru olduğuna yönelik bir işaret olarak gösteriyor.

Kaynak ve İleri Okuma

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv