Bulaşıcı Kahkaha

İşte size bir deney: Hemen şimdi yüksek sesle bir kahkaha atmayı deneyin. Zorlandınız mı Sahte kahkaha atmak oldukça zordur, bu yüzden “kıkır kıkır kıkırdadığımızda” bu durum büyük ölçüde ..
Görsel Telif:

İşte size bir deney: Hemen şimdi yüksek sesle bir kahkaha atmayı deneyin. Zorlandınız mı
Sahte kahkaha atmak oldukça zordur, bu yüzden “kıkır kıkır kıkırdadığımızda” bu durum büyük ölçüde istemsizdir. Şimdi bir düşünün: Hangi durumda daha çok gülüyorsunuz? Bir komedi filmini evde tek başınıza izlerken mi, yoksa bir sinemada diğer insanlarla birlikte izlerken mi? Eğer siz de birçok insan gibiyseniz, bir komedi filmini izleyici grubuyla birlikte izliyorsanız daha çok gülersiniz. Araştırmacı Robert Provine kahkaha atmanın özel anlara ziyade grup içerisinde 30 kat daha fazla meydana geldiği bulgusuna ulaştı. Bu demek değil ki; kendi başımızayken izlediğimiz şeyleri komik bulmuyoruz, fakat gümekten yerlere yatmak yerine gülümseme ya da kendi kendimize konuşma eğilimi içerisinde oluyoruz.

Çünkü kahkaha, genellikle grup içerisinde meydana gelen istemsiz bir harekettir. Provine bu durumu şöyle teorize ediyor; beynimiz bir tür gülmeyi tetikleyen “gülüş saptayıcısına” sahiptir. University of College London‘dan araştırmacılar konuyla ilgili sinirsel bir mekanizma bulmuş olabilir. 2006 yılında, araştırmacılar; fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile deneklerin beyinlerinde meydana gelen tepkileri izlerken deneklere bir sürü ses dinlettiler. Deneklere kahkaha ve dostane bir bağırış gibi olumlu ses karışımları ile öğürme ve çığlık gibi olumsuz sesler dinletildi.

Bütün sesler, beyinde yüz kaslarımızın tepkisini hazırlayan bir bölge olan premotor kabuk bölgesi kısmında bir aktivasyon meydana getirdi. Bir başka deyişle, insanlar bir kahkaha duyduklarında gülmeye başlıyorlar. Fakat endişelenmeyin, olumsuz seslere verilen tepki daha düşük seviyede, yani insanlar öğürme sesini duyduklarında öğürmeye başlamıyorlar. Bu durum da beynimizin pozitif seslere negatif seslerden daha fazla tepki verme eğiliminde olduğunu gösteriyor.

Eğer beyninizin sizi komik olmayan şeylere gülmeye zorladığını merak ediyorsanız, bu durumun atalarımızdan kalan bir iyilik olduğunu düşünebilirsiniz. Bazı teoristlere göre; gülme eğilimi arkadaşlığın bir göstergesi olarak önemlidir. İlkel zamanlarda gülmek; dahil olmak istenilen bir gruba zararsız olduğunu göstermenin bir yoluydu. Hatta şimdi bile, gülümseme ifadesi insanlar arasında bağ kurma açısından önemli bir sosyal araçtır. Gülümsemek, ilk karşılaşmada diyaloğun başlaması için cesaretlendirici bir yoldur ve insanları paylaşılan bir deneyim etrafında bir araya getirir. Böylece de “sen gülersen dünya da seninle güler” yaklaşımını bir doğru olarak kabul edebiliriz.

Bulaşıcı Esneme


Kaynak: Molly Edmonds, “Infectious Laughter”, http://science.howstuffworks.com/life/inside-the-mind/emotions/laughter-contagious1.htm


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv