Arkadaşlarınızdan Daha Hızlı ya da Daha Yavaş mı Yaşlanıyorsunuz?

Lise buluşmaları klasikleşmiştir. Acısıyla tatlısıyla güzel bir geçmişiniz olan o eski dostlarınızla yeniden buluşacak ve geçmiş günlere dair anılarınızı tekrar hatırlayacak, gülecek, eğleneceksiniz. ..
Görsel Telif:

Lise buluşmaları klasikleşmiştir. Acısıyla tatlısıyla güzel bir geçmişiniz olan o eski dostlarınızla yeniden buluşacak ve geçmiş günlere dair anılarınızı tekrar hatırlayacak, gülecek, eğleneceksiniz. Ancak 20 yıl sonraki bu yeniden buluşmanızda hemen hemen aynı yaş grubunda olduğunuz ve belki de aranızda sadece birkaç ay fark olan arkadaşlarınıza dair şaşırtıcı bir durumun farkına varacaksınız. 38 yaşındaki bu insanlar farklı bir yaşlanma süreci geçirmiş gibi gözüküyorlar. Kimisi sizden daha yaşlı gözüküyor, kimisi de sizden daha genç gözüküyor. Peki bu durum yalnızca görüntü ile mi alakalı?

Mart 2015`de Proceedings of the National Academy of Sciences ‘da yayımlanan bir makalede, araştırma ekibi; insanların akranlarından daha hızlı ya da daha yavaş yaşlanıp yaşlanmadıklarını belirlemek için 18 biyolojik ölçeğin yer aldığı birleştirilebilir bir panel sundular.

Aynı kasabada 1972-73 yıllarında doğan binden fazla insanın doğumdan günümüze kadar takip edildiği boylamasına bir araştırma (longitudinal study) olan Dunedin Çalışması’ndan veriler elde edildi. Çalışma boyunca düzenli olarak yapılan görüşmeler ve ölçekler ile kan basıncı ve karaciğer fonksiyonları gibi sağlık ölçümleri kaydedildi.

Erken Başlama

Duke University Yaşlılık Merkezi’nden Yrd. Doç. Dan Belsky; bu görece genç insanlardaki yaşlanmayı gözlemlemek üzere çalışma başlattıklarını söylüyor.

Çalışmada bu görece-genç insanlardaki yaşlanma gözlemlendi. Bugüne kadar, yaşlanmaya odaklanan çalışmaların çoğu yaşça büyük insanlar üzerinde yapılmıştı.

İnsan organlarındaki yaşlanma süreci gözlerde, eklemlerde ve saçlarda belirginleşiyor, ancak buralarda daha erken gözüküyor. Bu yüzden araştırmanın bir parçası olarak 2011 yılında 38 yaşında olan katılımcıların düzenli olarak böbrek, karaciğer, akciğer, metabolik fonksiyonları ve bağışıklık sistemleri tekrar ölçüldü. Araştırmacılar aynı zamanda; HDL kolestrerol (iyi kolesterol), kardiyorespiratuvar uygunluk ve telomer uzunlukları (yaşlanmaya bağlı olarak kısalan kromozon sonlarındaki koruyucu kapaklar) ölçüldü. Çalışmada ayrıca, diş sağlığı ve beynin kan damarları için bir geçiş olan gözlerin arkasındaki kılcal damar durumları da ölçüldü.

‘Biyolojik Yaş’

Bu biyo-göstergelerin alt kümelerine dayanarak, araştırma ekibi; 38 yaşındaki her katılımcı için; 30 yaş altı ile 60 yaşa kadar değişen bir “biyolojik yaş” düzenlemesi sundular.

Daha sonrasında, araştırmacılar her katılımcının arşiv verilerine dönerek; katılımcılar 26 yaşında iken ölçümü yapılan 18 biyo-göstergeye tekrar baktılar. Aynı işlemi 32 ve 38 yaşlarındaki verileri için de yaptılar. Buna bağlı olarak, her değişken için bir eğim (grafik eğimi) çizildi. Ardından 18 biyo-göstergeye dair çizilen 18 eğim, bireyin yaşlanma temposunu tanımlamak için her katılımcı için ayrı ayrı toplandı.

Analizler sonucunda, katılımcıların çoğunun her yıl yaklaşık “1 yaş” yaşlanan küme altında toplandığı görüldü. Ancak bir grubun ise her yıl için “3 yaş”  yaşlanan küme altında toplandıkları, yani daha hızlı bir yaşlanma süreci geçirdikleri görüldü. Öte yandan, birçok kişinin de her yıl için “0 yaş” -yaşlandığı- görüldü, bu da normal yaşlarından daha genç gözüktükleri anlamına geliyor.

Araştırma verilerine dayanarak, biyolojik olarak 38 yaşından daha yaşlı gösteren insanların daha hızlı bir yaşlanma temposunda oldukları ortaya çıktı. Örneğin biyolojik olarak 40 yaş; kişinin 12 yıl boyunca yılda 1.2 yaş oranında bir yaşlanma süreci geçirdiği anlamına geliyor.

Araştırma; 1037 kişilik Dunedin çalışmasının 954 kişisine dair bir raporlama sunuyor. Çünkü; 1037 kişinin otuzu, 38 yaşında hayatını kaybetti. Bu 30 kişinin 12’si kanser ve doğuştan gelen hastalıklardan dolayı hayatını kaybederken, 10’u kaza geçirerek ve 8’i de intihar ve uyuşturucudan dolayı hayatını kaybetti. 26 kişilik bir başka grup ise çalışmaya katılmadı. Kalan 27 kişiye dair ise yeterli veri toplanamadı.

Çoğu insan yaşlanma sürecini hayatın son parçasında meydana gelen bir şey olarak düşünür, fakat yapılan bu testler yaşlılık belirtilerinin genç-yetişkinlerin 12 yıllık sürecinde de (26 yaşından 38 yaşına) görüldüğünü ortaya koyuyor. Ayrıca biyolojik olarak daha yaşlı bireyler fiziksel fonksiyonları –örneğin; merdiven çıkma– gerçekleştirmede akranlarına kıyasla daha fazla güçlük çekiyorlar.

Yaşlanan Yüzler

Ek bir ölçüm olarak; Duke Üniversitesi lisans öğrencilerine, çalışmaya katılan kişilerin 38 yaşında çekilmiş yüz fotoğrafları gösterilerek, öğrencilerden fotoğraflardaki yüzlerin ne kadar yaşlı ya da ne kadar genç göründüklerini oylamaları istendi. Oylama sonucunda araştırmadaki biyolojik olarak daha yaşlı olan katılımcıların öğrencilere de yaşlı göründükleri görüldü.

Öte yandan; yaşlanma tamamen genetik bir süreç değildir. İkizler üzerine yapılan çalışmalarda yaşlanmanın yalnızca %20’lik bir kısmının genlere dayandırılabileceği sonucuna ulaşılmıştı. Belsky; yaşlanmada çevrenin bir hayli etkili olduğunu söylüyor.

Makalenin yazarlarından Terrie Moffitt; bu durumun; yaşlanmayı yavaşlatabilecek tıbbın geliştirilebileceği ve insanlara daha sağlıklı ve aktif yıllar sağlanabileceği noktasında umut verici olduğunu söylüyor.

Bununla birlikte, araştırmacılar; bu çalışmanın birden fazla ölçeği birleştirerek bir yaşlanma yörüngesi görebilmenin mümkün olduğunu ortaya koyduğunu söylüyor.

Belsky:

“Asıl hedefimiz; yalnızca kalp hastalıkları ya da kanser gibi öldürücülere işaret etmekten ziyade, yaşlanma sürecinin kendisine müdahale etmektir. Yaşlandıkça, farklı türde bütün hastalıklara dair risk geliştiririz. Aynı anda birçok hastalığı engellemenin yolu; yaşlanmanın kendisini hedefe koymaktan geçiyor. Aksi takdirde; durum yalnızca bir whac-a-mole oyunu olur” diyor.

whac-a-mole oyunu: Deliklerden çıkan nesneleri çekiç yardımıyla vurmaya dayanan oyun.

Neden Yaşlanırız?


Kaynak: Karl Bates-Duke University, “Researchers Learn To Measure Aging Process In Young Adults”, http://today.duke.edu/2015/07/belskyaging
Araştırmanın Makalesi: http://www.pnas.org/content/early/2015/07/01/1506264112.abstract


Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Etiket
  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol
Yorum Yap (0 )

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bağış Yap, Destek Ol!
Projelerimizde bize destek olmak isterseniz,
Patreon üzerinden
bütçenizi zorlamayacak şekilde aylık veya tek seferlik bağışta bulunabilirsiniz.
E-Bülten Üyeliği
Duyurulardan e-posta ile
haberdar olmak istiyorum.
Reklam Reklam Ver
Arşiv